23 Haziran 2021 Çarşamba

Adobe'nin kurucusu ve PDF'lerin geliştiricisi 81 yaşında öldü

 Adobe’nin iki kurucusundan birisi olan ve yazılım dünyasında çığır açan pdf dosya formatını geliştirilmesine ön ayak olan Charles Chuck Geschke 81 yaşında hayatını kaybetti.


LOS ALTOS, Kaliforniya (AP) - Taşınabilir Belge Biçimi teknolojisinin veya PDF'lerin geliştirilmesine yardımcı olan büyük yazılım şirketi Adobe Inc.'in kurucu ortağı Charles "Chuck" Geschke 81 yaşında hayata gözlerini yumdu.


Şirket, Los Altos'un San Francisco Körfez Bölgesi banliyösünde yaşayan Geschke'nin Cuma günü hayatını kaybettiğini açıkladı.


Adobe CEO'su Shantanu Narayen, şirketin çalışanlarına bir e-postada, "Bu, tüm Adobe topluluğu ve onlarca yıldır rehberlik ettiği ve kahramanı olduğu teknoloji endüstrisi için büyük bir kayıp" dedi.

Narayen, “Adobe'nin ortak kurucuları olarak Chuck ve John Warnock, insanların yaratma ve iletişim kurma biçimlerinde devrim yaratan çığır açan bir yazılım geliştirdiler” diye konuşarak ekledi: “İlk ürünleri, metin ve görüntüleri kağıda basmak için radikal yeni bir yol sağlayan ve masaüstü yayıncılık devrimini ateşleyen yenilikçi bir teknoloji olan Adobe PostScript'ti. Chuck, şirkete inovasyon için amansız bir girişim başlattı ve her yerde bulunan PDF, Acrobat, Illustrator, Premiere Pro ve Photoshop gibi en dönüştürücü yazılım icatlarından bazılarına yol açtı. "


Mercury News'in bildirdiğine göre, Geschke, Carnegie Mellon Üniversitesi'nden bir doktora kazandıktan sonra, Warnock ile tanıştığı Xerox Palo Alto Araştırma Merkezi'nde çalışmaya başladı. İkisi, birlikte yazılım geliştiren Adobe'yi kurmak için 1982'de şirketten ayrıldılar.


2009 yılında Başkan Barack Obama, Geschke ve Warnock'a Ulusal Teknoloji Madalyası'nı verdi.


Mercury News'e göre 1992'de Geschke bir kaçırılma olayından sağ kurtuldu.Bir sabah işe gelen iki adam Geschke'yi silah zoruyla yakaladı ve onu dört gün boyunca Hollister, Kaliforniya'ya götürdü. The Associated Press'in bildirdiğine göre, 650.000 dolarlık fidye parasıyla yakalandıktan sonra polise Geschke'ye esir tuttukları sığınağı gösterdi.


Türkiye'de 'dijital oyun' araştırması

 Pandemi döneminde dünyada daha da artan oyun bağımlılığına yönelik Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, araştırma gerçekleştirdi. Türkiye’den çarpıcı sonuçlar çıktı...



Cumhurbaşkanlığı, son dönemde artan oyun bağımlılığına yönelik yaptığı araştırmada, Türkiye’deki mobil oyuncuların yüzde 49.2’sinin aksiyon-macera oyunlarını tercih ettiği belirtildi. Cumhurbaşkanlığı dijital oyun bağımlılığı ve alınabilecek önlemlerle ilgili bir de video yayınladı.


SALGIN DÖNEMİNDE ARTTI


Hürriyet'ten Gizem Karakış'ın haberine göre, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, dünya genelinde artan oyun bağımlılığına yönelik araştırma yaptı. Araştırma sonuçlarına göre, pandemide dünya genelinde uygulanan kısıtlamalar nedeniyle geçtiğimiz yıla oranla yılın ilk 3 ayında mobil uygulama indirme sayısı yüzde 10 artarak, 31 milyara ulaştı. Mobil uygulamalara 9 milyar dolardan fazla harcama yapıldı.


EN ÇOK AKSİYON-MACERA


Dünya genelinde toplamda 2.5 milyar oyuncunun bulunduğu belirtilen araştırmada, Türkiye’de indirilen oyunların yüzde 49.2’sinin aksiyon-macera olduğu tespit edildi. Aksiyon ve macera oyunlarını, puzzle ve yarış oyunları takip etti.


BU BELİRTİLER VARSA DİKKAT


- Cumhurbaşkanlığı, dijital oyun bağımlılığının belirtileri ve buna karşı yönelik alınabilecek önlemleri ise yayınladığı videoda tek tek sıraladı. “Sürekli oyun düşünüyorsanız dikkatli olmalısınız. Oyun bağımlılığından kurtulmak için sosyalleşin. Uzmandan destek alın” denilen videodaki, dijital oyun bağımlılığının belirtileri ve öneriler şöyle anlatıldı:


- Uzun saatler oyunda vakit geçirmek.


- Oyun oynanmayan zamanlarda oyun düşünmek.


- Aynı pozisyonda çok uzun süre kalmaktan dolayı sağlık sorunları yaşamak.


- Oyun oynarken çok fazla hırslanmak.


- Günlük hayattaki görev ve sorumlulukları aksatmak.


- Oyun karakterlerini gerçek hayatta yaşatmak.


- Gerçek dünyadan uzaklaşarak, içe kapanmak.


- Sosyal ortamlarda adaptasyon sağlamakta zorluk çekmek.


BAĞIMLILIĞA KARŞI ÖNERİLER


- Dijital oyun bağımlılığına karşı daha çok sosyalleşebilirsiniz.


- Yüz yüze iletişimi arttırabilirsiniz.


- Yeni hobiler edinebilirsiniz.


- Oyun aletlerine erişimi kısıtlayabilirsiniz.


- Gerekiyorsa bir uzmandan destek alabilirsiniz.


'Espor da ileride bir gün futbol gibi olacak'

 BBC Newsbeat programından oyun muhabirleri, milyonlarca kişinin takip ettiği esporun bugün dünya çapında etkisinin ne olduğunu araştırdı. Kimilerine göre espor, yeni bir olgu olsa da tarihi aslında ABD'de 1972 yılına kadar uzanıyor.



Oyuncular esporda çok büyük paralar için kalabalıklar önünde rekabet ederken gençlerin geleneksel sporlara olan ilgisi de azalıyor.


Bir espor şirketi olan G2 Esports'un CEO'su ve kurucusu Carlos Rodriguez, "Eğer geleneksel şirketler neden video oyunlarının şu an dünyadaki en büyük eğlence olduğunu anlamıyorsa bir değişiklik şart demektir" diyor.




G2'nin ekipleri Avrupa League of Legends şampiyonasını sekiz defa kazandı; Fortnite, Rainbow 6 ve Counter Strike gibi oyunlarda mücadele ediyor.


Carlos Rodriguez, klasik spor takımlarına kıyasla espor takımlarının genç taraftarları eğlendirmek için sürekli çevrimiçi içerik yaratarak iyi bir iş çıkardığını düşünüyor; sürekli yeni bir şey denediklerini de ekliyor.


Bunlar arasında televizyon programlarından canlı yayınlara, dijital videolardan çizgi romanlara kadar geniş bir yelpazede içerik var.


Geçen yıl araştırmalara göre dünya çapında 439 milyon kişi espor müsabakası izledi; bu bir önceki yıla göre yüzde 10 artış demek.


YOUTUBE'UN ETKİSİ


Carlos Rodriguez, geleneksel spor takımlarının büyük yıldızlara çok fazla sırtını yasladığı görüşünde: "Eğer yarın öbür gün LeBron James'i bir oyuncunuz olarak ekibinize katarsanız takımınızla ilgili tek bir içerik üretmek zorunda kalmazsınız. Otomatik olarak milyonlarca forma satacaksınız demektir; nokta."




Yine de geleneksel sporlar halen izlenmede, sponsorlukta ve kültürel yansımaları açısından daha etkili.


Super Bowl müsabakasını dünya çapında 100 milyon kişi izliyor; Premier League 2018 yılında televizyon haklarını dört milyar pound'a sattı, Wimbledon finalleri geldiğinde çoğu ülke ekrana kilitleniyor.


Diğer yandan boks gibi bazı geleneksel sporlar da online içerik üreterek yeni taraftarlar bulmaya çalışıyor.


Jake Paul gibi YouTube yıldızları gençlerin bu sporu sevmesinde etkili oldu.


Rodriguez, futbol ve basketbol takımlarının da sürekli YouTube izleyen yeni jenerasyona uyum sağlaması görüşünde. Rodriguez'e göre geleneksel takımların uyum sağlaması geciktikçe kendilerini güncellemeleri daha zor olacak.


League of Legends oyununun dünya şampiyonasının finali, 2019 yılında dört milyon kişinin izlemesiyle zirveye yükselmişti.


Bu birçok geleneksel spor müsabakasından daha düşük ama en azından izleme verileri yükseliş eğiliminde. Geçen yıl espor geliri dünya çapında 947 milyon dolara ulaştı. Büyüme yıllardır süregelen çabaların bir sonucu.


Carlos Rodriguez, esporun da ileride futbol gibi anaakım bir spora dönüşeceği görüşünde: "Herkes futbolu biliyor. Bazıları oynuyor, bazıları oynamıyor. Bazıları izliyor, bazıları izlemiyor. Ama en azından herkes varolduğunu biliyor. Esporda da belli bir süre içinde o noktaya geleceğiz."






İnternetin çökmesine neden olan Fastly kimdir?

 İnternet tarihinin en büyük kesintilerinden biriyle gündeme gelen Fastly kimdir? Amazon ve Twitter'a bile hizmet veren bu şirket ne iş yapar?



Bugün internet tarihinin en büyük kesintilerinden biri yaşandı. Amazon, Reddit, Twitch, Pinterest ve Hulu‘nın da aralarında bulunduğu pek çok internet sitesi erişim problemleri ve 503 hatasıyla gündeme geldi. Daha sonra bu sıkıntının Fastly isimli bir şirketten kaynaklandığı ortaya çıktı.


Problemin içerik dağıtım ağı CDN’deki bir sorundan kaynaklandığını söyleyen şirket, sorunu kısa sürede çözdü. Ancak bu durum akıllara başka sorular getirdi. Yaşadığı tek sorunla dünyanın en büyük internet sitelerinin erişim sıkıntıları yaşamasına neden olan Fastly kimdir?


2011 yılında kurulan Fastly, bu tarihten itibaren hizmet veren bulut bilişim sağlayıcısıdır. Şirketin temel amacı web siteleriyle kullanıcılar arasındaki hızlı iletişimi sağlayan bir köprü olmaktır. Amazon ve Twitter‘ın da aralarında bulunduğu pek çok sitenin bilgilerini kendi sistemlerinde bulunduran Fastly, kullanıcıların bu platformlardaki içerikleri uzaktan indirilerek bant genişliğini boşa harcanmasının önüne geçiyor.


Kullanıcıların bu sitelere daha hızlı ulaşmasını sağlayan bu durum, görseller, videolar ve diğer içeriklerin yüklenme sürelerini ciddi anlamda kısaltır. Ayrıca şirket, siteleri DDoS saldırılarından ve botlarından koruyarak, hayati siber güvenlik işlevlerini yerine getiriyor.


Yaptığı işlerle gurur duyan Fastly, kendi internet sitelerinde bazı müşterileriyle olan işbirliklerini de anlatıyor. Buna göre şirket Buzzfeed‘deki sayfaları yüzde 50 daha hızlı hale getirilmesinden ve New York Times’ın seçim gecesi aynı anda 2 milyon trafiği kaldırmasından sorumlu.


KESİNTİLER NEDEN YAŞANDI?


Bugünkü internet kesintisinin bir “hizmet yapılandırmasından” kaynaklandığı biliniyor ancak bu sorunun nedeni şimdilik gizemini koruyor. Araştırmalarını hızlı bir şekilde sürdüren şirket, şimdilik sadece bunun saldırıdan kaynaklanmadığını açıkladı. (Shift Delete) 


İnternet aboneliğinde yeni dönem

 Türkiye’de yeni internet abonesi olacaklar için kritik bir karara imza atıldı. BTK’nın bugün yayınladığı karara göre artık yeni internet abonelerine, “Güvenli İnternet Hizmeti Aile Profili” varsayılan olarak uygulanacak.



Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu, Türkiye’de internet hizmeti alan aboneleri yakından ilgilendiren yeni bir karara imza attı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) internet sitesinde bugün yayınlanan karar göre artık yeni internet abonelerine, “Güvenli İnternet Hizmeti Aile Profili” varsayılan olarak uygulanacak.


Yeni aboneliklerde aksi abone tarafından talep edilmedikçe, aboneler “Güvenli İnternet Hizmeti Aile Profili” abonelik sözleşmesine tabi olacak. Habertürk’ten Necdet Çalışkan’ın haberine göre BTK’nın ilgili kararına ilişkin çalışmalar 3 ay içinde tamamlanacak.


Habertürk'ün haberine göre Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun 8 Haziran 2021 tarihinde aldığı ve bugün “Yeni Abonelere Güvenli İnternet Hizmeti Aile Profili’nin Varsayılan Olarak Belirlenmesi” başlığıyla yayınladığı karar şu şekilde:


“İşletmeciler tarafından;


1- Yeni aboneliklerde aksi abone tarafından talep edilmedikçe, abonenin “Güvenli İnternet Hizmeti Aile Profili”nden ücretsiz olarak istifade edeceği şekilde abonelik sözleşmesi tesis edilmesi,


2- Abonenin abonelik süresince “Güvenli İnternet Hizmeti” tercihini değiştirebilmesine imkân sağlanması,


3- İşbu Kurul Kararı’nda yer alan gerekli çalışmaların 3 (üç) ay süre içerisinde tamamlanması


hususlarına karar verilmiştir.”


GÜVENLİ İNTERNET HİZMETİ NEDİR?


Türkiye’de 2011 yılından itibaren uygulanmaya başlanan ve 2020 yılında 7 milyon kullanıcıya erişen Güvenli İnternet Hizmeti’nde “Çocuk” ve “Aile” olmak üzere iki farklı profil seçeneği bulunuyor.

Bu hizmette yer alan Aile Profili "yasaklı liste" yöntemi ile çalışıyor. Bu yöntemde zararlı içerik barındıran sitelerden oluşan listeye erişilemiyor. Aile Profili listesine kumar, intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu, sağlık için tehlikeli madde, fuhuş, müstehcenlik, ırkçılık, terör, şiddet, zararlı yazılım vb. içeriklere sahip siteler dahil ediliyor.


Forum ve paylaşım sitelerine erişilebilen Aile Profili tercih edildiğinde “Oyun”, “Sosyal Medya” ve “Sohbet” siteleri de isteğe bağlı olarak erişime kapatılabiliyor. guvenlinet.org.tr/sorgula adresinden, sitelerin hangi profilde oldukları sorgulanabiliyor. Aile Profili’nde “Oyun” sitelerine erişimin istenmemesi durumunda “Çocuk Profili”nde erişilebilen oyunlara da erişim sağlanamıyor.


Türkiye'de startup ekosistemi pandemiye rağmen yükseldi

 Startup Blink tarafından "Küresel Startup Ekosistemi Endeksi 2021" raporu yayımladı



Küresel startup ekosistem araştırmaları merkezi Startup Blink tarafından "Küresel Startup Ekosistemi Endeksi 2021" raporuna göre Türkiye, en iyi startup ekosistemine sahip 100 ülke arasında 44'üncü oldu. 


Startup sayısı, kalitesi, çalışma koşulları, çalışan sayısı, internet özgürlüğü, İngilizce seviyesi, iş yapma kolaylığı, teknoloji servislerine ulaşım gibi kriterlerin göz önünde tutulduğu sıralamada Türkiye, bir önceki yıla göre beş basamak yükseldi. 


100 ülkede 1000 şehir üzerinde yapılan araştırma, ilk kez 2017'de yayınlanmış ve Türkiye o yıl 34'üncü sırada yer almıştı ve 2020'de 49'a gerilemişti. 


Türkiye'de en iyi startup ekosistemi sağlayan şehirler sırasıyla: İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Gaziantep, Trabzon, Kayseri ve Eskişehir. 


İstanbul 11 basamak yükseldi, Ankara 21 basamak geriledi


Dünya geneline bakıldığında İstanbul, bir önceki seneye göre 11 basamak yükselerek 69'uncu oldu. İstanbul merkezli startup'ların en fazla yoğunlaştığı sektörler ise ulaşım teknolojisi, e-ticaret ve perakende teknolojisi, eğitim teknolojisi ve finansal teknoloji. 


Doğu Avrupa'da da dördüncü sırada yer alan İstanbul'da kurulu toplam 96 ulaşım-girişimcisi şirket var. 


Startup Blink, İstanbul merkezli ve en fazla müşteriye sahip ilk üç girişimi ise şöyle sıraldı: BluTV, İyisahne ve Getir


Başkent Ankara ise bir önceki yıla göre 21 basamak gerileyerek 1000 şehir arasında 210'uncu oldu.


Antalya da 38 basamak kaybederek 649'uncu sıraya geriledi. 


Ankara merkezli, en fazla öne çıkan ilk üç startup ise Evreka, Netvent, Thundra


Listeye Türkiye'den giren iki yeni şehir


En fazla sıçramayı yapan şehir İzmir. 2021'de kendini 61 basamak geliştiren İzmir, 384'üncü sırada yer aldı.


Gaziantep (816) ve Eskişehir (948), 1000 şehirlik listeye ilk kez giren iki Türk kenti oldu. 


Gaziantep merkezli oyun yazılımcısı Rotatelab ve TCMB'nin 16 Nisan'da açıkladığı kripto paraların ödemelerde kullanılmasını yasaklayan kararı sonrası faaliyetlerini durdurmak zorunda kalan Eskişehir merkezli ödeme sistemi DigiliraPay de Startup Blink listesine girdi. 


Listeye 2020'de 10 şehir sokan Türkiye için bu sayı, 2021'de 9 oldu.  


"Diğer ülkelerde nadiren görülen topluluk bilinci..." 


Startup Blink'in raporundaki değerlendirmede "Jeopolitik ve ekonomik zorluklar nedeniyle gelişimi yıllardır durmuş olan Türkiye'nin startup ekosistemi 2021'de büyüme periyoduna girdi" dedi. 


Karşı karşıya olunan zorluklar nedeniyle yabancı ve yerel yatırımcıların söz konusu ekosisteme giriş yapmadığını söyleyen Startup Blink, "Bu çok talihsiz bir durum çünkü Türk girişimciler çok yüksek seviyede yetenekli, proaktif bir yaklaşımı tercih ediyorlar, diğer ülkelerde nadiren görülen bir topluluk bilinci ve yerel ekosistemin gelişmesine yardım etme isteği sergiliyorlar" ifadelerine yer verdi. 


Türkiye'nin startup sisteminin, Avrupa, Asya ve Orta Doğu'daki girişimcilere de dayanak sağladığını belirten rapora göre kamunun teknoloji ekosisteminin ihtiyaçlarını karşılaması ve istikrar kazandırmasıyla Türkiye, "negatif momentumunu tersine çevirebilir ve muazzam potansiyelini karşılamaya daha da yaklaşabilir". 


Peak Games, "oyunun" seyrini değiştirdi 


Türkiye'de konu "startup" olunca her hemen her seminerin öncelikli davetlisi, hemen her haberin görüşüne yer verdiği markalar, Getir, Yemeksepeti gibi yıllardır bu piyasada yer alan firmalardı. 


Ancak, dünyaca ünlü oyun geliştiricisi Zynga'nın Türk oyun firması Peak Games'i Haziran 2020'de 1,8 milyar dolara, iki ay sonra Rollic'i de 168 milyon dolara satın alması, bu kalıbı kırarak, gözleri Türkiye'nin diğer girişimcilerine çevirdi. 


Öyle ki 2010'da kurulan Peak Games, Türkiye'nin ilk "unicorn"u, yani milyar dolarlık değerlemeyi geçen teknoloji startup'ı oldu. 


İhtiyaç duyulan binlerce ürünü kullanıcıların kapısına kadat getiren "Getir" ise 2021 başında başında 428 milyon dolar yatırım alarak değerlemesini 2,6 milyar dolara çıkardı ve Peak Games'ten sonra Türkiye'nin ikinci unicorn'u oldu. 


Startup Blink'in raporunda olduğu gibi sektör araştırması yapan pek çok kurum, Türkiye'nin gerçekten bir "girişimci potansiyeli" olduğunu söylüyor. 


Peki bu potansiyele yapılan yatırımlar ne durumda? 


2020'nin tüm yatırımı, üç ayda üçe katlandı 


Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi'nin verilerine göre 2020'de 179 startup melek yatırımcılar ve risk sermayedarlarından toplam 137 milyon dolarlık yatırım aldı. 


2021'in ilk çeyreğinde ise yeni bir rekor kırıldı. Üç ayda 61 Türk girişimin aldığı yatırım 509 milyon dolar. En fazla yatırım alan 10 şirketin dördü oyun sektöründen.


Startups Watch'ın 2020 raporuna göre yüksek fiyatlara satılan oyun şirketlerinin de etkisiyle 2019 ve 2020'de en fazla tercih edilen girişimcilik alanı yine oyun oldu. 


2020'de en fazla yatırım alan şirketler şöyle: 


- Getir: 428 milyon dolar


- Dream Games: 50 milyon dolar


- Ödeme sistemi Dgpays


- Brew Games: 4 milyon dolar


- Fomo Games: 2,3 milyon dolar 


- Segmentify: 2,3 milyon dolar 


- Cerebrum Tech: 1,7 milyon dolar


- Hey Games: 1,2 milyon dolar 


- Midas: 1 milyon dolar 


Yatırımlar 2018'de düşmüştü


Startup yatırımlarının bir önceki rekoru ise 180 şirkete 111 milyon dolar ile 2017'de kırılmıştı.


Kur şokunun yaşandığı sonraki senede ise bu miktar 76 milyon dolara düşmüş, 2019'da (119 şirkete) 103 milyon dolara çıkmıştı. 




103 milyon dolar, dünyanın en büyük online eğitim girişimlerinden Coursera'nın, yani Kaliforniya merkezli tek bir startup'ın, 2019 başında aldığı yatırımla aynı miktar. 


İngilizcede "Venture Capital" (VC) olarak geçen risk sermayedarları ya da girişim sermayeleri, melek yatırımcılara göre daha büyük miktarda yatırım desteği sunuyor. Melek yatırımcıların ayırdıkları para genellikle kendi birikimleri üzerinden sağlanırken, risk sermayedarları yönettikleri fon üzerinden yatırım yapıyor. 


AB'de kişi başına yatırım 65 dolar; Türkiye'de 1,3


Startup'lar ile yatırımcıları bir araya getiren StartupMarket'in CEO'su Serkan Bağçe, ocak ayında Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada "Satın almalar, birleşmeler, hisse alımları, iş birlikleri gibi unsurlara bakıldığında Türkiye'de startup ekosistemi 3 milyar doları aştı" demişti. 


Bağçe'nin açıklamasına göre kişi başına yatırım ortalaması, Avrupa Birliği ülkelerinde yaklaşık 65 dolarken, Türkiye'de bu miktar, 1,3 dolar. Yani daha katedilecek çok yol var. 


Toplam yatırım miktarı bir yılda 5,5 kat arttı


KPGM'in Türkiye'nin Girişim Ekosistemi Yatırımları Değerlendirmesi Raporu'na göre 2021'in ilk çeyreğinde Türk startup'lar, yapılan 60 anlaşma ile toplamda 508,5 milyon dolar yatırım aldı. Bunda aslan payı, 428 milyon dolar ile Getir'in.




Ancak burada önemli bir detay var: Getir'in aldığı yatırım olmasaydı 58 startup 81 milyon dolarlık yatırım alacaktı. 2020'nin son çeyreğinin tamamında 48 anlaşmadan 20,9 milyon dolar birikmişti. 


Rapora göre 2021'in ilk üç ayında yapılan yatırımlar, 2020'nin aynı dönemine göre 5,5 kat daha fazla. 


BluTV ve diğerleri... En büyük 10 anlaşmanın dördü şirket satın alımı


"Startup'lar pandemi sonrası yeni hayat tarzının gelişmesinde kilit rol oynayacak" diyen KPGM analistleri, "Türkiye ekonomisindeki, pandemiyle birilikte daha da büyüyen volatilite ve istikrarsızlığa rağmen, startup yatırımları 2021'nin ilk çeyreğinde rekor kırdı" ifadelerine yer verdi. 


Rapora göre en büyük 10 anlaşmanın dördü şirket satın alımı yoluyla gerçekleşti. 


Getir'in aldığı iki yatırımın ardından gelen BluTV'nin yüzde 35,09'u ocak ayında 20 milyon dolara Discovery Communications Europe'a satılmıştı.


Netaş'ın Ar-Ge şirketi NetRD, ABD'li Orion Innovation'a 9,2 milyon dolara satıldı. Mikro ödeme şirketi Wirecard Turkey'nin yüzde 70'i ise Hollandalı yatırım şirketi Finch Capital'e 5 milyon dolar değerle satıldı. 


Startup ekosisteminin başkenti İstanbul


KPGM raporunda göre Türkiye, anlaşma büyüklüğü açısından bakıldığında Avrupa'da 10'uncu, İstanbul yedinci sırada yer aldı. 


Startups Watch'ın verilerine göre yatırım anlaşmalarının sayılarına bakıldığında, anlaşmaların yüzde 80'i İstanbul merkezli girişimlerle yapıldı. 


Bugün girişimcilik sektöründe büyük bir potansiyeli içinde barındıran İstanbul'un ismi, startup ekosisteminde ilk kez, 1 Mayıs 2015'te yemek sipariş platformu Yemeksepeti'nin 589 milyon dolara Alman rakibi Delivery Hero'ya satılmasıyla duyuldu. 




Yine yüzde 93'ü 2011'de kalan yüzde 7'si 2016'da eBay tarafından satın alınan Gittigidiyor, 2011 yılında Güney Afrikalı Naspers tarafından 270 milyon dolara satın alınan e-ticaret şirketi Markafoni, Peak Games'i satın alan Zynga'nın 2018'deki 250 milyon dolarlık yatırımı Gram Games, 2013'te kurulan ve 2019'da 165 milyon dolara Hollandalı PayU tarafından satın alınan iyzico ve Çinli e-ticaret devi Alibaba'nın yüzde 86'sının sahibi olduğu Trendyol, İstanbul'dan çıkan önemli startup'lar. 


Dünya çapında etkin girişimcileri destekleyen ve kâr amacı gütmeyen kuruluş Endeavor Insight'ın İstanbul Kalkınma Ajansı ile birlikte Ekim 2019'da yayımladığı rapora göre 2018 yılına gelindiğinde Avrupa'nın en büyük birleşme ve devralma işlemlerinin üçü İstanbul'dan çıkmıştı.


Ancak 2018 ortasında başlayan kur krizi ve jeopolitik istikrarsızlıkların ardından Türk Lirası'nın ABD doları karşısında yüzde 40'a varan oranda bir düşüş yaşamasıyla teknoloji şirketlerinin değerleri düştü, yatırım faaliyetleri yavaşladı. 


Değerlemelerle birlikte işletme maliyetleri de düştüğünden bazıları için bu yeni durum beraberinde birtakım fırsatlar dahi doğurdu ancak yeni girişimciler, önceki dönem girişimcileriyle aynı oranda ölçeklenemedi. 


İstanbul'da 50 veya üzeri çalışanı olan 107 teknoloji şirketinden yalnızca 13'ü 2015-2019 arası kurulmuştu. Ancak yüzde 13 gibi bir orana sahip bu şirketler, şehirdeki istihdamın da yüzde 68'ini karşılıyordu. 


10 yıl önce devletin üstlendiğini bugün bağımsız şirketler üstleniyor


Endeavor Insight'ın raporunda da altını çizdiği gibi girişimcilik desteğinin ilk paydaşları, TÜBİTAK ve KOSGEB gibi devlet kurumları ve sonrasında Yıldız Teknik Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Koç Üniversitesi gibi üniversitelerin programlarıydı.




Son on yılda kurumsal destek programları (Fincube, Garanti Partners ve Albaraka Garaj gibi) ve bağımsız programlar (Etohum, 500 Startups, SDG Impact Accelerator gibi) yaygınlaşarak, 2010'lu yılların başlarında devlet ve üniversite programlarının üstlenmiş olduğu destek mekanizmasının çoğunu üstlenmeye başladı.


En aktif yatırımcıların (212, Revo Capital, Galata Business Angels ve Aslanoba Capital vb.) yerel olduğunu söyleyen Endeavor Insight'a göre İstanbul'da güçlü ve dinamik ilerleme kaydeden bir destek sistemi mevcut. 


TÜBİTAK yatırımları 3 milyon dolar arttı


Cumhurbaşkanlığı yatırım ofisinin verilerine göre TÜBİTAK 2019 yılında, Türkiye'deki 568 fikir aşamasındaki startup'ın her biri için 200 bin lira ayırdı. O yıl yaklaşık 4 milyon dolar olan bu yatırım, 2020'de 531 şirket için 7 milyon dolar oldu. 


 823 erken dönem ve ölçeklenme aşamasında  girişimlere ise toplam 123 milyon lira ayrıldı. Aynı dönemde KOSGEB, 417 fikir aşaması, 160 erken dönemdeki startup'a destek verdi.