11 Mayıs 2021 Salı

'Yeni nesil kodlama yolculuğu' başlıyor

 İstanbul ve Kocaeli'deki iki yazılım okulu açıldı. Yazılımcı olmak veya kodlama yetkinliklerini geliştirmek isteyen 18 yaş üstü herkes başvuru yapabiliyor. Bakan Varank, "750 bilgisayar kapasiteli 42 İstanbul ve 42 Kocaeli ile yeni nesil kodlama yolculuğu başlıyor" açıklamasını yaptı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, yazılım alanında uluslararası yenilikçi öğretim modeliyle öne çıkan 'Ecole 42'nin İstanbul ve Kocaeli'deki okullarına başvuruların başladığını, temmuzda ilk öğrenci grubuyla ön eğitimlerin yapılacağını bildirdi.

Platformun yürütücülüğünü üstlenen Bilişim Vadisi ile yazılım alanında uluslararası yenilikçi öğretim modeliyle dikkati çeken Ecole 42 arasında mart ayında imzalanan anlaşma çerçevesinde Kocaeli Bilişim Vadisi ve İstanbul Vadistanbul'da iki yazılım okulu açılması kararlaştırıldı. Bu yazılım okulları, Ecole 42'nin küresel ağına katılan Türkiye'den ilk örnekler olacak. İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) ile Doğu Marmara Kalkınma Ajansının (MARKA) ortaklığında güdümlü proje desteği, Evyap ve Gebze Ticaret Odasının katkılarıyla kurulan okullar, 7 gün 24 saat açık kalacak ve ücretsiz eğitim verecek.

Bakan Varank, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla yazılım okulları için başvuruların başladığını bildirdi. Varank paylaşımında, "Beklenen gün geldi. 42 İstanbul ve 42 Kocaeli'ye başvurular başladı. 750 bilgisayar kapasiteli yazılımcı okullarımızı COVID-19 önlemleri doğrultusunda açıyoruz. Yeni nesil kodlama yolculuğu başlıyor" ifadelerine yer verdi.

Amaç paradigma değişimi
42 müfredatında ilk olarak öğrenciler temel programlama kavramlarını ve C dilinin temellerini öğreniyor. UNIX, grafik programlama ve web programlamaya başlayan öğrenciler için müfredat derinleşiyor. Öğrenciler, sonraki aşamalarda nesne yönelimli programlama, mobil, işlevsel programlama, web güvenliği, tersine mühendislik, kötü amaçlı kod, çekirdek programlama, ağ programlama, yapay zeka, 3B gibi uzmanlık isteyen alanlarda çalışmalar yapabiliyor.

Yazılım eğitimi konusunda paradigma değişimi sağlaması beklenen okulların, Türkiye'nin yazılımcı potansiyelini üst seviyelere çıkararak bu alandaki uluslararası rekabet gücünü artırması hedefleniyor. Ecole 42 okulları, birbirinden öğrenmeye dayalı eğitim modeliyle katılımcıların eleştirel düşünme, takım çalışması ve iletişim becerilerinin geliştirilmesini hedefliyor. Ayrıca bir ekip de müfredata rehberlik ediyor ve okulun sorunsuz çalışmasını sağlıyor.

Ön eğitimin ardından kesin kayıt
Yazılımcı olmak veya kodlama yetkinliklerini geliştirmek isteyen 18 yaş üstü herkes, www.42istanbul.com.tr ile www.42kocaeli.com.tr adresleri üzerinden başvuru yapabilecek. Web sitelerinden yapılacak ön kayıt sonrası çevrim içi testi geçenler okulun tanışma toplantısına davet edilecek. Temmuzda başlayacak 4 haftalık ön eğitimi başarıyla tamamlayanların kesin kaydı yapılacak.


7 Mayıs 2021 Cuma

Çip krizini aşmak için 3 trilyon dolarlık yatırım gerekiyor

 Yarı İletken Endüstrisi Derneği (SIA) ile Boston Consulting Group'un raporu, gelecek 10 yılda yarı iletkenlere yönelik artan talebin karşılanabilmesi için küresel olarak Ar-Ge ve sermaye harcamalarına yaklaşık 3 trilyon dolarlık yatırım yapılması gerekeceğini ortaya koydu

Yarı İletken Endüstrisi Derneği (SIA) ile Boston Consulting Group'un hazırlamış olduğu raporda, elektronik tasarım otomasyonu, çip tasarımı ve gelişmiş üretim ekipmanları gibi Ar-Ge yoğun faaliyetlerde ABD'nin başı çektiği, Doğu Asya ülkelerinin ise sağlam altyapıya ve vasıflı işgücüne erişim gerektiren çip imalatında ön plana çıktığı kaydedildi.


Raporda ayrıca, Çin'in nispeten daha az beceri ve daha çok sermaye gerektiren montaj, paketleme ve testte lider konumda olduğu ve değer zincirinde genişlemek için güçlü bir şekilde yatırım yaptığı belirtildi.


Otomotivde başlayarak elektronik sektörüne sıçrayan küresel çip tedariki sorunu giderek büyürken, çip talebinin karşılanması için gelecek 10 yılda Ar-Ge ve sermaye harcamalarına yaklaşık 3 trilyon dolarlık yatırım yapılması gerektiği belirtiliyor.


Şirketler destek arayışında

Yarı iletken şirketlerinin, yapay zeka, nesnelerin interneti veya otonom araçlar gibi uygulamaları güçlendirmek amacıyla gittikçe daha sofistike çipler geliştirmek için, yıllık 90 milyar doların üzerinde Ar-Ge'ye yatırım yapmaya devam etmesi gerekiyor. Bu tutar, küresel yarı iletken satışlarının yaklaşık yüzde 20'sine denk geliyor.


Dünyada gelişmiş yarı iletkenleri TSMC, Samsung ve Intel gibi şirketler üretiyor. Intel, Avrupa'da fabrika kurup üretim yapması için politika yapıcılardan 10 milyar dolarlık destek talep ediyor.


Çiplere yönelik talebin önümüzdeki birkaç yıl içinde artması beklenirken, ABD'li çip üreticisi Intel'in Avrupa ülkeleriyle bu yeni fabrika için bu yaz anlaşacağı öngörülüyor.


En çok ticareti yapılan 4'üncü ürün

Çipler, ham petrol, rafine petrol ve arabaların ardından dünyada en çok ticareti yapılan 4'üncü ürün olurken, küresel tüketimin yüzde 25'ini gerçekleştiren ABD ve Çin bu alandaki en büyük pazarlar olarak dikkati çekiyor.


Uzmanlar, sektör temsilcileri ve hükümetlerin, pazarlara, teknolojilere, sermayeye ve kabiliyetlere küresel çapta erişimi kolaylaştırmak ve tedarik zincirini daha dayanıklı hale getirmek için iş birliği yapılması gerektiğinin altını çiziyor.


Çip üretim kapasitesinin yaklaşık yüzde 75'i yüksek sismik aktivite ve jeopolitik gerilimlere önemli ölçüde maruz kalan bir bölge olan Çin ve Doğu Asya'da yoğunlaşıyor. Ayrıca, dünyanın en gelişmiş yarı iletken üretim kapasitesinin çoğu Güney Kore ve Tayvan'da bulunuyor.


Bu bölgelerde doğal afet, altyapı sıkıntıları veya küresel çatışmalar yaşanması halinde çip tedarikinde ciddi kesintilere neden olabileceği belirtiliyor.


Tamamen "kendi kendine yeten" yerelleştirilmiş tedarik zincirlerinin önemli ölçüde artan maliyetler yaratacağı ve yarı iletken fiyatlarında yüzde 35-65'lik bir artışa yol açacağı da öngörülüyor.


Sektör gelecek yıllarda yüksek vasıflı çalışan sıkıntısı yaşayabilir

Öte yandan yüksek vasıflı çalışanlar, çip gibi Ar-Ge yoğun bir sektör için kritik öneme sahip bulunuyor. Ancak sektörün gelecek yıllarda inovasyonun hızını sınırlayabilecek bir yüksek vasıflı çalışan sıkıntısı riskiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor.


Yetenekli çalışan eksikliğinin endüstrinin faaliyetleri için büyük ölçekli bir kesinti tehdidi oluşturmasa da gelecek yıllarda hızlı ve aralıksız inovasyonu sürdürme becerisini önemli ölçüde zayıflatabileceği kaydediliyor.


Küresel tedarik kesintilerine yönelik risklere karşı hükümetlerin piyasa odaklı teşvik programlarını hayata geçirmesi gerektiği vurgulanıyor. Ar-Ge ve teknoloji standartları konusunda küresel ticareti ve uluslararası iş birliğini daha da teşvik etmek için adımlar atılması gerektiği belirtiliyor.