28 Eylül 2020 Pazartesi

Dünyanın En Büyük Müslüman Teknoloji Şirketi Neden Bizden Değil Endonezya’dan Çıktı?

 Türkiye ve Endonezya dünyanın en büyük Müslüman ekonomisi olma konusunda yarışırdı. Döviz kuruna göre bir sene biz öne çıkardık, bir sene Endonezya. Büyük teknoloji şirketleri çıkarma konusundaysa Endonezya’nın epey gerisindeyiz. Bu sene Peak Games ile ilk unicorn’umuzu çıkardık diye seviniyoruz. Oysa Endonezya ilk “decacorn”unu çıkardı. Unicorn değerlemesi 1 milyar doları aşan şirkete deniyor, decacorn ise 10 milyar doları. Gojek Endonezya’nın decacorn şirketi. Bugüne kadar 4,5 milyar dolar yatırımı Endonezya’ya getirmiş. Yani tek bir şirket 2010’dan beri Türkiye’de yapılan toplam erken aşama yatırımın 8 katı yatırım almış.


Gojek fikri, Endenezyalı Nadiem Makarim’in aklına Harvard Business School’dayken geldi. O yıllarda Uber ABD’de yeni kuruluyordu. Makarim, Uber’i Endonezya şartlarına uyarlayıp motor taksi yapabilir miyim diye düşündü. 2015’te cep telefonu uygulamasını çıkardı. Uygulama ilk günden bir super-app olarak tasarlanmıştı. Yani birden fazla fonksiyonu vardı. İlk fonksiyonlar; motor taksi, motor kurye ve alışveriş oldu. Sonra gündelik temizlik hizmeti, kendi marketinden servis ve masaj da eklendi. 2018’de Gojek üzerinden uygulama geliştirmek mümkün oldu. Yani Gojek bir tür App Store’a dönüştü. Bugün Gojek’in müşteriye erişimini ve ödeme altyapısını kullanan seyahat acentesinden ilaç satışına kadar birçok uygulama aynı super-app’in içinde faaliyet gösteriyor. Ayrıca Gojek kendi ödeme sisteminin üzerine fatura ödeme, altın alım satımı, sigorta gibi yeni finansal alanlara da girdi. Bankalaşmanın son derece düşük olduğu Endonezya’da kimsesizlerin bankası oldu.


Gojek’in en büyük rakibi komşu Malezya’dan gelen Grab. Hem Endonezya’da hem de çevre ülkelerde iki şirket kıyasıya rekabet ediyor. Gojek Endonezya’da önde. Bunu da birçok hizmeti bir araya getiren super-app inovasyonuna borçlu. Eğer amaç tüketiciye cep telefonu üzerinden bir ürün götürmekse super-app dünyasında kritik olan tüketicinin; uygulamanıza, ürüne ve ödeme sistemine güvenmesi. Bu nedenle Türkiye’de de Trendyol, Getir gibi uygulamaların hızla asıl işlerinin dışında yeni alanlara girebildiklerini görüyoruz.


Rakip deyince, her ülkede olduğu gibi zamanla Endonezya taksi lobisi de Gojek’in karşısına çıktı. Taksicilerin baskısıyla dönemin ulaştırma bakanı Gojek’i yasaklamaya kalktı. Ama cumhurbaşkanı rekabete sahip çıkıp bakanı görevden aldı. 2019’da da Gojek’in kurucusu Makarim eğitim bakanı olarak atandı.


Neden Gojek Endonezya’dan çıkar da Türkiye’den çıkmaz? Birinci ders, yerli ve milli girişimlerin büyümesini istiyorsanız, rekabeti kısıtlamak yerine artırmanız lazım. Eğer Endonezya baştan taksi lobisine karşı Gojek’e sahip çıkmasaydı veya komşu ülkeden rakibi Grab’in önünü kesseydi, Gojek de bu kadar inovatif olmazdı. Gojek kendi ülkesinde rekabette güçlenip bölgesel dev haline geldi.


İkinci ders, zaten kayıtdışılığın fazla, kurumsal yapıların zayıf olduğu ülkelerde hizmet işlerinde yerli girişimler maça 1-0 önde başlar. Gojek’in en başta taksicilerin ilk başta ayağına basmayıp motor işine girmesi de yerel ilişkileri iyi anlamasından kaynaklanıyor. Uber ise bunun tam tersini yaptığı için ne Türkiye’de ne Endonezya’da ne de başka gelişen ekonomilerde tutunabildi. Türkiye’de Glovo gibi dışarıdan yönetilen girişimlerin başarılı olamamasının bir nedeni de bu olsa gerek. Önemli olan şirketin sermayesi değil, yönetim kararlarının nereden verildiği. Yerinden yönetilen şirketler yerel koşulları anlar ve başarılı olur.


Kaynak:

https://baslangicnoktasi.org/dunyanin-en-buyuk-musluman-teknoloji-sirketi-neden-bizden-degil-endonezyadan-cikti/

https://www.dunya.com/kose-yazisi/dunyanin-en-buyuk-musluman-teknoloji-sirketi-neden-bizden-degil-endonezyadan-cikti/481769



25 Eylül 2020 Cuma

ABD’den Türkiye’ye Huawei Uyarısı

 Huawei’nin başı dertten kurtulmuyor. Amerika’nın casusluk suçlamalarıyla mücadele eden şirketin daha önce Google hizmetlerine erişimi kaldırılmış ve Amerika’da satışı yasaklanmıştı.


Bugün ise farklı bir gelişme daha meydana geldi. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Türkiye’de önemli miktarda veri bulunduğuna ve “Bu verinin Çin Komünist Partisi’nin elinde bulunması çok daha dikkatli olmamız gerektiği anlamına geliyor” dedi.


Amerikalı yetkililere göre Türkiye’de artan Huawei varlıkları, ABD ile askeri ilişkileri olumsuz etkileyebilecek siber güvenlik sorunlarına yol açabileceği belirtiliyor.


Washington Examiner’ın haberinde, Çin’in telekomünikasyon şirketlerinin Türkiye’nin Pekin’le ekonomik ilişkilerinin yalnızca bir boyutunu oluşturduğu, Çin’in “Tek Kuşak Tek Yol” projesini Ankara üzerinden hayata geçirmeye çalıştığı belirtildi.


Amerika’da uygulanan yasak ve ambargolardan sonra kendi işletim sistemini dahi geliştiren Huawei’yi, anlaşılan o ki zor günler bekliyor.


Diğer taraftan Huawei Türkiye’de önemli bir cep telefonu pazarını da elinde bulunduruyor. Cep telefonu şirketlerinin pazar paylarını ölçen bir web sitesinin yaptığı araştırmaya göre; Türkiye’de Samsung ve Apple’dan sonra 3. büyük olarak Huawei gösteriliyor.


Alıntı:

https://www.cozumpark.com/abdden-turkiyeye-huawei-uyarisi/




Taşınabilir bilgisayar satışlarında yüzde 70 artış

 TÜBİDER Başkan Yardımcısı Ümit Önder, yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sonucunda iş, eğitim ve sosyal yaşamın merkezinin eve taşınmasıyla birlikte bilgisayar satışlarının ciddi oranda yükseldiğini bildirdi.


Önder, 2020’nin ilk 8 ayına ilişkin sektör rakamlarına ilişkin, “Uzaktan eğitim ve uzaktan çalışma salgın nedeniyle hayatımızın değişmez parçaları oldu. Taşınabilir bilgisayarlara talep oldukça arttı. Sadece taşınabilir bilgisayarlar özelinde yılın ilk 8 ayında bir yıl öncesinin aynı dönemine göre yüzde 70’lik değersel bir artış gerçekleşti. Türkiye’de geçen sene toplam bilgisayar satış adedi 1,6 milyon adetti. Bu sene ise daha ilk 8 ayda yüzde 40’lık bir büyüme ile 915 bin adet bilgisayar satışı oldu.” değerlendirmesinde bulundu.


Yıl sonunda bu satış rakamının 2 milyon adede ulaşacağını tahmin ettiklerini aktaran Önder, bu durumun toplam bilgisayar adedinde yıllık yüzde 25’lik büyümenin gerçekleşeceğini gösterdiğini, evde çalışma düzeni ve yeni normalin etkisi ile yazıcı ve monitör pazarında da yüzde 40’lık bir büyüme gerçekleştiğini belirtti.


“Fabrikalar sipariş yetiştiremiyor”

Ümit Önder, bilişim ürünlerinde yaşanan talep patlamasının fabrikalardaki kapasite kullanım oranlarını sınırın üzerine taşıdığını belirterek, “Dünya genelinde bilişim teknolojisi ürünlerine olan talebin artması ile birlikte arz sorunları belirdi. Yılın ilk yarısında yıllık hedeflere göre yapılan anlaşmaların çok üzerinde talep gelmesi ile birlikte ikinci yarıda birçok üründe üretimden kaynaklanan arz sıkıntıları yaşanıyor. Talebin artmasının dışında bazı yedek parça üreticilerinin salgından finansal olarak etkilenmesi de ham madde tedarikinde sorunlar yarattı. Tüketicilerin teknolojik ihtiyaçlarını ertelemeden bir an önce edinmelerini tavsiye ediyorum.” ifadelerini kullandı.


Teknolojiye daha fazla eğilimin hızla arttığına dikkati çeken Önder, şunları kaydetti:


“Pandemi sürecinden sonra bilgisayar sektörünün yazılım ve donanım tarafında önü ciddi manada açıldı. Günlük ortalama 6 saat internette kalma sürelerine ulaştık. Oyun bilgisayarları satışları geçen yılın aynı dönemine göre 2 kat arttı. Diğer yandan perakende mağazalar, bilişim teknolojileri sektörünün satışının yüzde 70’inin yapıldığı yerlerdi. Kendi sanal mağazalarından yaptıkları online satışları ile ciroları yüzde 40-45 düştü. Online satış mağazaları buradaki kaybedilen payı fazlasıyla almış oldu. Bu süre içerisinde pazarın yüzde 60-70’i online satışa döndü diyebiliriz. Yılın ikinci yarısından itibaren mağazaların açılmasıyla beraber perakende mağazaların satış oranı ile online mağazaların satış oranları yüzde 50-50 seviyesine gelmiş oldu. Online satış platformları artık tüm global pazarda olduğu gibi Türkiye’de de çok ciddi büyüme elde etti.”


Dünyadaki bilişim ve iletişim sektörünün 5 trilyon dolar büyüklüğünde olduğunu vurgulayan Önder, Türkiye’de bu rakamın 27 milyar dolar olarak hesaplandığını belirtti.


Salgın nedeniyle kırılan küresel tedarik zinciri sisteminden Türkiye’nin ciddi avantajlar elde edebileceğini aktaran Önder, fırsatların iyi değerlendirilmesi halinde Türk bilişim sektörünün büyüklüğünün 50 milyar dolara çıkabileceğini ve bu sayede küresel oyuncuların Türkiye’ye yatırım iştahının kabarabileceğini ifade etti.


Alıntı:
https://tubider.org.tr/tasinabilir-bilgisayar-satislarinda-yuzde-70-artis/



16 Eylül 2020 Çarşamba

Türkiye'nin ilk uçan arabası Cezeri testlerini başarıyla tamamladı

 Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar yönetiminde gerçekleştirilen Cezeri Uçan Araba'nın uçuş testleri, 11 Eylül Cuma günü başladı. İlk testlerde güvenlik halatlarına bağlı havalanan Cezeri, 14 Eylül'ü 15 Eylül'e bağlayan bağlayan gece güvenlik halatlarıyla yapılan test uçuşlarının başarılı ilerlemesi üzerine halatsız olarak havaya kalktı. Tamamen otonom olarak uçan ve akıllı uçuş sistemine sahip Cezeri Uçan Araba, aynı gece yapılan iki farklı uçuşu başarıyla tamamladı.


Baykar Milli SİHA Ar-Ge ve Üretim Merkezi'nde bugün güvenlik halatları olmadan gerçekleştirilen ikinci test uçuşunda ise Cezeri Uçan Araba yerden 10 metre yükseldi.


Türk mühendislerinin tasarlayıp ürettiği Cezeri, 230 kilogramlık ön prototip uçuş testlerinde 10 metre havalandı. Adını sibernetik ve robotik ilminin kurucusu, Artuklu Sarayı'nın başmühendisi Cizreli Müslüman bilim insanı El Cezeri'den alan Cezeri Uçan Araba, böylelikle kavramsal tasarımla başlayan çalışmaların ardından 1,5 yıl içinde ilk uçuşunu gerçekleştirmiş oldu.


"Gerçeğe dönüştü"


Açıklamada görüşlerine yer verilen Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar, yaklaşık 1,5 yıl önce hayal ederek ve bir çizimle başladıkları Cezeri Uçan Araba'nın, ilk uçuşunu yaparak gerçeğe dönüştüğünü belirtti.


Bayraktar, "Önümüzdeki süreçte daha gelişmiş prototiplerini yapacağız. İnsanlı uçuşlar gerçekleştireceğiz. Ancak Cezeri Uçan Araba'nın yollara inmesi tahminen bir 10-15 yılı bulacak. Muhtemelen 3-4 yıla rekreasyonel olarak arazi araçları ATV'ler gibi kırsal alanda kullanıma şahit olabiliriz. Akıllı otomobillerden sonra otomotiv teknolojisindeki devrim uçan arabalar olacak. Bu açıdan baktığımızda bugünün değil yarının yarışlarına hazırlanıyoruz. Milli Teknoloji Hamlesi seferberliği ile gençlerimize her alanda özgüven ve motivasyon kazandırmak en önemli hedeflerimiz arasında yer alıyor." ifadelerini kullandı.


İlk kez TEKNOFEST 2019'da tanıtıldı


Cezeri Uçan Araba ilk defa 17-22 Eylül 2019'da Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali'nde geniş kitlelere tanıtıldı. 1 milyon 720 bin ziyaretçiyle dünya rekoru kıran TEKNOFEST 2019'un en öne çıkan unsurlarından biri olan Cezeri Uçan Araba, dünyanın birçok farklı ülkesinde haber olarak dikkati çekti.


Kentsel ulaşımı kökten değiştirecek


Gelecekte kentsel hava taşımacılığında köklü bir değişiklik yapması beklenen Cezeri Uçan Araba, yolcu ve kargo taşımacılığında aktif olarak rol alacak şekilde tasarlandı. Uçan Araba temelde şehir içi ulaşımda otomobillerin alternatifi olacak elektrikli bir "Kentsel Hava Taşımacılığı" (KHT) aracı olarak öne çıkıyor. Kentsel hava taşımacılığı kapsamında şehir merkezleri ve banliyöleri kapsayan, güvenilir yolcu ve kargo taşıma ekosistemine hayat vermesi hedefleniyor. Bunun yanı sıra sağlık sektörü ve askeri alanlarda lojistik destek amaçlı kullanılabilmesi için çalışmalar sürüyor.


Gelecekte trafik sıkışıklığı ve kazalar azalacak


Geleceğin ulaşım konsepti olarak Baykar tarafından geliştirilen Cezeri Uçan Araba'nın hayata girmesi ile şehir içi ulaşımda trafik sıkışıklığının azalması, trafikte geçirilen zamanın en aza indirilebilmesi, ulaşımdan kaynaklanan hava kirliliğinin azalması mümkün olacak. Cezeri Uçan Araba'nın gelecekte kentsel hava taşımacılığında etkin rol oynamaya başlamasıyla trafik kazalarının azalması, daha hızlı bir kargo taşımacılığı hizmeti sağlanması, sağlık kurumlarının acil ihtiyaçlarına hızlı şekilde cevap verilmesi hedefleniyor.


Minimum havacılık bilgisi ve yüksek güvenlikle uçacak


Minimum teknik ve havacılık bilgisi, üst düzey güvenlik ile uçurulabilecek şekilde tasarlanan Cezeri Uçan Araba, 8 adet elektrikli motor ve pervane ile gücünü şarj edilebilir bataryalardan alarak yüzde 100 elektrik ile uçuyor. Üç yedekli akıllı uçuş sistemine sahip olan Cezeri, gelecekte yapay zeka sistemleri ile donatılacak. Cezeri Uçan Araba'nın gelecekte 100 km/s seyir hızına kavuşması, uçuş irtifasının 2000 metreye ulaşması ve batarya teknolojisinin gelişmesine paralel olarak 1 saat havada kalarak 70-80 kilometre menzile ulaşması hedefleniyor.


10 Eylül 2020 Perşembe

Huawei Geliştirici Konferansı 2020 açılışı

Huawei Geliştirici Konferansı 2020 açılışında, HarmonyOS 2.0, EMUI 11, HMS, Huawei HiLink ve Huawei Research için gelecek büyük güncellemeler duyuruldu.

Huawei açıklamasına göre, güncellemeler, kullanıcılar için gelişmiş ve yenilikçi kullanıcı deneyimleri sağlamaları için küresel geliştiricileri ve ekosistem ortaklarını daha da destekliyor. Etkinlikte Huawei'nin tüm senaryo deneyimine katkıda bulunacak 6 yeni ürün de tanıtılacak. Bu ürünler arasında Huawei MateBook X, Huawei MateBook 14, Huawei Watch GT 2 Pro, Huawei Watch Fit, Huawei FreeBuds Pro ve Huawei FreeLace Pro yer alıyor.


Huawei Geliştirici Konferansı, 3 gün boyunca Huawei, Lakeside Talks, Tech. Hour, Tech. Sessions ve Codelabs gibi çeşitli etkinliklerle dünyanın dört bir yanından geliştiricileri bir araya getirecek. Etkinlikler, geliştiricilere iletişim kurma, iş birliği yapma ve her kullanıcıya akıllı tüm senaryo deneyimleri getirmenin yollarını keşfetme fırsatları sağlayacak.


Açıklamada görüşlerine yer verilen Huawei Tüketici Elektroniği Grubu Üst Yöneticisi (CEO) Richard Yu, "Huawei'nin ekosistem geliştirmedeki atılımı, küresel geliştiriciler ve iş ortaklarının güçlü desteğinin bir sonucudur. Huawei, temel teknolojileri, yazılım ve donanım yeteneklerini geliştiricilere tamamen açacak ve tüm senaryolara yönelik akıllı bir ekosistemin daha fazla inovasyonunu teşvik etmek için onlarla iş birliği yapacak. Yıldızlar, en karanlık gecede bile parlar. Geliştiricilerimizin her biri bir yıldızdır. Birlikte muhteşem bir takım yıldızı oluşturuyorlar. Bu, yolumuzu aydınlatacak." ifadelerini kullandı.


Tamamen açık kaynak


Huawei, tüm senaryo deneyimi işletim sistemi HarmonyOS'u 2019'da duyurdu. O zamandan beri sistem için güçlü bir cihaz serisi geliştirildi ve hızlı cihaz keşfi, anında bağlantı, donanım iş birliği ve birden fazla akıllı cihaz arasında kaynak paylaşımını kolaylaştırdı. Yazılım veriyolu, veri yönetimi ve güvenlik dahil olmak üzere mevcut dağıtılmış yeteneklerine kapsamlı bir yükseltme getirerek HarmonyOS 2.0'ı bugün duyurdu. Huawei ayrıca, geliştiricilerin on milyonlarca yeni cihaza ve kullanıcıya hızlı bir şekilde ulaşmasına olanak tanıyan uyarlanabilir bir UX çerçevesi de sunuyor.


En son güncellemeyle birlikte HarmonyOS, resmi olarak açık kaynak olacak ve geliştiriciler emülatörlere, SDK paketlerine ve IDE araçlarına erişebilecek. OpenAtom Vakfı'na bağışlanan açık kaynak projesi, 2020'nin sonunda ilk olarak Çinli geliştiriciler için planlanan mobil HarmonyOS beta sürümü ile aşamalı olarak lanse edilecek.


Huawei Tüketici Elektroniği Grubu CEO'su Richard Yu, "Bugünden itibaren HarmonyOS kullanımı, akıllı TV'ler, giyilebilir cihazlar, arabalar ve daha fazlası gibi 128KB-128MB IoT cihazlarına açık. Nisan 2021'de 128MB-4GB cihazlara kullanımı açacağız ve Ekim 2021'de HarmonyOS 4GB üstü cihazlar için kullanılabilir duruma getireceğiz."değerlendirmesinde bulundu..


HarmonyOS'taki dağıtım teknolojisine dayanan EMUI 11, akıllı telefonların ötesinde etkileşim sağlıyor. Akıllı cihazların HarmonyOS tabanlı IoT cihazlarıyla etkileşime girmesine izin vererek görüntülü arama için daha büyük ekranlı bir cihazın kamerasını kullanmak da dahil olmak üzere, kullanıcılara benzersiz bir tüm senaryo deneyimi sunuyor. Süreç, akıllı telefon ve HarmonyOS tabanlı akıllı telefon ev cihazları arasındaki temassız bağlantıyı güçlendirilerek ekran projeksiyonunu ve daha fazlasını sağlar. EMUI 11, gelecekte HarmonyOS'a yükseltilebilir.


Dünyanın en büyük üçüncü mobil uygulama ekosistemi


Dünya çapında 1,8 milyondan fazla kayıtlı geliştiricinin desteğiyle HMS (Huawei Mobil Servisleri) bir yıl içinde hızla üçüncü en büyük küresel mobil uygulama ekosistemi haline geldi. Huawei AppGallery şu anda HMS Core ile entegre 96 binden fazla uygulamaya ve 490 milyondan fazla küresel aktif kullanıcıya sahip. Ayrıca, Ocak-Ağustos 2020 arasında 261 milyar uygulama indirmesi ve dağıtımı gerçekleşti.


HMS Core 5.0 Haziran 2020'de piyasaya sürüldüğünden bu yana, 7 ana alanı kapsayan açık kaynak yetenekler, geçen yıl HDC'den 14 Kit'ten 56 Kit'e artırılırken, API sayısı 885'ten 12.981'e yükseldi. Bir yıl içinde HMS Core, ekosisteme farklılaştırılmış ve yenilikçi avantajlar sağlayan çeşitli yetenekler sundu. Örneğin, grafik alanındaki CG Kiti grafikleri, görüntü kalitesini ve deneyimi iyileştirmenin yanı sıra oyun ekranı oluşturma verimliliğini de iyileştiriyor. Uygulama Hizmetleri kategorisindeki konum kiti, metre ve santimetreye kadar farklı senaryolarda konumlandırma doğruluğu gereksinimlerini karşılıyor.


Huawei, temel yazılım ve donanım yeteneklerini tamamen açık kaynak yapmaya kararlı. Uygulama geliştirmede yeniliği hızlandırmak için göz atma, arama, harita, ödeme, reklam kitleri gibi temel yazılım hizmetlerini açık kaynak yaptı. Huawei, aynı zamanda birinci sınıf kamera yetenekleri, iletişim ve aktarım araçları gibi donanım yeteneklerinin yanı sıra önde gelen gizlilik ve güvenlik koruma yeteneklerini de açık kaynak yaptı. Bunlar aracılığıyla Huawei, geliştiricilerin farklı kategorilerde yeni nesil ve çok sevilecek yenilikçi uygulamalar yaratmalarını sağlamayı amaçlıyor.


Huawei ayrıca, ilgili danışmanlık hizmeti, yerelleştirme, entegrasyon, pazarlama ve kampanya hizmetleri sağlayarak geliştiricilerin Çin ve diğer küresel pazarlardaki iş fırsatlarını keşfetmelerine yardımcı olmak için kapsamlı destek sunuyor.


Geliştirici hizmetleri genişliyor


Huawei, geliştirici hizmetlerini genişletmeye devam ediyor. Huawei, küresel geliştiricilere hizmet vermek ve etkinleştirme, test ve sertifika hizmetleri sağlamak için Rusya, Polonya ve Almanya'da üç küresel ekosistem iş birliği laboratuvarı inşa ediyor. Geliştiricilerin daha iyi büyümesine ve yenilik yapmasına yardımcı olmak için yerel hizmetler ve platformlar sağlayan Romanya, Malezya, Mısır, Meksika ve Rusya'da da 5 küresel geliştirici hizmet merkezi kurulacak.


IoT cihazlarının standartlaştırılmış dili olan HiLink, farklı marka ve üreticilerin IoT cihazları arasındaki engelleri ortadan kaldırarak cihazların kolayca bağlanabileceği ve sorunsuz bir şekilde etkileşim kurabileceği birleşik bir platform sağlıyor.



Bu yıl 5 temel alanda (bağlantı, etkileşim, operasyon, çözüm sağlayıcı ve kimlik doğrulama) Huawei HiLink'e güncellemeler yapılacak. Amaç, tüm senaryo donanım ekosistemini etkinleştirmek için milyarlarca IoT cihazın daha kolay bağlanmasını, daha kolay yönetilmesini ve kontrol edilmesini, sonuç olarak sorunsuz bir şekilde etkileşime girmesini sağlamak. Şu anda, Smart Life Uygulaması'nın kümülatif 400 milyon indirilmesiyle 50 milyon aktif kullanıcı, her gün 1 milyardan fazla tüm senaryo cihaz etkileşim isteğine katkıda bulunuyor.


Otomobil aynı zamanda IoT endüstrisinin temel ilkelerinden biri. HiCar platformu otomobil endüstrisini güçlendirmeye devam edecek. HiCar, şu anda 150'den fazla araba modeli ile iş birliği yapıyor. Bu sayıdan çok daha fazlası da planlama aşamasında. Huawei, IoT donanım ekosisteminin büyümesini amaçlıyor. HiLink platformuna erişimi olan daha fazla cihaz sağlayarak IoT geliştirmeyi daha kolay ve verimli hale getirmeye çalışıyor ve Huawei'nin IoT sektöründe endüstri liderliğini kurmada ortaklarını eş zamanlı olarak destekliyor.


Ön uç araştırmalara odaklanan Huawei Research ise Huawei Araştırma Kiti ve Huawei Araştırma Bulutu olmak üzere iki temel platform özelliğini kullanıma sunuyor. Bu yetenekler, verimli yenilikçi araştırma süreçlerini kolaylaştırdığı gibi, teknolojik atılımları hızlandırıyor, uygulama inovasyonunu kuluçka döneminde destekliyor ve sonuç dönüşümünü hızla gerçekleştiriyor. Sonuç olarak, bilimsel araştırma kurumları, inovasyon kurumları, endüstri kuruluşları, tıbbi kurumlar ve diğer endüstri ortakları desteklenerek tüm sektörlerden endüstrilerin gelişmesi sağlanıyor.


Huawei, aktif sağlık alanında toplanan sağlık araştırması verilerinin doğru ve çeşitli olmasını sağlayarak kalp sağlığı araştırmalarına yardımcı oluyor. "Seyahat Güvenliği" alanında, mobil ve giyilebilir cihazlar, çarpışma önleme sistemi ve sürücü yorgunluğu gibi yeni güvenli sürüş teknolojilerini getirmek için otomobil üreticileri ile iş birliği yapıyor. Huawei, "Ev Yaşam" alanında düşme algılama, endüktif olmayan solunum izleme ve uzamsal konumlandırma gibi özellikler sağlamak için çok cihazlı kablosuz algılama yeteneklerinden yararlanıyor.


Huawei, yazılım ve donanım ekosistemini ileriye taşımaya devam edecek. Temel teknolojiler ile yetenekleri daha da genişletmeyi ve küresel geliştiricileri ile ortakları birlikte yeni olanaklar yaratmaları için desteklemeyi taahhüt ediyor.


3 Eylül 2020 Perşembe

Apple App Store fiyatlarını artırıyor

 Apple, App Store fiyatlarına yasalar gereği dijital hizmet vergisi getirdi. Firma başka ülkelerde de fiyat güncellemesi yaptı

Teknoloji devi Apple, App Store fiyatlarına yasalar gereği 'dijital hizmet vergisi' getirdi. Bu vergi kapsamında başta ABD'li şirketler olmak üzere tüm büyük uluslararası teknoloji şirketleri, internet üzerinden yapılan her türlü alışveriş ve reklamlar yanında parayla indirilen oyun, müzik ve video gibi hizmetlerden elde ettikleri gelirlere karşılık yüzde 7,5 oranında Dijital Hizmet Vergisi'ni ödeyecek denilmişti.

LOG'da yer alan habere göre, Dijital Hizmet Vergisi'nin Türkiye'de en az 20 milyon TL ya da küresel ölçekte 750 milyon Euro ve üzerinde hasılat elde eden şirketlere uygulanacağı açıklanmıştı. İşte bu vergi Apple tarafından kısa süre önce App Store özelinde Türkiye için de devreye alındı.

Hem uygulama, hem de uygulama içi ücretlerde artış bekleniyor

Apple'ın yeni vergi için verdiği bilgide şu ifadelere yer verildi:

"Türkiye: Yüzde 7,5'lik yeni dijital hizmet vergisi (Yüzde 18'lik mevcut katma değer vergisine ek olarak)..."

Hem uygulama ücretleri hem de uygulama içi satın alma ücretlerinde bir artış bekleniyor. Fiyat değişiklikleri önümüzdeki günlerde hayata geçecek ve geliştiriciler istediği takdirde bazı abonelerin fiyatlarını da artırabilecek.


2 Eylül 2020 Çarşamba

1.2 milyar dolarlık 'oyun' hamlesi

 Karantina döneminin kurtarıcısı olan e-spor ve oyun pazarı, kurumsal lige çıkıyor. Şirketler tüketiciye ve genç nesile ulaşmak için e spor ve oyunlarla yeni bir yol haritası hazırladı.

Son yıllarda daha çok gençler arasında yoğun ilgi gören oyun ve e spor sektörü, pandemi ile birlikte, şirketlerden, yetişkinlere karantina döneminin gözdesi olarak hızlı bir büyüme kaydetti. Yapılan araştırmalar, e spor ve online oyunların toplumun yaklaşık yüzde 69'una ulaştığını ve bu kesimin pandemi öncesine göre bu alanda daha fazla vakit harcadığına işaret ediyor. Yaklaşık 1.2 milyar dolara ulaşan oyun sektörü ile 14 milyon dolarlık e spor'un karantina döneminde gösterdiği hızlı büyüme, kurumsal şirketlerin de dikkatini çekerken, corona virüsü sonrasında yeni normalde, oyun pazarı, kurumsal şirketlerin yeni arenası olmaya hazırlanıyor.

32.8 MİLYON OYUNCU VAR

Türk oyun sektörünün büyüklüğünün yaklaşık 1.2 milyar dolara, Türkiye e spor pazarının ise yaklaşık 12-14 milyon dolara ulaştığını kaydeden CEL Proje Yaratıcılarından ve Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Görevlisi Meriç Eryürek, sektörün karantina döneminde yüzde 12 büyüdüğünü, oyun oynama süresinin ise 3'te bir oranında arttığını aktardı. Karantina döneminde milyonlarca insanın, en ekonomik eğlence olan oyunlara yöneldiğini ve oyun satışlarının hızlı bir yükseliş kaydettiğini aktaran Eryürek, pandeminin sektör üzerindeki etkilerini şöyle değerlendirdi: “Oyuncuların oyun oynama sürelerindeki değişiklik yüzde 30-32 civarında oldu. Türk oyuncular dünyada en uzun günlük oyun oynama süresine sahip. Salgından önce Türk oyuncuların günlük ortalama oynama süresi 38 dakikaydı. Şimdi bir saatin üstüne çıktığını tahmin ediyorum. Bu tabii ki 32.8 milyon oyuncunun ortalaması.”

İLETİŞİMİ E-SPOR ÇÖZECEK

Büyüyen sektör ve çalışma hayatına giriş yapan yeni kuşaklar ile birlikte oyun etkinliklerinin hem kurumsal dünyada hem de tüketiciye ulaşmada yeni bir yol olarak ön plana çıkacağına işaret eden Eryürek, “Bir ihtiyaç gördük. İş hayatının gittikçe artan temposu, inanılmaz hızlı genişleyen iletişim ağları ve milyonlarca içerik, marka, firma ve yöneticilerin özellikle Y, Z ve Kristal kuşaklarla iletişimini zorlaştırıyor. Biz de yöneticileri ve ekipleri oyun ve e spor yoluyla bu kuşaklarla tanıştırmanın doğru bir iş modeli olacağına karar verdik” diye konuştu.

KURUMLAR LİGE ÇIKIYOR

Firma yöneticileri ve personeline oyun ve e sporu kullanarak dijital dünyanın hızında takım çalışması, liderlik, risk analizi, kriz yönetimi eğitimleri verdiklerini açıklayan Meriç Eryürek, “Kurumlar da iç eğitim yoluyla yeni kuşak yönetici ve çalışanlarıyla oyun ve e spor yoluyla iletişim kuruyor. CEL Kurumsal Espor Ligi'nde de kurumsal takımları eğitimlerden geçirerek bir e spor liginde karşı karşıya getiriyoruz. Kurumsal futbol, basketbol liglerinin dijital evrimi gibi düşünebiliriz. Bu ligde yer alan takımlar yukarıdaki eğitimlere ek olarak diğer firma takımlarıyla bir araya gelme, networking, iş geliştirme gibi faydalar elde ediyor” dedi. 

(Sayime Başçı / Sözcü)