Türkiye'de, 1991'de araç telefonları aracılığıyla 1G teknolojisiyle tanışılırken, internet 1993'te, cep telefonuyla görüşme, veri aktarımı ve SMS gönderimine olanak sağlayan 2G ise 1994'te kullanılmaya başlandı
Türkiye'de, 23 Şubat 1994'te dönemin Başbakanı Tansu Çiller'in dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i aramasıyla gerçekleşen ilk cep telefonu görüşmesinin üzerinden 25 yıl geçti.
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Türkiye'de 1991'de araç telefonları aracılığıyla 1G teknolojisiyle tanışıldı.
Ülkede internet kullanımı 1993'te, cep telefonuyla görüşme, veri aktarımı ve SMS gönderimine olanak sağlayan 2G teknolojisi ise 1994'te kullanılmaya başlandı.
Dönemin Başbakanı Tansu Çiller'in, 23 Şubat 1994'te dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i aramasıyla gerçekleşen ilk cep telefonu görüşmesinin üzerinden 25 yıl geride kaldı.
Sesin yanında datanın da önem kazanmasıyla 2009 itibarıyla 3G'ye geçen Türkiye, 1 Nisan 2016'da mobil cihazlarda internet hızını 10 kat artıran 4,5G teknolojisine geçti.
Türkiye ile birlikte dünyanın bu dönemde kullanmaya başladığı "mobil internet erişim teknolojisi" olarak adlandırılan ve her yere kesintisiz iletişim sağlamak için geliştirilen 4G'de "hız" ön plana çıkarken, 4,5G ile hız ve kalitenin yanı sıra farklı hizmetler de önem kazandı.
Türkiye'de internet kullanımının başlangıç tarihi olarak kabul edilen 1993'ten bugüne genişbant internet kullanımı hızla arttı.
2008'de 6 milyon olan genişbant internet abone sayısı, geçen yılın üçüncü çeyreğinde yaklaşık 74 milyona, toplam mobil abone sayısı ise 65 milyon seviyelerinden 80 milyonun üstüne çıktı.
4,5G hizmetlerinin sağlıklı verilebilmesi için gerekli fiber yatırımlar yapılmaya devam edilirken, işletmecilerin toplam fiber uzunluğu 345 bin 275 kilometreye ulaştı. Böylece Türkiye'nin fiber uzunluğu, 40 bin 75 kilometre olan dünyanın çevresini yaklaşık 9 kez dolaşacak noktaya gelmiş oldu.
Kurulu baz istasyonu sayısı 3 operatör ve teknoloji için 170 bini geçti.
Yeni teknolojiyle mobil şebeke işletmecilerine tahsisli mevcut frekans miktarı 183 MHz'den 549 MHz'e çıktı.
Veri indirme hızı arttı
4,5G'de hız, kullanılan cihazlara göre değişmekle birlikte veri indirmede 100-150 Mbps'den başlayıp 375 Mpbs seviyelerine kadar çıktı. 2 gigabayt büyüklüğündeki bir video 3G'de 780 saniyede yüklenirken, 4,5G'de 54 saniyede indirilebilir hale geldi.
Yeni teknolojiyle internet üzerinden artık kesintisiz ve daha hızlı oyun oynanabiliyor. İnternet hızı, frekans, kapsama alanı, baz istasyonu, coğrafi koşullar, şebeke yoğunluğu, cihaz ve internet sitesinin durumuna göre değişiklik gösteriyor.
İnternete bağlanılan cihazlardaki iletişim hızında büyük artış sağlayacak 5G teknolojisinin ise iş dünyasında 2020'de kullanılmaya başlanması amaçlanırken, teknolojinin çalışan ilk örneği çeşitli etkinliklerde sergilendi.
Yazılım, Bilişim ve Teknoloji Sektörü
Software Development Team
Computer Science / Computer Engineering
Coding is like plugging puzzle pieces together
Anyone Can Build Apps That Impact the World
Düşün, tasarla, kodla...
STEM+A - Science(Fen), Technology(Teknoloji), Engineering(Mühendislik), Mathematics(Matematik), Art(Sanat)
30 Mayıs 2019 Perşembe
Yiğit Can Yılmaz, Apple'ın 3. kez açığını buldu
820 milyar dolarlık piyasa değeriyle dünya teknoloji devi Apple’ın üç güvenlik açığını lise öğrencisi Yiğit Can Yılmaz kapattı. Şirketin onur ve teşekkür listesine ismini yazdıran Yılmaz’ın yeni bir açık tespiti daha var.
ABD merkezli teknoloji devi Apple’ın sistemlerinde daha önce iki defa açık bulan lise öğrencisi Yiğit Can Yılmaz, yeni bir açığı daha kapattırdı. Milyarlarca liralık yazılım bütçesi ve dev mühendislik kadrosuyla geleceğin teknolojileri üzerine çalışan Apple, mevcut ürünlerindeki üç açığını Yiğit Can Yılmaz’ın tespiti ardından yayınladığı güncellemeler ile düzeltti. Apple, şirketin teşekkür ve onur listesine daha önce adı yazılan Yiğit Can Yılmaz’a bu nedenle bir kez daha teşekkür etti. Dünya devi Apple’ın başka bir güvenlik açığını daha tespit eden Yiğit Can Yılmaz, yeni bir güncellemeyle bu açığın da onarılmasını bekliyor.
Kahramanmaraş’ta Anadolu lisesinde son sınıf öğrencisi olan Yılmaz, 16 yaşından itibaren Apple sistemlerinde güvenlik açığı bulmuştu. Yılmaz, daha önce Siri’de ve Safari’de bulduğu güvenlik açığını da şirkete bildirmişti. Apple Watch’da mobil kurulum konusunda bir sorun gören Yılmaz’ın bu bildirimi ardından Apple, 16 Mayıs’ta yayınladığı güncelleme ile bu sorunu giderdi. Apple, yayınladığı güncellemede, watchOS 5.2.1 güvenlik içeriğinde mobil kurulum konusundaki soruna ilişkin yardımından dolayı Yılmaz’a yeniden teşekkür etti. Bu sorun tvOS watchOS ve iOS’i etkiliyordu.
Yiğit Can Yılmaz şu anda 18 yaşında. Ancak 16 yaşında Apple’da bulduğu güvenlik açığı ardından Apple’ın onur listesine ismi yazılan 18 yaş altı ilk Türk olmuştu. Yılmaz, aynı zamanda Apple’ın ek teşekkür listesine ismi yazılan ilk Türk.
‘Ufkum gelişiyor’
Konuyla ilgili Milliyet’e konuşan Yiğit Can Yılmaz, listelerin ömür boyu kalıcı olduğu için büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Bu tecrübenin kendisine önemli destek sunabileceğini belirten Yılmaz, “İş ve meslek için ileride bunu kullanabileceğimi düşünüyorum. Şu anda Lise 4’teyim ve üniversite sınavına hazırlanıyorum. Yazılım mühendisi olmak istiyorum. Aynı zamanda bu gibi konular üzerine çalışınca ufkum gelişiyor. Bu sayede bir yandan Apple mühendislerinin bulamadığı keşifleri yapmanın mutluluğu, bir yandan da insanların güvenliğine katkı sunmanın gururu oluyor” dedi.
Başka güvenlik açığı tespiti de olduğunu kaydeden Yılmaz, bu sorunun da gelecek bir güncelleme ile onarılmasını beklediğini ifade etti.
Meslekleri bu...
Bulunan güvenlik açıkları kimi zaman şirketlerin aleyhine de kullanılabiliyor. Yılmaz, hiçbir zaman böyle bir düşüncesi olmadığını, bu açıkları bildirmenin önemli bir görev olduğunu dile getirdi. Onur ve teşekkür listelerine eklenmenin de kendisi için çok önemli olduğunu anlatan Yılmaz, “Hayatımda pek bir şey değişmedi. Henüz lise öğrencisiyim. Bunu zaten değişsin diye yapmıyorum. Bu işi dünyada meslek olarak yapanlar bile var. Ama benim hedefim bu değil” diye konuştu.
Daha önce ne olmuştu?
Yiğit Can Yılmaz, Apple’ın sesli asistanı “Siri”deki güvenlik açığını bulduğu için firmanın “onur listesi”ne alınmıştı. Süha Erler Anadolu Lisesi öğrencisi Yılmaz, “Safari” uygulamasında da bazı sorunlarla karşılaştı. Safari’deki güvenlik açığını tespit ederek firmanın güvenlik birimine bildiren Yılmaz, bu sayede Apple’ın teşekkür listesine girmeyi başardı.
iOS 12.3, tvOS 12.3 ve watchOS 5.2.1 ile Ek Teşekkür Listesinde yer alan Yılmaz, ayrıca 25 Mart’ta yayınlanan macOS Mojave 10.14.4, Güvenlik Güncellemesi 2019-002 High Sierra, Güvenlik Güncellemesi 2019-002 Sierra güncellemesinin Onur ve Ek teşekkür listesinde bulunuyor.
Nasıl ilerliyor?
Yiğit Can Yılmaz, bir güvenlik açığı bulma süreci ve ardından yaşanan gelişmeleri şöyle anlatıyor:
“Bir güvenlik sorunu tespit edip üzerinde çalışıyorum. Sorunların belli bir onaylanma süreci var. Bu açığı ele alan güvenlik takımının araştırması sonucunda ‘biz güvenlik sorununu gördük, gelecek güncellemede ele alacağız’ diye geri dönüşte bulunuyorlar. Biz zaten çözüm önerisi de gönderiyoruz. Sonrası mühendise kalmış. Mühendisler sizin çözüm önerinizi de kullanabilir, bizimki bir alternatif; ya da kendileri de geliştirebilir. Yeni güncellemede sorun düzeltilir. Sorunu bildirdiğimiz için, keşfedip art niyetli olmadığımız için her bulduğunuz ve bildirdiğiniz güvenlik sorunu nedeniyle teşekkür edebiliyorlar.”(Milliyet/DuyguErdoğan)
ABD merkezli teknoloji devi Apple’ın sistemlerinde daha önce iki defa açık bulan lise öğrencisi Yiğit Can Yılmaz, yeni bir açığı daha kapattırdı. Milyarlarca liralık yazılım bütçesi ve dev mühendislik kadrosuyla geleceğin teknolojileri üzerine çalışan Apple, mevcut ürünlerindeki üç açığını Yiğit Can Yılmaz’ın tespiti ardından yayınladığı güncellemeler ile düzeltti. Apple, şirketin teşekkür ve onur listesine daha önce adı yazılan Yiğit Can Yılmaz’a bu nedenle bir kez daha teşekkür etti. Dünya devi Apple’ın başka bir güvenlik açığını daha tespit eden Yiğit Can Yılmaz, yeni bir güncellemeyle bu açığın da onarılmasını bekliyor.
Kahramanmaraş’ta Anadolu lisesinde son sınıf öğrencisi olan Yılmaz, 16 yaşından itibaren Apple sistemlerinde güvenlik açığı bulmuştu. Yılmaz, daha önce Siri’de ve Safari’de bulduğu güvenlik açığını da şirkete bildirmişti. Apple Watch’da mobil kurulum konusunda bir sorun gören Yılmaz’ın bu bildirimi ardından Apple, 16 Mayıs’ta yayınladığı güncelleme ile bu sorunu giderdi. Apple, yayınladığı güncellemede, watchOS 5.2.1 güvenlik içeriğinde mobil kurulum konusundaki soruna ilişkin yardımından dolayı Yılmaz’a yeniden teşekkür etti. Bu sorun tvOS watchOS ve iOS’i etkiliyordu.
Yiğit Can Yılmaz şu anda 18 yaşında. Ancak 16 yaşında Apple’da bulduğu güvenlik açığı ardından Apple’ın onur listesine ismi yazılan 18 yaş altı ilk Türk olmuştu. Yılmaz, aynı zamanda Apple’ın ek teşekkür listesine ismi yazılan ilk Türk.
‘Ufkum gelişiyor’
Konuyla ilgili Milliyet’e konuşan Yiğit Can Yılmaz, listelerin ömür boyu kalıcı olduğu için büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Bu tecrübenin kendisine önemli destek sunabileceğini belirten Yılmaz, “İş ve meslek için ileride bunu kullanabileceğimi düşünüyorum. Şu anda Lise 4’teyim ve üniversite sınavına hazırlanıyorum. Yazılım mühendisi olmak istiyorum. Aynı zamanda bu gibi konular üzerine çalışınca ufkum gelişiyor. Bu sayede bir yandan Apple mühendislerinin bulamadığı keşifleri yapmanın mutluluğu, bir yandan da insanların güvenliğine katkı sunmanın gururu oluyor” dedi.
Başka güvenlik açığı tespiti de olduğunu kaydeden Yılmaz, bu sorunun da gelecek bir güncelleme ile onarılmasını beklediğini ifade etti.
Meslekleri bu...
Bulunan güvenlik açıkları kimi zaman şirketlerin aleyhine de kullanılabiliyor. Yılmaz, hiçbir zaman böyle bir düşüncesi olmadığını, bu açıkları bildirmenin önemli bir görev olduğunu dile getirdi. Onur ve teşekkür listelerine eklenmenin de kendisi için çok önemli olduğunu anlatan Yılmaz, “Hayatımda pek bir şey değişmedi. Henüz lise öğrencisiyim. Bunu zaten değişsin diye yapmıyorum. Bu işi dünyada meslek olarak yapanlar bile var. Ama benim hedefim bu değil” diye konuştu.
Daha önce ne olmuştu?
Yiğit Can Yılmaz, Apple’ın sesli asistanı “Siri”deki güvenlik açığını bulduğu için firmanın “onur listesi”ne alınmıştı. Süha Erler Anadolu Lisesi öğrencisi Yılmaz, “Safari” uygulamasında da bazı sorunlarla karşılaştı. Safari’deki güvenlik açığını tespit ederek firmanın güvenlik birimine bildiren Yılmaz, bu sayede Apple’ın teşekkür listesine girmeyi başardı.
iOS 12.3, tvOS 12.3 ve watchOS 5.2.1 ile Ek Teşekkür Listesinde yer alan Yılmaz, ayrıca 25 Mart’ta yayınlanan macOS Mojave 10.14.4, Güvenlik Güncellemesi 2019-002 High Sierra, Güvenlik Güncellemesi 2019-002 Sierra güncellemesinin Onur ve Ek teşekkür listesinde bulunuyor.
Nasıl ilerliyor?
Yiğit Can Yılmaz, bir güvenlik açığı bulma süreci ve ardından yaşanan gelişmeleri şöyle anlatıyor:
“Bir güvenlik sorunu tespit edip üzerinde çalışıyorum. Sorunların belli bir onaylanma süreci var. Bu açığı ele alan güvenlik takımının araştırması sonucunda ‘biz güvenlik sorununu gördük, gelecek güncellemede ele alacağız’ diye geri dönüşte bulunuyorlar. Biz zaten çözüm önerisi de gönderiyoruz. Sonrası mühendise kalmış. Mühendisler sizin çözüm önerinizi de kullanabilir, bizimki bir alternatif; ya da kendileri de geliştirebilir. Yeni güncellemede sorun düzeltilir. Sorunu bildirdiğimiz için, keşfedip art niyetli olmadığımız için her bulduğunuz ve bildirdiğiniz güvenlik sorunu nedeniyle teşekkür edebiliyorlar.”(Milliyet/DuyguErdoğan)
İngiltere'de bilişim sektöründe açık artabilir
May’in istifası sonrası Türk bilişimcilerinin ilgi gösterdiği Ankara Anlaşmasının akıbeti ne olacak?
Brexit’in içinden çıkamayan İngiltere Başbakanı Theresa May, gözyaşları içinde yaptığı açıklamayla 7 Haziran'da görevi bırakacağını duyurdu. Bu durumda İngiltere güçlendirmek istediği bilişim sektörü insan kaynağı açığını kapatmak için nasıl adımlar atacak? İngiltere'de Ankara Anlaşması’yla teknoloji girişimi kurmayı düşünenleri ne gibi gelişmeler bekliyor?
Sonunda söylentiler gerçek oldu ve İngiltere'nin Demir Leydi lakaplı Margaret Thatcher’ın ardından ikinci kadın başbakanı olan Theresa May, İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılması olarak adlandırılan Brexit süreciyle ilgili parlamentoya sunduğu çeşitli formüllere destek bulamadığı için istifasını açıkladı.
Bundan 3 yıl önce 2016 yılının haziran ayında Brexit oylamasının sonrasında eski İngiltere Başbakanı David Cameron’ın 6 yıllık sürecin sonunda istifa etmişti. Bunun üzerine göreve gelen bugünkü Başbakan May, selefi Cameron gibi Brexit süreci nedeniyle haziran ayında görevi bırakacağını açıkladı. Özellikle son haftalarda iyice ayyuka çıkan istifa haberleri de böylece gerçeğe dönüşmüş oldu.
May’in istifasını açıklamasının ardından defalarca parlamentoya gelen ve bir türlü akıbeti netleşmeyen Brexit meselesi de yeni soru işaretleriyle iyice karıştı. Geçtiğimiz salı günü parlamentoda yaptığı konuşmayla ikinci referandum için oylama teklifinde bulunan May’in çabaları sonuç vermeyince 7 Haziran’da görevinden ayrılacağını gözyaşlarını tutamadığı bir konuşmayla açıkladı.
Böylece partiler arasındaki AB’den çıkış konusundaki senaryoların da bir yere varmadığı görülmüş oldu. Bugün itibariyle hem muhafazakâr hem de işçi partisinde Brexit ile ilgili görüş ayrılıkları söz konusu. Yeni sürecin belirleyicisi şüphesiz May’in yerini alacak isme bağlı. İngiltere’de yaşayan Türklerin takip ettiği Vatandas.Uk blogunda yer alan bilgilere göre İngiltere’ye Ankara Anlaşmasıyla yerleşmeyi ve iş kurmayı düşünen Türkler için May’in istifasının ayrılık anlaşması olsun ya da olmasının, her halükârda süreci uzatacağını öngörüyor. Dolayısıyla May sonrası belli olan bir şey varsa o da “belirsizlik”.
Dünyanın en önemli ilk 3 teknoloji şehrinden biri olan Londra için bu AB üyesi şirketlerle iş yapan bilişim şirketleri için yeni belirsizlikler ve olası sorunlar anlamına geliyor. Halihazırda ülkeden bu sebeple ayrılmayı düşünen teknoloji şirketlerinin oluşturacağı boşluk uzun süredir Brexit gölgesinde tartışılıyor.
AB içinde kalmak isteyen ve bu avantajı kaybetmek istemeyen girişimciler başka Avrupa Birliği ülkelerine taşınma planı yapıyorlar. Bu da genç nüfusu gibi doğum oranı da azalan İngiltere için Brexit sürecinde ülkeyi etkileme ihtimali olan bir başka sorun. Zira dünya dijital dönüşümü yaşarken İngiltere gibi bir dev, teknoloji oyununun içinde kalmak için gerekli hamleleri yapmaktan kaçınmayacaktır, gelecek adına kaçınmamalıdır. Ama bu kaçınmama kararını verecek olan da partinin başına geçecek ve dolayısıyla başbakan seçilecek kişi olacak.
Başbakanlık koltuğuna oturabilecek isimler arasında Boris Johnson ve Jeremy Hunt bulunuyor. Bu iki isimden Johnson’ın Brexit taraftarı olduğu, Hunt’ın ise AB’de kalma yönünde fikre sahip olduğu biliniyor. Brexit’in öncü isimlerinden olan Johnson’ın Türkiye ile ilgili karnesi de AB’den çıkış isteğiyle yakın olduğu iddia ediliyor. Dönemin Başbakanı David Cameron’a hitaben kaleme aldığı mektupta AB üyesi olmaya hazırlanan Türkiye’den gelecek göçü önlemenin tek yolunun Brexit olduğunu belirtmişti. Her ne kadar daha sonra Türkiye’yle ilgili bir açıklama yapmadığını belirtse partinin lideri olursa AB’den çıkış yönünde ilerleyeceği muhakkak.
Jeremy Hunt’ın göreve gelmesi durumunda ise Johnson’ın Brexit ısrarına karşı AB ile kalma konusunda ısrar etmesi bekleniyor. Ne var ki yapılan referandumun uygulanmaması ayrı, bu işlemi geri almak için yapılacak yeni bir referandum yeni sorular oluşmasına neden olabilir.
İngiltere'nin 2016 haziranında düzenlediği referandumda ayrılık yanlılarının kampanyasının ana temasını göçmen ve yabancı karşıtlığı oluşturuyordu. Ülkeye giren AB vatandaşlarının ülkeye değer katmadığı gibi uyum sağlayamadığı da tartışıldı. Ne var ki 1963'te Türkiye ile imzalanan Ankara Anlaşması (ECAA Agreement) kapsamında ülkeye gelen Türkler, Birleşik Krallık'ta istihdam oluşturdu ve çeşitli işler kurarak başarılı işlere imza attı.
Ankara Anlaşması ile ülkemizden İngiltere'ye gidenlerin sayısında son yıllarda artış yaşanıyor. Bu artış içerisinde teknoloji üzerine çalışanların ve/veya bilişim üzerine girişimde bulunanların sayısı daha da fazla. İngiltere İçişleri Bakanlığının verilerine göre bireysel olarak Ankara Anlaşmasıyla yapılan başvurular sonucu ülkeye kabul edilenler 2015 yılında 3,155’ten 2016’da 3,560’a ve 2017'de 5,205’e yükselmiş. 2018'de ise 7,607 Türk vatandaşının başvurduğu Ankara Anlaşmasında Vatandas.Uk'in verdiği bilgilere göre kabul edilen her üç başvurudan biri bilişim sektöründe faaliyet gösteriyor. İngiltere'nin teknoloji sektörüne olan bağlılığı ve bu alandaki gücünü koruma isteği yukarıdaki kabul oranlarından da anlaşılıyor.
Teknoloji sektöründe Avrupa’ya açılmak isteyenler için Brexit’in tartışmaları arasında İngiltere güvenli bir büyüme limanı olarak fayda sağlayabilir. Türkiye’den çok sayıda yazılımcının tercih ettiği İngiltere’de bir Java Geliştiricisinin günlük maaşı 300 pound’dan başlıyor. Çok tercih edilen Python dilinde geliştirme yapan bir yazılımcı ise seviyesine göre günlük 500 pound kazanmakta. Ankara Anlaşmasıyla İngiltere’de iş kurarak Amerika ve Avrupa’ya coğrafi olarak avantajlı hizmet sunmanın mümkün olduğu mevcut düzende Türk şirketlerin yurtdışına açılması da bu sayede kolaylaşıyor.
Brexit’in içinden çıkamayan İngiltere Başbakanı Theresa May, gözyaşları içinde yaptığı açıklamayla 7 Haziran'da görevi bırakacağını duyurdu. Bu durumda İngiltere güçlendirmek istediği bilişim sektörü insan kaynağı açığını kapatmak için nasıl adımlar atacak? İngiltere'de Ankara Anlaşması’yla teknoloji girişimi kurmayı düşünenleri ne gibi gelişmeler bekliyor?
Sonunda söylentiler gerçek oldu ve İngiltere'nin Demir Leydi lakaplı Margaret Thatcher’ın ardından ikinci kadın başbakanı olan Theresa May, İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılması olarak adlandırılan Brexit süreciyle ilgili parlamentoya sunduğu çeşitli formüllere destek bulamadığı için istifasını açıkladı.
Bundan 3 yıl önce 2016 yılının haziran ayında Brexit oylamasının sonrasında eski İngiltere Başbakanı David Cameron’ın 6 yıllık sürecin sonunda istifa etmişti. Bunun üzerine göreve gelen bugünkü Başbakan May, selefi Cameron gibi Brexit süreci nedeniyle haziran ayında görevi bırakacağını açıkladı. Özellikle son haftalarda iyice ayyuka çıkan istifa haberleri de böylece gerçeğe dönüşmüş oldu.
May’in istifasını açıklamasının ardından defalarca parlamentoya gelen ve bir türlü akıbeti netleşmeyen Brexit meselesi de yeni soru işaretleriyle iyice karıştı. Geçtiğimiz salı günü parlamentoda yaptığı konuşmayla ikinci referandum için oylama teklifinde bulunan May’in çabaları sonuç vermeyince 7 Haziran’da görevinden ayrılacağını gözyaşlarını tutamadığı bir konuşmayla açıkladı.
Böylece partiler arasındaki AB’den çıkış konusundaki senaryoların da bir yere varmadığı görülmüş oldu. Bugün itibariyle hem muhafazakâr hem de işçi partisinde Brexit ile ilgili görüş ayrılıkları söz konusu. Yeni sürecin belirleyicisi şüphesiz May’in yerini alacak isme bağlı. İngiltere’de yaşayan Türklerin takip ettiği Vatandas.Uk blogunda yer alan bilgilere göre İngiltere’ye Ankara Anlaşmasıyla yerleşmeyi ve iş kurmayı düşünen Türkler için May’in istifasının ayrılık anlaşması olsun ya da olmasının, her halükârda süreci uzatacağını öngörüyor. Dolayısıyla May sonrası belli olan bir şey varsa o da “belirsizlik”.
Dünyanın en önemli ilk 3 teknoloji şehrinden biri olan Londra için bu AB üyesi şirketlerle iş yapan bilişim şirketleri için yeni belirsizlikler ve olası sorunlar anlamına geliyor. Halihazırda ülkeden bu sebeple ayrılmayı düşünen teknoloji şirketlerinin oluşturacağı boşluk uzun süredir Brexit gölgesinde tartışılıyor.
AB içinde kalmak isteyen ve bu avantajı kaybetmek istemeyen girişimciler başka Avrupa Birliği ülkelerine taşınma planı yapıyorlar. Bu da genç nüfusu gibi doğum oranı da azalan İngiltere için Brexit sürecinde ülkeyi etkileme ihtimali olan bir başka sorun. Zira dünya dijital dönüşümü yaşarken İngiltere gibi bir dev, teknoloji oyununun içinde kalmak için gerekli hamleleri yapmaktan kaçınmayacaktır, gelecek adına kaçınmamalıdır. Ama bu kaçınmama kararını verecek olan da partinin başına geçecek ve dolayısıyla başbakan seçilecek kişi olacak.
Başbakanlık koltuğuna oturabilecek isimler arasında Boris Johnson ve Jeremy Hunt bulunuyor. Bu iki isimden Johnson’ın Brexit taraftarı olduğu, Hunt’ın ise AB’de kalma yönünde fikre sahip olduğu biliniyor. Brexit’in öncü isimlerinden olan Johnson’ın Türkiye ile ilgili karnesi de AB’den çıkış isteğiyle yakın olduğu iddia ediliyor. Dönemin Başbakanı David Cameron’a hitaben kaleme aldığı mektupta AB üyesi olmaya hazırlanan Türkiye’den gelecek göçü önlemenin tek yolunun Brexit olduğunu belirtmişti. Her ne kadar daha sonra Türkiye’yle ilgili bir açıklama yapmadığını belirtse partinin lideri olursa AB’den çıkış yönünde ilerleyeceği muhakkak.
Jeremy Hunt’ın göreve gelmesi durumunda ise Johnson’ın Brexit ısrarına karşı AB ile kalma konusunda ısrar etmesi bekleniyor. Ne var ki yapılan referandumun uygulanmaması ayrı, bu işlemi geri almak için yapılacak yeni bir referandum yeni sorular oluşmasına neden olabilir.
İngiltere'nin 2016 haziranında düzenlediği referandumda ayrılık yanlılarının kampanyasının ana temasını göçmen ve yabancı karşıtlığı oluşturuyordu. Ülkeye giren AB vatandaşlarının ülkeye değer katmadığı gibi uyum sağlayamadığı da tartışıldı. Ne var ki 1963'te Türkiye ile imzalanan Ankara Anlaşması (ECAA Agreement) kapsamında ülkeye gelen Türkler, Birleşik Krallık'ta istihdam oluşturdu ve çeşitli işler kurarak başarılı işlere imza attı.
Ankara Anlaşması ile ülkemizden İngiltere'ye gidenlerin sayısında son yıllarda artış yaşanıyor. Bu artış içerisinde teknoloji üzerine çalışanların ve/veya bilişim üzerine girişimde bulunanların sayısı daha da fazla. İngiltere İçişleri Bakanlığının verilerine göre bireysel olarak Ankara Anlaşmasıyla yapılan başvurular sonucu ülkeye kabul edilenler 2015 yılında 3,155’ten 2016’da 3,560’a ve 2017'de 5,205’e yükselmiş. 2018'de ise 7,607 Türk vatandaşının başvurduğu Ankara Anlaşmasında Vatandas.Uk'in verdiği bilgilere göre kabul edilen her üç başvurudan biri bilişim sektöründe faaliyet gösteriyor. İngiltere'nin teknoloji sektörüne olan bağlılığı ve bu alandaki gücünü koruma isteği yukarıdaki kabul oranlarından da anlaşılıyor.
Teknoloji sektöründe Avrupa’ya açılmak isteyenler için Brexit’in tartışmaları arasında İngiltere güvenli bir büyüme limanı olarak fayda sağlayabilir. Türkiye’den çok sayıda yazılımcının tercih ettiği İngiltere’de bir Java Geliştiricisinin günlük maaşı 300 pound’dan başlıyor. Çok tercih edilen Python dilinde geliştirme yapan bir yazılımcı ise seviyesine göre günlük 500 pound kazanmakta. Ankara Anlaşmasıyla İngiltere’de iş kurarak Amerika ve Avrupa’ya coğrafi olarak avantajlı hizmet sunmanın mümkün olduğu mevcut düzende Türk şirketlerin yurtdışına açılması da bu sayede kolaylaşıyor.
Mikro Yazılım ve Zirve Yazılım Paraşüt'ü satın aldı
Online ön muhasebe programı Paraşüt DST Teknoloji tarafından satın alındı
Küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansal operasyonlarını kolaylaştırmak amacıyla kurulan online ön muhasebe programı Paraşüt, Turkven ve Earlybird’ün danışmanlığını yaptığı fonların yatırımcısı olduğu ve içinde Mikro Yazılım ve Zirve Yazılım’ın yer aldığı DST Teknoloji tarafından satın alındı.
Mikro Yazılım ve Zirve Yazılım ile Paraşüt'ün ortak açıklamasına göre, Turkven ve Earlybird’ün danışmanlığını yaptığı fonların yatırımcısı olduğu ve içinde Türkiye’nin en büyük ikinci ve üçüncü ticari ve muhasebe iş yazılımı şirketleri olan Mikro Yazılım ve Zirve Yazılım’ın yer aldığı DST Teknoloji, online ön muhasebe programı Paraşüt’ü de bünyesine kattı.
Paraşüt, Mikro Yazılım ve Zirve Yazılım aynı çatı altında ama kendilerine ait farklı kurumsal kimlikleri, ürün aileleri ve iş modelleri ile yollarına devam edecek. Öte yandan kendi alanlarında lider konumunda olan bu 3 firmanın buluşması inovasyon alanında da iş birliği yaparak, yeni ürün ve hizmetler sunacakları anlamına geliyor.
Paraşüt’ün yatırımcıları arasında Revo Capital, DCP, 500 Startups ve Ribbit Capital bulunuyordu. İşlemlerin tamamlanması için Rekabet Kurumu’nun onayı bekleniyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Paraşüt Kurucu Ortağı ve Üst Yöneticisi (CEO) Sean Yu konuya ilişkin şunları kaydetti:
"Mikro ve Zirve’nin kendi alanlarındaki tecrübesini Paraşüt’ün dinamizmi ile birleştirerek, KOBİ’lere ön muhasebe ve e-servislerde bütüncül ve benzersiz teknoloji çözümleri sunacağız. Bulut teknolojisi ve hizmet olarak yazılım (SaaS) alanlarındaki tecrübemiz ve 11 bini aşkın müşterimiz ile Paraşüt’ün bu grup için yeni bir açılım yaratacağına inanıyoruz.
Bu nedenle bu güç birliğini, Türkiye ekonomisinin kalbi KOBİ’lerin rekabet gücünü gerçek anlamda artıracak ve onları çok daha ileri bir konuma taşıyacak tarihi bir adım olarak görüyoruz. KOBİ’ler için dijitalleşmede yeni bir dönem başlıyor. Paraşüt olarak biz de önümüzdeki dönemde; iş ortaklarımız, çalışanlarımız ve müşterilerimiz ile birlikte büyümeye daha da güçlü bir şekilde devam edeceğiz.”
Mikro Yazılım ve Zirve Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı E. Göktekin Dinçerler ise Paraşüt satın almasıyla birlikte üç öncü firmanın aynı çatı altında toplandığını belirterek, “Üç yenilikçi ve müşteri odaklı firmanın birlikte çalışmasıyla önümüzdeki dönemde Türkiye’de ilk olacak birçok yeniliği hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Tüm bu yenilikler KOBİ’lerimizin daha rekabetçi ve daha verimli çalışmalarına olanak sağlayacaktır. Bu süreçte eskiden olduğu gibi iş ortaklarımız ve müşterilerimizle yakın çalışmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Revo Capital Yönetici Ortağı Cenk Bayrakdar, şunları kaydetti:
“İlk B2B yatırımımız olan Paraşüt’ün portföy şirketlerimizden olmasından dolayı gurur duyuyoruz. Bütün Paraşüt ekibini gönülden kutluyorum. Paraşüt ile stratejik iş geliştirme, kurumsal işbirlikleri gibi birçok alanda çok yakın çalıştık. Bu başarının tesadüf olmayıp sonuna kadar hakedilmiş olduğunu biliyoruz. Kuruluşumuzda B2B alanını ana odak olarak belirleyen ilk fon olmuştuk. Bunun doğru bir tercih olduğunu aynı hafta içinde imzaladığımız iki satın alma ve yatırımlarımızın büyüme hızı göstermekte. Şu an kurmakta olduğumuz ikinci fonumuz ile uluslararası yatırımcılarla beraber bölgedeki yatırımlarımızı çoğaltmayı hedefliyoruz.”
DCP Yönetici Ortağı Haluk Zontul ise “Paraşüt, Türkiye gibi dinamik bir ekonomide start-up’ların gerçekleştirebileceklerine ilham veren başarılı bir örnek. DCP olarak bu sıra dışı yolculuğun parçası olmaktan çok mutlu olduk. 2015 yılında kurulan fonumuzun ilk çıkışı olan Paraşüt’ün satın alınması, bizleri benzer başarı hikayeleri sağlayabilecek girişimlere yatırıma devam etmek konusunda cesaretlendiriyor. Kurmakta olduğumuz ve deep-tech yatırımları hedeflediğimiz fonumuz ile benzer başarı hikayelerinin artmasını amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansal operasyonlarını kolaylaştırmak amacıyla kurulan online ön muhasebe programı Paraşüt, Turkven ve Earlybird’ün danışmanlığını yaptığı fonların yatırımcısı olduğu ve içinde Mikro Yazılım ve Zirve Yazılım’ın yer aldığı DST Teknoloji tarafından satın alındı.
Mikro Yazılım ve Zirve Yazılım ile Paraşüt'ün ortak açıklamasına göre, Turkven ve Earlybird’ün danışmanlığını yaptığı fonların yatırımcısı olduğu ve içinde Türkiye’nin en büyük ikinci ve üçüncü ticari ve muhasebe iş yazılımı şirketleri olan Mikro Yazılım ve Zirve Yazılım’ın yer aldığı DST Teknoloji, online ön muhasebe programı Paraşüt’ü de bünyesine kattı.
Paraşüt, Mikro Yazılım ve Zirve Yazılım aynı çatı altında ama kendilerine ait farklı kurumsal kimlikleri, ürün aileleri ve iş modelleri ile yollarına devam edecek. Öte yandan kendi alanlarında lider konumunda olan bu 3 firmanın buluşması inovasyon alanında da iş birliği yaparak, yeni ürün ve hizmetler sunacakları anlamına geliyor.
Paraşüt’ün yatırımcıları arasında Revo Capital, DCP, 500 Startups ve Ribbit Capital bulunuyordu. İşlemlerin tamamlanması için Rekabet Kurumu’nun onayı bekleniyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Paraşüt Kurucu Ortağı ve Üst Yöneticisi (CEO) Sean Yu konuya ilişkin şunları kaydetti:
"Mikro ve Zirve’nin kendi alanlarındaki tecrübesini Paraşüt’ün dinamizmi ile birleştirerek, KOBİ’lere ön muhasebe ve e-servislerde bütüncül ve benzersiz teknoloji çözümleri sunacağız. Bulut teknolojisi ve hizmet olarak yazılım (SaaS) alanlarındaki tecrübemiz ve 11 bini aşkın müşterimiz ile Paraşüt’ün bu grup için yeni bir açılım yaratacağına inanıyoruz.
Bu nedenle bu güç birliğini, Türkiye ekonomisinin kalbi KOBİ’lerin rekabet gücünü gerçek anlamda artıracak ve onları çok daha ileri bir konuma taşıyacak tarihi bir adım olarak görüyoruz. KOBİ’ler için dijitalleşmede yeni bir dönem başlıyor. Paraşüt olarak biz de önümüzdeki dönemde; iş ortaklarımız, çalışanlarımız ve müşterilerimiz ile birlikte büyümeye daha da güçlü bir şekilde devam edeceğiz.”
Mikro Yazılım ve Zirve Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı E. Göktekin Dinçerler ise Paraşüt satın almasıyla birlikte üç öncü firmanın aynı çatı altında toplandığını belirterek, “Üç yenilikçi ve müşteri odaklı firmanın birlikte çalışmasıyla önümüzdeki dönemde Türkiye’de ilk olacak birçok yeniliği hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Tüm bu yenilikler KOBİ’lerimizin daha rekabetçi ve daha verimli çalışmalarına olanak sağlayacaktır. Bu süreçte eskiden olduğu gibi iş ortaklarımız ve müşterilerimizle yakın çalışmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Revo Capital Yönetici Ortağı Cenk Bayrakdar, şunları kaydetti:
“İlk B2B yatırımımız olan Paraşüt’ün portföy şirketlerimizden olmasından dolayı gurur duyuyoruz. Bütün Paraşüt ekibini gönülden kutluyorum. Paraşüt ile stratejik iş geliştirme, kurumsal işbirlikleri gibi birçok alanda çok yakın çalıştık. Bu başarının tesadüf olmayıp sonuna kadar hakedilmiş olduğunu biliyoruz. Kuruluşumuzda B2B alanını ana odak olarak belirleyen ilk fon olmuştuk. Bunun doğru bir tercih olduğunu aynı hafta içinde imzaladığımız iki satın alma ve yatırımlarımızın büyüme hızı göstermekte. Şu an kurmakta olduğumuz ikinci fonumuz ile uluslararası yatırımcılarla beraber bölgedeki yatırımlarımızı çoğaltmayı hedefliyoruz.”
DCP Yönetici Ortağı Haluk Zontul ise “Paraşüt, Türkiye gibi dinamik bir ekonomide start-up’ların gerçekleştirebileceklerine ilham veren başarılı bir örnek. DCP olarak bu sıra dışı yolculuğun parçası olmaktan çok mutlu olduk. 2015 yılında kurulan fonumuzun ilk çıkışı olan Paraşüt’ün satın alınması, bizleri benzer başarı hikayeleri sağlayabilecek girişimlere yatırıma devam etmek konusunda cesaretlendiriyor. Kurmakta olduğumuz ve deep-tech yatırımları hedeflediğimiz fonumuz ile benzer başarı hikayelerinin artmasını amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı.
12 Mayıs 2019 Pazar
Türk Milli Klavye Takımı, dünya şampiyonu oldu
Uluslararası Bilgi İşlem ve İletişim Federasyonu tarafından düzenlenen Dünya İnternet Klavye Şampiyonası'nda Türk Milli Takımı, 4 şampiyonluk, 4 ikincilik ve 4 üçüncülük alarak takım sıralamasında dünya şampiyonluğunu kazandı
Türk Milli Takımı, Dünya İnternet Klavye Şampiyonası'nda 4 şampiyonluk, 4 ikincilik ve 4 üçüncülük alarak takım sıralamasında dünya şampiyonu oldu.
Uluslararası Bilgi İşlem ve İletişim Federasyonu (Intersteno) Türkiye Temsilciliği ve Intersteno Türk Grubu Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Birleşmiş Milletler'e bağlı Intersteno tarafından düzenlenen ve dünya genelinde 10 binlerce yarışçı elemeleri sonucunda yapılan Dünya İnternet Klavye Şampiyonası sonuçlandı.
Finallerde derece alabilen bin 243 yarışçı arasında Türk Milli Takımı, 4 şampiyonluk, 4 ikincilik ve 4 üçüncülük alarak takım sıralamasında bu yıl da dünya şampiyonluğunu kazandı.
Anadil ve çok dilli (17 dil) ayrımıyla iki yarış türünde ve 4 yaş kategorisi ile yapılan 8 yarıştaki en iyi üçer yarışçıya verilen 24 madalyanın 12'sini Türk yarışmacılar kazanarak takım halinde de dünya şampiyonu oldu.
Diğer 12 madalyayı Japonya, Çekya, İtalya ve Arjantin kazandı.
Türk Milli Takımı, 13-20 Temmuz'da İtalya'nın Caglari şehrinde yapılacak Dünya Bilgisayar Klavye Şampiyonası'na katılacak.
Türk Milli Takımı, Dünya İnternet Klavye Şampiyonası'nda 4 şampiyonluk, 4 ikincilik ve 4 üçüncülük alarak takım sıralamasında dünya şampiyonu oldu.
Uluslararası Bilgi İşlem ve İletişim Federasyonu (Intersteno) Türkiye Temsilciliği ve Intersteno Türk Grubu Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Birleşmiş Milletler'e bağlı Intersteno tarafından düzenlenen ve dünya genelinde 10 binlerce yarışçı elemeleri sonucunda yapılan Dünya İnternet Klavye Şampiyonası sonuçlandı.
Finallerde derece alabilen bin 243 yarışçı arasında Türk Milli Takımı, 4 şampiyonluk, 4 ikincilik ve 4 üçüncülük alarak takım sıralamasında bu yıl da dünya şampiyonluğunu kazandı.
Anadil ve çok dilli (17 dil) ayrımıyla iki yarış türünde ve 4 yaş kategorisi ile yapılan 8 yarıştaki en iyi üçer yarışçıya verilen 24 madalyanın 12'sini Türk yarışmacılar kazanarak takım halinde de dünya şampiyonu oldu.
Diğer 12 madalyayı Japonya, Çekya, İtalya ve Arjantin kazandı.
Türk Milli Takımı, 13-20 Temmuz'da İtalya'nın Caglari şehrinde yapılacak Dünya Bilgisayar Klavye Şampiyonası'na katılacak.
3 Mayıs 2019 Cuma
TÜSİAD Sanayide Dijital Dönüşüm Günleri'nin altıncısı 7 Mayıs'ta
'Üretim yönetimi' temasıyla gerçekleştirecek TÜSİAD Sanayide Dijital Dönüşüm Günleri'nin altıncısında dijital dönüşüm yol haritasının hazırlanması ve dijital teknolojilerin üretim sistemlerine entegre edilmesi konularında başarılı örnekler sunulacak.
TÜSİAD Sanayide Dijital Dönüşüm Günleri'nin altıncısını 'Üretim yönetimi' konusu ile 7 Mayıs Salı günü 9:30 - 12:30 saatleri arasında TÜSİAD Genel Merkezi'nde gerçekleştirecek. Etkinlikte dijital dönüşüm yol haritasının hazırlanması, dijital teknolojilerin üretim sistemlerine entegre edilmesi konularında başarılı örnekler şirketler tarafından sunulacak.
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Sanayi Politikaları Yuvarlak Masa Lideri Bahadır Balkır toplantının hoşgeldiniz konuşmasını yapacak. Toplantının açılış konuşması ise TÜSİAD Yönetim
Kurulu Başkanı Simone Kaslowski tarafından gerçekleştirilecek.
Konuşmaların ardından TÜSİAD Sanayide Dönüşüm Çalışma Grubu Başkanı Oğuzhan Öztürk üretim yönetimi üzerine bir sunum gerçekleştirecek. Teknoloji kullanıcısı ve teknoloji tedarikçisi şirketlerin birlikte ürettikleri çözümlerin sunulacağı etkinlikte şirketlerin süreç boyunca yaşadıkları deneyim ve bilgi birikimi paylaşılacak.
TÜSİAD Sanayide Dijital Dönüşüm Günleri'nin altıncısını 'Üretim yönetimi' konusu ile 7 Mayıs Salı günü 9:30 - 12:30 saatleri arasında TÜSİAD Genel Merkezi'nde gerçekleştirecek. Etkinlikte dijital dönüşüm yol haritasının hazırlanması, dijital teknolojilerin üretim sistemlerine entegre edilmesi konularında başarılı örnekler şirketler tarafından sunulacak.
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Sanayi Politikaları Yuvarlak Masa Lideri Bahadır Balkır toplantının hoşgeldiniz konuşmasını yapacak. Toplantının açılış konuşması ise TÜSİAD Yönetim
Kurulu Başkanı Simone Kaslowski tarafından gerçekleştirilecek.
Konuşmaların ardından TÜSİAD Sanayide Dönüşüm Çalışma Grubu Başkanı Oğuzhan Öztürk üretim yönetimi üzerine bir sunum gerçekleştirecek. Teknoloji kullanıcısı ve teknoloji tedarikçisi şirketlerin birlikte ürettikleri çözümlerin sunulacağı etkinlikte şirketlerin süreç boyunca yaşadıkları deneyim ve bilgi birikimi paylaşılacak.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

