22 Şubat 2019 Cuma

Teknoloji Zirvesi için geri sayım başladı

Gelenekselleşen Microsoft Teknoloji Zirvesi’nin 6’ncısı bu yıl 7 Mart’ta İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek


Microsoft Türkiye, yüzlerce işletmeyi ve binlerce katılımcıyı 7 Mart Perşembe günü İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan 6. Microsoft Teknoloji Zirvesi’nde bir araya getirmeye hazırlanıyor.

Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilecek zirvede Türkiye’den müşteri başarı hikâyeleri, sürpriz misafir konuşmacılar, Microsoft yöneticileri ile iş ortaklarının sunumları ve uçtan uca bulut tabanlı akıllı iş çözüm örnekleri zirve katılımcılarıyla buluşacak.

Zirvede yer alacak konuşmacılar arasında Ford Otosan CEO’su Haydar Yenigün, Garanti Bankası CEO’su Ali Fuat Erbil, TAV Havalimanları Holding İcra Kurulu Başkanı Dr. Eng. M. Sani Şener ve Teknoloji-Trend Yazarı Serdar Kuzuloğlu bulunuyor.

Dijital dönüşüm, siber güvenlik, akıllı bulut, yapay zekâ, blockchain ve sanal gerçeklikalanlarında en yeni gelişmeleri uzmanlardan dinleyecek olan katılımcılar, Microsoft Teknoloji Deneyim Merkezi’nde ise bu teknolojileri deneyimleme fırsatına kavuşacak. Ayrıca farklı sektörlerdeki dijital eğilimler, dünya ve Türkiye pazarına yönelik teknolojik gelişmeler ile iş çözümlerini barındıran Sektörel Çözümler Demo Alanı da, zirve kapsamında katılımcıların deneyimine sunulacak.

Türkiye’nin öncü firmalarının kendi alanlarında dijital dönüşüme bakış açılarını değerlendirip deneyimlerini paylaşacağı zirvede perakende, üretim, finans sektörlerindeki kurumsal başarı hikâyelerinin yanı sıra akıllı iş uygulamaları, uygulama geliştirme ve altyapı teknolojileri, yapay zekâ ve veri teknolojileri, dijital işyeri ve siber güvenlik de ele alınacak temel konular arasında yer alıyor.

Datamarket’in ana sponsorluğunda gerçekleştirilecek olan ve her yıl yaklaşık 3 bin katılımcıyı
ağırlayan etkinlik 7 Mart’ta tüm gün sürecek.


İngiliz Parlamentosu'ndan Facebook'a: Dijital gangster

İngiltere Parlamentosu'nda hazırlanan dezenformasyon ve yalan haberle ilgili raporda Facebook için "Dijital gangster gibi davranıyor" ifadesi yer aldı


İngiltere Parlamentosu Dijital, Kültür, Medya ve Spor Komitesi'nin dezenformasyon ve sahte haber ile ilgili hazırladığı raporda, dünyanın en büyük sosyal medya platformu Facebook, gizlilik ve rekabet kurallarını kasıtlı olarak çiğnemekle suçlandı. Raporda Facebook için "Dijital gangster gibi davranıyor" denildi.

108 sayfalık raporda Facebook'un kullanıcıların verilerini kâr amaçlı sattığı, sosyal medya platformunun çok daha katı bir düzenlemeye tabi tutulması gerektiği vurgulandı.

Komite'nin bir yıldan uzun süren çalışması sonucu ortaya çıkan raporda, şirkete ağır eleştiriler getirildi:

"Facebook, kârı veri güvenliğine tercih etmeyi sürdürüyor. Kullanıcı bilgilerinden kazanç elde etmek için risk alıyor. Bizce çok açık ki Facebook sadece ciddi güvenlik açıkları kamuoyunda duyulunca önlem alıyor" denildi.

Geçen yıl Facebook'un 50 milyon kullanıcı profiline ait verileri Cambridge Analytica şirketi ile paylaştığı ve bu bilgilerin şirket tarafından usulsüz kullanıldığı ortaya çıkmıştı. İngiliz şirket, kişisel verileri 2016 ABD başkanlık seçimlerini etkilemek için kullanmakla suçlanmıştı.

'Demokrasiyi riske atıyor'

Facebook'un sahte ve manipülatif haberlerin platformda yayılmasını engellemek için acil eyleme geçmesi gerektiği belirtilen raporda, "Yabancı güçlerin yaydığı gerçek dışı hikayeler İngiltere demokrasisini riske atıyor" ifadesi kullanıldı.

İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Tom Watson da "Parlamenter demokrasimiz çok az kişi tarafından, Zuckerberg'in yaptığı şekilde hakir görülmüştür. Ülkemizin geçtiği şu zor dönemde tüm renkten siyasilerin ayın fikirde olduğu bir konu varsa o da Zuckerberg'i ve Facebook'u hizaya getirmektir" dedi.

'Düzenleyici kurul' önerisi

İngiltere Parlamentosu Dijital, Kültür, Medya ve Spor Komitesi'nin raporunda Facebook'un sıkı düzenlemelerle kontrol edilmesi gerektiği belirtildi ve "Sosyal medya şirketleri sadece bir 'platform' olduklarını iddia ederek sitelerindeki içeriği düzenleme sorumluluğu yokmuş gibi davranamaz" denildi.

Zorunlu mesleki ahlak ilkelerini de içeren yeni kapsamlı düzenleme yapılması gerektiği belirtilen raporda, sosyal medya şirketlerine karşı yasal kovuşturma başlatabilecek ve kullanıcı bilgilerini paylaşmaya zorlayacak bağımsız bir düzenleyici kurul kurulması önerildi.

Raporda örnek olarak Almanya'da geçen yıl kabul edilen yasa gösterildi. Ocak 2018'de kabul edilen yasaya göre teknoloji şirketleri platrformlarında nefret söylemi içeren içerikleri 24 saat içinde kaldırmazsa 20 milyon euroya varan cezalar ödemek zorunda. Raporda bu yasanın sonucu olarak Facebook'un her altı moderatöründen birinin Almanya'da çalıştığı belirtildi.

Raporda seçim kanunlarının da güncelliğini yitirdiği ve "düşman güçlerin manipülasyonuna açık olduğu" kaydedildi.

Dezenformasyonun da Facebook üzerinden değil, Twitter gibi sosyal medya platformlarından yayıldığına dikkat çekildi.

Komite Başkanı Damien Collins, "Siyasi iletişimin şeffaflığı ile ilgili bazı kuralların sosyal medyada da gerçek hayatta olduğu gibi işlemesini sağlayacak reformlar yapmalıyız" dedi.

"Rekabet kurallarını hiçe saydı"

Raporda Facebook piyasadaki hakimiyetini rakiplerini ezmek, bu şirketlerin Facebook ve iştirakleriyle rekabet edememesi için sistemlerini bu şirketlere kapatmak ve kullanıcılara ulaşmak için Facebook'a muhtaç olan küçük şirketlere karşı "zorbalık" yapmakla suçlandı.

"Facebook gibi şirketlerin kendilerini hukuktan üstün görerek, online dünyada dijital gansgterler gibi davranmalarına izin verilmemeli" uyarısı yapıldı.

Zuckerberg şahsen eleştirildi

Raporda Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg de şahsen eleştirildi.

Komite Başkanı Damien Collins, "Mark Zuckerberg, dünyanın en büyük şirketlerinden birinin tepesinde oturan bir isim olarak, gerekli liderliği ve sorumluluğu gösteremiyor" dedi.

Raporu hazırlayan milletvekilleri Zuckerberg'in ifade vermesi için çağrıldığı İngiltere'ye gelmemesine de tepki gösterildi.

Collins, "Zuckerberg, İngiltere Parlamentosu'na karşı sorumlu olduğuna inanmasa da, dünyada milyarlarca kullanıcısına karşı sorumluluğu var" denildi.

Facebook: Anlamlı düzenlemelere açığız

Facebook ise raporu olumlu karşıladı.

Şirketin Kamu Politikaları Müdürü Karim Palant "Anlamlı düzenlemelere açığız ve komitenin seçim kanunu reformu konusundaki önerilerini destekliyoruz" dedi.

Karim Palant, "Halihazırda büyük değişiklikler yaptık. Facebook'taki her siyasi reklam onaydan geçmeli, parasını kimin verdiğini beyan etmeli. Ardından bu reklamlar 7 yıl boyunca arşivde kalıyor" dedi.

Palant bir yıl öncesine göre çok yol kat etmiş olmalarına rağmen daha yapmaları gereken çok şey olduğunu belirtti. 30 bin kişilik bir ekiple, kullanıcıları istismar etmeye yönelik içerikle mücadele ettiklerini ve sorunu çözmek için yapay zekaya yatırım yaptıklarını da ekledi.

(BBC Türkçe)

Türk Telekom'dan yapay zekalı çözüm

Türk Telekom, yüzde yüz yerli yeni nesil dijital müşteri iletişim platformu JetFix’i kurumların kullanımına sundu


Türk Telekom, yüzde yüz yerli yeni nesil dijital müşteri iletişim platformu JetFix’i kurumların kullanımına sundu. Platform, kurumlara sunduğu Livechat, Chatbot ve Omnichannel ürünleri ile kurumların müşteri ilişkileri yönetimlerini daha hızlı ve verimli yapmalarına imkân sağlıyor. Türkiye’nin lider bilgi ve iletişim teknolojileri şirketlerinden Türk Telekom, kurumlar için tamamen yerli, yeni nesil dijital müşteri iletişim platformu JetFix’i hayata geçirdi.

Kurumların müşterileri ile gerçekleştirdikleri iletişim süreçlerini iyileştirmeyi zaman, maliyet ve yönetim gibi alanlarda firmalara destek olmayı hedefleyen şirket, JetFix’i 3 ana ürünle kurumlarla buluşturuyor. JetFix’in Livechat ürünü ile kurumlara canlı mesajlaşma ve aynı anda çoklu müşteri görüşmesi imkânı sağlanırken, Chatbot ürünü ile sanal asistan üzerinden 7-24 mesajlaşma sunuluyor. Ayrıca, Omnichannel (çoklu kanal yönetimi) ürünü ile kurumlar özellikle sosyal medya ve e-mail kanallarından gelen talep, bilgi, öneri gibi tüm geri bildirimlerine daha hızlı ve verimli yanıt verebiliyorlar. Türk Telekom Strateji, Planlama ve İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Fırat Yaman Er, "Türk Telekom olarak, mükemmel müşteri deneyimi ve geniş ürün çeşitliliği yaklaşımımız kapsamında şimdi de kurumlara JetFix ile destek veriyoruz. Bu yeni platformumuz ile firmalar için müşteri iletişim kanallarını tekilleştiriyoruz. Böylece kurumların faaliyet giderlerini azaltıyor, güvenli ve hızlı bir şekilde müşteri hizmetleri sunabilmelerine imkân sağlıyoruz" dedi.

Türk Telekom’dan yapay zekâ tabanlı çözüm

Yapılan bilgilendirmede JetFix’in yapay zekâ tabanlı çözümü Chatbot doğal dil işleme (NLP) ve kendini sürekli geliştirebilme özelliği sayesinde Türkçe cümleleri kolaylıkla anlıyor ve müşteri ile iletişim halindeyken konuşma diline uygun cevaplar verebiliyor. Chatbot, ayrıca, kurumların talep ettikleri çeşitli platformlarla entegre bir şekilde çalışarak kurumların müşterileriyle gerçekleştirdikleri iletişim deneyimini üst seviyelere çıkarıyor.

17 Şubat 2019 Pazar

İsviçre'den bilgisayar korsanlarına çağrı: Bizi hackleyin para verelim

İsviçre hükümeti, elektronik oy kullanma sistemini ele geçirecek olan bilgisayar korsanlarını 150 bin euro parayla ödüllendirecek.


İsviçre hükümeti, elektronik oy kullanma sistemini hackleyebilecek korsanlara 150 bin İsviçre Frangı (132 bin euro) para ödülü verecek.

Hükümet ayrıca, yeni nesil e-oylama sistemindeki kırılganlıkları tespit edebilen korsanlara 44 bin euroya kadar ödül vaadinde bulundu.

Söz konusu kırılganlıklara oyların manipülesi, gizliliğin ihlali ve dışarıdan müdahaleler de dahil.

Örneğin hackerlar oyları tespit edilemeyecek şekilde değiştirmek için 30 bin ile 50 bin İsviçre Frangı (44 bin euro) arasında değişen ücret alabilecek.

Oyları güvenilir bir denetçinin tespit edebileceği şekilde değiştiren korsan ise 17 bin 600 euro ödülün sahibi olacak.

"Kamu Müdahalesi Testi" olarak adlandırılan seçim simulasyonu, 25 Şubat - 24 Mart arasında gerçekleştirilecek. Yetkililer, kendine güvenen gönüllü korsanları https://onlinevote-pit.ch web sitesinde kayıt olmaya davet etti.

Ödülün miktarı her korsanının müdahalesinin seviyesine bağlı olarak değişiklik gösterecek. İsviçre makamları, söz konusu çağrı ile elektronik oylama sisteminin güvenliğini test etmeyi amaçlıyor.

Seçmen gizliliğini ihlal etme yollarını çözen, sunuculara sızan veya izlenemeyen uygulamaları açığa çıkaran korsanlara ise daha düşük miktarlarda para ödülü verilecek.

İsviçre'de e-oylama - veya internet üzerinden oy kullanma, 26 kantonun 15'inde 2004 yılından bu yana uygulanıyor. Ancak sistem şu anda sadece üç kantonda düzenli olarak kullanılabiliyor.

Kamuda e-fatura dönemi

Kamu kurumları kendi aralarında ve özel sektörle yaptıkları işlemlerde 1 Mart'tan itibaren e-fatura kullanacak.
Merkezi yönetime bağlı harcama birimleri, 1 Mart'tan itibaren elektronik fatura kullanmaya başlayacak.

AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, Hazine ve Maliye Bakanlığınca, iş süreçlerinde elektronik belge kullanılmasına yönelik çalışmalarda yeni bir adım daha atıldı. Kamu harcama süreçlerinde e-fatura kullanımı için gerekli altyapı tamamlandı.

e-fatura uygulamasıyla kamudan kamuya ve özel sektörden kamuya kesilen faturalar elektronik ortamda ve standart bir formda harcama süreçlerine dahil edilecek.

1 Mart'tan itibaren, kayıtlı yaklaşık 100 bin e-fatura mükellefi, 218 kamu idaresine bağlı yaklaşık 60 bin harcama birimi adına e-fatura gönderebilecek.

Mevcut e-fatura kullanıcılarının kamuya tamamen bu şekilde fatura göndermesi durumunda, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin faturaya bağlı harcamalarının yüzde 75'ten fazlası elektronik belge ortamına taşınmış olacak.

Sistemde bulunan elektronik teyitleşme imkanı sayesinde, aboneliğe bağlı ödemeler çerçevesinde kamuya düzenli olarak çok sayıda fatura düzenleyen mükelleflerin iş süreçlerinin de daha hızlı ve daha az maliyetle yerine getirilmesi sağlanacak.

Yeni uygulamayla mali işlem süreçlerinde otomatik kontrol mekanizmaları işletilebilecek, kamu harcama ve muhasebe süreçleri otomatize edilerek, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımıyla ekonomi ve maliye politikalarının belirlenmesinde karar vericilere detaylı veri üretimi sağlanacak.

Bu yolla kağıda dayalı ve ıslak imzalı olarak yürütülen kamu mali süreçlerindeki bürokrasi ve kırtasiyecilik azaltılacak, emek ve zamandan da tasarruf elde edilecek.

Ülkenin dijital dönüşümüne katkı

Kamudaki e-fatura uygulaması, ülkede yerli ve milli yazılım teknolojilerinin gelişimini destekleyerek bu konudaki dışa bağımlılığı azaltmayı hedefleyen Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi Projesi kapsamında hayata geçirildi. Proje kapsamında gerçekleştirilen inovatif çalışmalarda şu ana kadar tamamen açık kaynak kodlu yazılımlar kullanılarak geliştirilen Yeni Devlet Muhasebesi Bilişim Sistemi ile Yeni Harcama Yönetim Sistemi merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerince kullanılmaya başlandı. Kamu mali yönetimi açısından yapısal bir reform niteliğindeki projenin ülkenin dijital dönüşüm sürecine de katkı sağlaması hedefleniyor.

Bir 'oyun' ile başladı, ASELSAN ortak oldu!

Yazılım ve ileri teknoloji çözümler ortaya koyan Türk şirketleri yurt içinde ve dışında ilgi görüyor. Küçük adımlarla yola çıkan BİTES Savunma, Havacılık ve Uzay Teknolojileri, zaman içerisinde ortaya koyduğu rekabetçi, nitelikli büyüme ve inovatif çözümler üretme performansıyla ASELSAN'ın iştirakleri arasına katıldı.

http://www.teknolojigundem.com/foto-galeri/bir-oyun-ile-basladi-aselsan-ortak-oldu-galeri/1387890

10 Şubat 2019 Pazar

Savunma Sanayii Başkanı Demir geleceği tarif etti

İsmail Demir: Artık giderek insansız sistemlerin hayatımıza daha çok girdiği, birbirine bağlı, birbiriyle konuşan insan-makine sistem entegrasyon girişiminin arttığı bir dünyaya doğru gidiyoruz.


Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından Bolu Dağı'nda bir otelde düzenlenen "Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi Sektör Zirvesi"nin kapanışında konuşan Demir, günümüzde dünya ölçeğinde siber güvenliğin önemli olduğunu söyledi.

Siber güvenliğin öneminin artacağına işaret eden Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, "Artık giderek insansız sistemlerin hayatımıza daha çok girdiği, birbirine bağlı, birbiriyle konuşan insan-makine sistem entegrasyonun girişiminin arttığı bir dünyaya doğru gidiyoruz. Bu dünyanın temel unsurları olan donanım, yazılım, akıl ve düşünme yöntemlerinin kurgulanması gerekiyor." diye konuştu.

Demir, yolun başında olduklarını belirterek, ülkenin milli güvenlik unsurları, emniyeti, ticari güvenliği, geleceği açısından çalışmalarla farkındalığın sağlanması ve tedbirlerin alınması gerektiğini kaydetti.

Siber güvenlik kümelenmesinin, bir sivil hareket olarak firmalar bazında bir hareket olarak başlatıldığını aktaran Demir, şöyle devam etti:

"Tabii ki devlet zirvesinde bilişim alanında, siber güvenlik alanında çeşitli kurumlarımız yetkilendirilmiş durumda. Siber güvenlik yapılanmaları içinde kendi kendine yeten bir ülke olmamız en büyük hedeflerimizden birisi. Sektörde yerli ve milli kapasitenin oluşturulması amacımız da şu anda çarklar dönerken, bu dünya devam ederken halihazırda uzun süredir belirli sistemlerle, donanımlarla, yazılımlarla dışa bağımlı olduğumuz bir yapıya yeniden şekil verme zorunluluğunun farkındayız. Sizlerin hem rekabet unsuru olarak hem de çeşitli teknoloji konularında desteklenmeye ihtiyacınız olduğunun farkındayız."

Demir, kamu, akademi ve iş dünyası arasında köprüler kuracak iş birliklerinin ve insan sermayesiyle ilgili yatırımların, refahın çok daha geniş kitlelere yayılması ve çok daha müreffeh bir toplum oluşturulmasına zemin olacağına inandıklarını dile getirerek, ülkenin dünyaya birçok teknolojik alanda liderlik edeceği konuma hazırlanması gerektiğini söyledi.

Siber güvenlik alanında faaliyet gösteren 100'e yakın firmanın iştirak ettiği, 40'a yakın üniversitenin öğrenci kulüpleriyle desteklediği kümelenmede, siber güvenlik altyapılarında kendi kendine yeten bir ülke olunması gayesiyle sektörde yerli/milli teknoloji kapasitesinin oluşturulması, yurt içi ve yurt dışı pazara erişim mekanizmalarının kurulması, sektörel iş birliği ve ihtiyaç duyulan insan kaynağının geliştirilmesi kapsamında çalışmaların devam ettiğini anlattı.

Demir, bu kapsamda fikirler üreterek firmaları pazara hazır girişimlerde konumlandırmak amacıyla Siber Güvenlik Fikir/Girişimcilik Yarışması ile yeni girişim ve küçük şirketlerin büyük şirketlerle bağlantılar kurması için KOBİ-İnovasyon Yarışması çalışmaların ve insan kaynağı yetiştirmeye yönelik faaliyetlerin sürdüğünü bildirdi.

Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Demir, şunları kaydetti:

"Siber güvenlik zirvesi, bizim önderlik yaptığımız siber güvenlik kümelenmesi ki Türkiye'de siber güvenlik alanında çalışan firmalarımızın bir araya getirildiği bir kümelenme. Aslında bütün dünyada giderek önemi ve farkındalığı artan bu konuda Türkiye'nin de sinerji doğuracak katkıda bulunacak hiçbir kuruluş ve şirketin dışarıda bırakılmadığı bir yapıyla bu alanda söz sahibi olması gerekiyor."

"Türkiye, yerli ve milli sistemlerle donatılmış durumda"
İletişim ve siber güvenlikle ilgili yerli ve milli sistemlere değinen Demir, "Türkiye'de kullanılan tüm ürünlerin, ülkenin kendi bilişim, iletişim ve siber güvenlik altyapısının ve kullanım alanlarının emniyetli, yerli ve milli sistemlerle donatılmış olması, bu anlamda şirketlerimizin ve kamu kuruluşlarımızın yerli üretimi, yazılımı ve donanımı destekleyerek bu anlamda Türkiye'nin bir bakımda güvenliğini sağlamaları önemli." dedi.

Demir, terör örgütlerinin siber saldırılarıyla ilgili olarak da dünya genelinde bu tür tedbirlerle ilgili çalışmaların devam ettiğini belirterek, "Hiçbir ülke 'Ben tamamen emniyetteyim.' diyemiyor. Bunu sağlamak üzere de sürekli uyanık olmanız, sürekli çalışma yapmanız ve sürekli olarak bu konuda dünyadaki gelişmeleri takip edip tehditleri fark edip tedbir almanız gerekiyor. Bu devam eden bir süreç. Bugün 'Her şey olup bitti, tamamen emniyetteyiz.' demek hiçbir ülke açısından söz konusu değil çünkü tehditler sürekli değişiyor. Ortam ve teknoloji sürekli değişiyor." ifadelerini kullandı.

Zirveye, Dijital Dönüşüm Ofis Başkanı Ali Taha Koç, dijital sektör ve yazılım firmalarının temsilcilerinden 120 kişi katıldı.

Zirvenin sonunda, "Siber Güvenlikte En Fazla Nitelikli İstihdam Ödülü", "Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi Faaliyetlerine Katılım Ödülü", "Siber Güvenlik Kümelenmesi Eğitime Destek Ödülü" ve "Yılın Parlayan Yıldızları Ödülü", Demir ve Koç tarafından sektör ve yazlım firması temsilcilerine takdim edildi.


Kimlik kartlarında yeni dönem!

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’nin koordinasyonunda 82 milyon vatandaşın kimliğine, “Elektronik sertifika” yükleme çalışması resmen başlatılıyor. Artık birçok alanda TC Kimlik Kartı’nın kullanımı sağlanacak.
Başkanlığını Ali Taha Koç’un yaptığı Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’nin bir süredir çalışmalarını sürdürdüğü kimlik kartlarında elektronik sertifika yükleme çalışmasında sona gelindi. Uluslararası standartlarda elektronik imza alt yapısına sahip olan kimlik kartlarının bu işlevleri yeni sistemle aktif hale getirilecek. Her türlü elektronik imza işlemi, kimlik kartı kullanılarak yapılabilecek. Elektronik ortamda imza gerektiren her türlü işlem evden çıkmadan internet üzerinden gerçekleştirebilecek.

82 milyona yüklenecek

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından hazırlanan rapora göre, Eylül 2018 itibarıyla 3 milyon elektronik ve 535 bin mobil imza olmak üzere toplam 3 milyon 628 elektronik sertifika oluşturulduğu ifade edildi. Dijital Dönüşüm Ofisi, 82 milyon nüfus içinde bu sayının çok düşük bir rakam olduğunu vurgulayarak çalışmalarına hız verdi. Yapılan çalışmalar kapsamında tüm vatandaşların TC kimlik kartlarına nitelikli elektronik sertifika yüklemesi yapılacak. Böylece toplam sertifika sayısı artırılmış olacak ve elektronik ortamda oluşturulan dokümanlar imzalanabilecek.

Yapılacak bu yüklemeler ile TC Kimlik Kartı’nın elektronik ortamda sunduğu kimlik doğrulama ile bütün kartların yerine kullanılabilecek. Bankamatik kartları, kredi kartları, mağaza kartları gibi tüm kartlar kimlik kartına yüklenebilecek. Bankalarla yapılacak olan entegrasyon çalışmaları ile, bundan sonra bir bankadan para çekmek için kredi kartı yerine kimlik kartı yeterli olacak. Bankamatiklerden veya internet bankacılığından kimlik doğrulayarak hesaba ulaşabilecek ve istenilen tüm işlemler yapılabilecek.

Çalışmalarda e-Devlet üzerinden yapılan abonelik işlemleri de kimlik kartları aracılığıyla gerçekleştirilebilecek. Söz konusu kartlar ile çevrimiçi alışverişten dijital bankacılık işlemlerine, sağlık hizmetlerinden noterlik hizmetlerine kadar tüm işlemler artık kimlik kartı doğrulaması ile internetten yapılabilecek.  (Kıvanç El - Milliyet)

Huawei Türkiye'de büyük pay peşinde

Huawei Türkiye Tüketici Elektroniği Grubu Ülke Müdürü Seth Wang: Türkiye'de de 2019 yılında yüzde 35 paya ulaşmayı hedefliyoruz.


Huawei Türkiye Tüketici Elektroniği Grubu Ülke Müdürü Seth Wang, dünyada Huawei olarak cep telefonu pazarında ikinci sırada bulunduklarını belirterek, "Türkiye'de de 2019 yılında yüzde 35 paya ulaşmayı hedefliyoruz." dedi.

Wang, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Huawei'nin Türkiye'de ilk kez İzmir'de Mavibahçe AVM'de vatandaşlarla buluşan deneyim mağazasını açtıklarını, marka olarak yeni ürünlere yönelik çalışmaları sürdüklerini belirtti.

Türk tüketicisinin teknoloji konusunda çok tutkulu olduğunu anlatan Wang, tüketicinin yeni teknolojileri yakından takip ettiğini, fotoğraf ve görüntü çekmeye ilgi gösterdiğini kaydetti.

Türkiye'de genç ve enerjik bir tüketici piyasasının bulunduğunu aktaran Wang, mağazayı sadece ürünleri göstermek için değil, aynı zamanda ürünlerle ilgili servis verme amacını da taşıdıklarını ifade etti.

Seth Wang, "Gel ve problemini çöz. İzmir Huawei kullanıcıları bilsinler ki biz onlar için buradayız. Geçen sene hem piyasa hem de Huawei olarak bir düşüş yaşadık, kur değişiklikleri sebebiyle. Ama kurlar hızlı bir şekilde stabil hale geldi. Fiyat stratejimizi de buna göre ayarladık. Fiyatlarımızı makul tutmaya çalıştık çünkü amacımız tüketicilerimize yeni teknolojiyi tanıtmak ve yeni deneyimler yaşatmak. Fiyatları yüksek tutmak gibi bir hedefimiz yok. Herkes için ödenebilir olması ve herkesin bizim ürünlerimizi deneyebilmesi, bizim stratejimiz bu." diye konuştu.

Ürünlerindeki yapay zeka faktörüne de değinen Wang, yapay zekayı özellikle fotoğraf teknolojisinde iyi kullandıklarını vurguladı.

Mobil fotoğrafın her geçen gün daha önemli olmaya başladığına işaret eden Wang, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İnsanlar telefonlarıyla birlikte kamera taşıyor. Güzel anıları yakalayabilir. Nasıl güzel fotoğraf çekilir biz bunu öğrenmek zorunda değiliz. Yapay zeka teknolojisiyle insanlara bu konuda yardım edebiliriz. Kim olduğun, ne yaptığın önemli değil, kelebek ya da şelale gördüğünde telefonunu al ve fotoğrafını çek. Çünkü telefonun seni anlayacak ve objeleri en iyi şekilde tanıyacak. Otomatik olarak senin için ayar yapacak. Biz insanların kolayca fotoğraf çekmesi için teknoloji geliştiriyoruz. Bu konuda markamızın yatırımları ve çalışmaları devam edecek. İnsanlar Huawei ile nasıl kolay ve iyi fotoğraf çekebileceklerini görecekler."

Kamerayla kalori ölçüyor

Mağazadaki ürünler hakkında bilgi veren Wang, üç kameralı telefon geliştirdiklerini, fotoğrafı çekilen objelerin isminin, gıdaların da kalorisinin görülebildiğini aktardı.

Mağazayı gezen müşterilerden Özer Efe Duran da mağazanın açılacağını 10 gün önce duyduğunu belirterek, "Kamerasını çok merak ediyordum. Yapay zekası da diğer rakiplerinden biraz daha önde. Domates, mandalina ve muzun gram hesabı ve o grama göre kalori hesabını çok rahat bir şekilde yapabiliyor." dedi.

Bu arada, mağazada ilk alışverişi yapan kişiye ürünü Huawei Türkiye Tüketici Elektroniği Grubu Ülke Müdürü Seth Wang tarafından verildi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından "kod"lu paylaşım

Deneyap Teknoloji Atölyöleri'nde eğitim alacak öğrencilerin seçme sınavı duyurusu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Twitter hesabından ilginç bir yöntemle yapıldı.


Bakanlığın Twitter hesabından yapılan paylaşımda, Deneyap Teknoloji Atölyöleri'nde eğitim almak isteyen öğrencilerin, seçme sınavlarına başvurabileceği sınıflar, sınavların yapılacağı iller ve son başvuru tarihiyle sınavın yapılacağı tarih bir kod dizisiyle anlatıldı. Resmi bir hesaptan ilk kez yapılan "kod"lu paylaşım, sosyal medyada ilgi uyandırdı.

Teknolojiye meraklı öğrencilerin ilgilisini çekmek amacıyla yapılan paylaşım, aynı zamanda Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın İnstagram hesabından da yayımlandı.

Paylaşımdaki kodlara göre sınavlara, 4, 5, 8, ve 9. sınıflarla lise hazırlık sınıfı öğrencileri 10 Şubat'a kadar başvurabilecek. Sınavlar 17 Mart'ta Adana, Ankara, Antalya, Edirne, Erzurum, Eskişehir, Hakkari, İzmir, Konya, Manisa, Muğla ve Trabzon illerinde yapılacak.