28 Temmuz 2018 Cumartesi

4.0’da yanlış tercih endişesi yavaşlatıyor

KPMG’nin üretim sektöründen 300 CEO ile yaptığı araştırma, Endüstri 4.0’ın eşiğindeki sektörün sancılarını mercek altına aldı. CEO’ların yüzde 95’i, 4.0’ı tehdit değil fırsat olarak görüyor.


KPMG’nin 2018 Küresel Üretim Sektörünün Geleceğine Bakış raporu yayımlandı. Araştırma sonuçlarına göre, CEO’lar şirketlerini dijital geleceğe taşımak için hazır ve harekete geçmiş olsa da yüzde 70’i büyük şirketlerin bu yönde ilerlemesi için gereken sürenin ürkütücü olduğunu düşünüyor.

CEO’ların yüzde 50’den fazlasına göre, yönetim kurulları dijital dönüşümde makul olmayan bir yatırım getirisi beklentisine sahip. CEO’lar, yıkıcı teknolojilere ayak uydurma gerekliliğini kabul ediyor ancak yanlış tercihlerin yüksek maliyeti yüzünden birçok CEO henüz eski iş yapma biçimlerini radikal olarak değiştirmek için gereken adımları atmadığını itiraf ediyor. Yüzde 33’ü ise şirketinin teknolojik yeniliğe ayak uydurma mücadelesi verdiğini belirtiyor.

Küresel üretim sektörü CEO’ları değişim ve büyümeye yönelik fırsatlar konusunda olumlu ve CEO’ların yüzde 95’i Endüstri 4.0 devrimini tehdit değil fırsat olarak görüyor. CEO’ların üçte ikisi, şirketinin işletme modelinin radikal dönüşümüne liderlik etmeye hazır olduğunu belirtirken, her 10 CEO’dan 7’si dijital dönüşümden sonuç alma süresinin bunaltıcı olduğunu söylüyor. CEO’ların yaklaşık üçte ikisi çevik bir şekilde hareket etmeyi iş dünyasının yeni kuralı olarak görüyor ve “Çeviklik iş dünyasının yeni para birimi, çok yavaş kalırsak iflas ederiz” diye düşünüyor. Endüstriyel üretim CEO’larına göre, siber saldırılar kaçınılmaz. Siber güvenlik endişesi üretim sektöründe diğer sektörlere göre daha yüksek. Sektör CEO’larının yalnızca yüzde 50’si siber tehditlere hazır olduğunu düşünüyor.

Araştırmanın üretim sektörünün dijital dönüşüme yaklaşımını ortaya koyduğunu söyleyen KPMG Türkiye Endüstriyel Üretim Sektör Lideri Hakan Ölekli, sektörün geriden geldiğini ve önünü göremediği dönüşüme mesafeli durduğunu belirtti. Dijital dönüşüm yolunda adım atmaya başlamamak bir seçenek olmadığını söyleyen Ölekli, “Şirket liderleri büyük düşünerek ve cesurca hareket ederek bu yolculuğu sahiplenmeli. Üretim, dijitalleşmenin etkilerini anlamaya yeni başladı ama şimdiden geleceğin iş gücü yeniden tanımlanıyor. Araştırmaya katılan neredeyse her üretici dijital dönüşümün getireceği faydaları kabul ediyor ancak şu anki iş gücü üzerindeki etkisi ve insanları geleceğin iş gücüne çekebilme konusunda sorun yaşıyor. Geçen 1,5 yılda makine öğrenimi teknolojilerini kullanmak için veri bilimcisi grupları oluşturan şirket sayısında çok büyük artış olduğunu görüyoruz. Şirketler bunları yalnızca mevcut işletme sorunlarını çözmek için değil aynı zamanda yeni ve daha akıllı bağlantılı ürün ve hizmetler geliştirmek için kullanıyor” diye konuştu.

Sanayi 4.0 nedir?
En basit tabiriyle Sanayi 4.0 tüm katma değerli iş segmentlerinin ve değer zincirinin tümünün, dijitalleşmenin de yardımıyla, entegrasyonunun sağlanması sürecini ifade eder. “Geleceğin fabrikasında” bilgi ve iletişim teknolojileri ile otomasyon teknolojilerinin tam bir entegrasyonu sağlanmıştır. Tüm alt sistemler tek bir sistem bünyesinde entegrasyon içindedir. İlk adımdan itibaren bütün süreç tam olarak izlenebilir.

Yapay zeka yok edeceğinden çok iş yaratacak

Araştırma sonucu, üretimde iş gücünün parlak bir geleceği olduğunu söylüyor. CEO’ların yüzde 66’sı yapay zekanın yok edeceğinden daha çok iş yaratacağı konusunda hemfikir ve aynı oranda kişi, veri bilimcilerin üretim alanında en çok talep edilen uzmanlar olacağını tahmin ediyor. Yüzde 50’si kestirimsel analitiğin trendleri kestirmekteki becerisine güven duymuyor. Yapay zeka ise CEO’lar tarafından maliyet tasarrufu yerine bir stratejik fayda olarak görülüyor.

Küreselleşme hem fırsat hem tehdit
CEO’ların yüzde 55’i, ülkeselliğe dönüşün sektörün büyümesi önündeki en büyük tehdit olduğuna inanıyor ve günümüzdeki jeopolitik belirsizliklerin, diğer sektörlere kıyasla üretim sektörü üzerinde eşi görülmemiş derecede endişe verici bir etkiye sahip olduğunu belirtiyor. Diğer yandan, Doğu Avrupa, Orta Amerika ve Asya Pasifik başta olmak üzere gelişmekte olan pazarları önümüzdeki iki yıl için bir büyüme kaynağı olarak görüyor.


27 Temmuz 2018 Cuma

Amazon'dan ikinci çeyrekte rekor kâr

Dünyanın en zengin insanı Jeff Bezos'un sahibi olduğu dev e-ticaret şirketi Amazon, ikinci çeyrek bilançosunu açıkladı. Buna göre, firmanın net karı bu yılın ikinci çeyreğinde 2,5 milyar dolar olurken, söz konusu miktar şirket tarihinde bir çeyrekte elde edilen en yüksek net kar olarak kayıtlara geçti.

Amazon'un net karı üç çeyrek üst üste 1 milyar doların üzerinde gerçekleşti. Firma, geçen yılın nisan-haziran döneminde 197 milyon dolar net kar elde etmişti.

Geçen senenin ikinci çeyreğinde şirketin hisse başına karı 0,40 dolar olurken, bu yılın aynı döneminde söz konusu miktar 5,07 dolara ulaştı.

Amazon, 2017'nin nisan-haziran aylarında 37,95 milyar dolar gelir elde ederken, bu yılın aynı döneminde ise yüzde 39,4 artışla 52,89 milyar dolar gelir yakaladı.

Bu yılın ikinci çeyreğindeki net karın rekor seviyeye ulaşmasının ardından, firmanın New York borsasında işlem gören hisselerinde yükseliş görüldü.

Buna göre, New York borsasının kapanmasını takiben yapılan sınırlı işlemlerde şirketin hisse başına değeri bin 881 dolara tırmanarak yüzde 4 prim yaptı.

ASIL YÜKSELİŞ HAFTANIN SON GÜNÜ BEKLENİYOR

Uzmanlar, Amazon'un hisselerindeki asıl yükselişin yarın gerçekleşmesinin beklendiğini belirtirken, firmanın piyasa değerinin 900 milyar doları aşarak dünyanın en büyük piyasa değerine sahip Apple'ı geçebileceğini, ardından bu yıl içinde 1 trilyon dolar barajını zorlayabileceğini vurguluyor.

Intel'in ikinci çeyrekte kâr ve geliri arttı

Dünyanın en büyük mikroçip üreticisi firmalarından Intel, bu yılın ikinci çeyreğinde net kar ve gelirinin arttığını duyurdu.

ABD'li teknoloji devi Intel'den yapılan açıklamada, 2018'in ikinci çeyreğindeki gelirin, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14,9 artarak 17 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Şirket, geçen yılın nisan-haziran döneminde 14,8 milyar dolar gelir elde etmişti.

Açıklamada, firmanın yılın ikinci çeyreğindeki net karının da geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 78,6 artarak 5 milyar dolara ulaştığı bildirildi. Intel, geçen yılın ikinci çeyreğinde 2,8 milyar dolar net kar elde etmişti.

Şirketin hisse başına karı da geçen yılın ikinci çeyreğinde 0,58 Dolar iken, bu senenin aynı döneminde 1,05 dolara yükseldi.

Intel'in data merkezlerinden elde ettiği gelir bu yılın nisan-haziran döneminde yüzde 27 yükselerek 5,5 milyar dolara ulaştı ve 5,6 milyar dolarlık piyasa beklentisinin altında kaldı.

Şirketin hisse başına değeri de, New York borsasının kapanmasını takiben yapılan sınırlı işlemlerde yüzde 3,8 düşüşle 50,17 dolara kadar geriledi.

Sosyal paylaşım sitesi Facebook, ikinci çeyrek bilançosunu açıkladı

Dünyanın en büyük sosyal paylaşım sitelerinden Facebook, New York borsasının kapanmasının ardından, bu yılın ikinci çeyreğine ilişkin bilançosunu açıkladı.

Facebook'tan yapılan açıklamada, şirketin net karının bu yılın ikinci çeyreğinde 5,11 milyar dolara ulaşarak geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 31,4 artış kaydettiği belirtildi. Şirket, 2017'nin nisan-haziran döneminde 3,89 milyar dolar net kar elde etmişti.

Şirketin hisse başına karının da geçen yılın ikinci çeyreğinde 1,32 dolardan bu senenin aynı döneminde 1,74 dolara yükseldiği bildirildi.

Geçen yılın ikinci çeyreğinde 9,32 milyar dolar gelir elde eden Facebook'un bu senenin aynı döneminde gelirinin yüzde 41,9 artarak 13,23 milyar dolara ulaştığı bilgisi verilirken, şirketin reklam gelirlerinin de yıldan yıla yüzde 42,4 artarak 13,04 milyar dolara ulaştığı ifade edildi.

Aylık kullanıcı sayısı 2,23 milyar

Facebook'un günlük ve aylık aktif kullanıcı sayısında da bu senenin nisan-haziran döneminde artış görüldü.

Açıklamada, haziran 2018 itibariyle Facebook'un günlük aktif kullanıcı sayısının 1,47 milyar olduğu, bu sayının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artış gösterdiği bildirildi.

Ayrıca, 30 Haziran 2018 itibarıyla Facebook'un aylık aktif kullanıcı sayısının 2,23 milyara ulaştığı ve bu sayının yıldan yıla yüzde 11 yükseldiği bilgisine yer verildi.

Türk Telekom’un TAMBU gururu

Türkiye’nin ilk milli dijital klavyesi TAMBU 1. yılında duygulara tercüman oldu. Türk Bayrağı 600 bin defa paylaşıldı, 49 bin ‘evlilik teklifi’, 92 bin ‘çeyrek altın’ gönderildi. Ramazan Demir: TAMBU çok sevildi, en yakın rakibinin 3 katı kadar indirildi.

Türk Telekom'un bir yıl önce kullanıma sunarak bilişim sektöründe yepyeni bir sayfa açtığı ilk milli dijital klavye TAMBU’nun indirilme sayısı 6,6 milyona ulaştı. İlk yılında kullanıcılar, 140 milyon kez emoji gönderdi, toplam 22 milyar etkileşim sağladı. Akıllı klavyeler arasında öncü ve yenilikçi özelliği araç çubuğu ise toplam 10 milyar kez kullanıldı. 100’ü aşkın hareketli çıkartma arasından en çok tercih edilen Ay-Yıldız teması 1 milyon kişi tarafından yüklendi.

Yerli ve milli teknoloji geliştirme ve dünyaya ihraç etme vizyonundan hareketle geliştirdiği platform özellikli TAMBU ile geçtiğimiz yıl bilişim sektörüne damgasını vuran Türkiye’nin lider bilgi ve iletişim teknolojileri şirketi Türk Telekom, birçok yeniliği ve kolaylığı vatandaşlara sunmaya devam ediyor.

140 MİLYON EMOJİ KULLANILDI

Tüketicilerle buluştuğu ilk günden bu yana toplam 588 milyon defa kullanılan TAMBU uygulamasındaki Türkiye’ye özel yaratılmış yerel temalar, atasözleri, çıkartmalar ve GIF’ler 68 milyon kere kullanıldı. Metin içinde paylaşılan unicode emojilerle beraber toplamda 140 milyon emoji ve çıkartmanın gönderildiği TAMBU’da en çok tercih edilen çıkartma ise Türk Bayrağı oldu. Bayrağımızın ardından kullanıcıların en çok ‘Öptüm’, ‘İyi Bayramlar’ ve ‘Seni Seviyorum’ hareketli çıkartmalarını tercih ettikleri gözlendi. Türk kültürüne özgü pek çok emojiyi barındıran TAMBU’da bunlara ek olarak sunulan kişiselleştirme özellikleri sayesinde şehre özel içerikler ve birbirinden farklı temalar da kullanıcıların tercihine sunulmuştu.



TAMBU’nun en popüler teması olan ‘Ay-Yıldız’ teması 1 milyon kişi tarafından indirildi. ‘Ay-Yıldız’ temasını takiben ‘Gece Yarısı Mavisi’, ‘Siyah Tuşlar’, ‘Krom’ temalarının da son derece popüler olduğu gözlendi. ‘Kaplumbağa’, ‘Hamsi’ ve ‘Van Kedisi’ temaları hayvan sever kullanıcılar tarafından sıklıkla tercih edilirken, yiyecekler kategorisinde ‘Leblebi’, ‘Fıstık’ ve yaz mevsiminin vazgeçilmez meyvesi ‘Karpuz’ en çok yüklenen temalar arasında yer aldı. TAMBU uygulamasını en çok indiren şehirler ise İstanbul, Ankara ve İzmir. Bu şehirlerimizi Adana, Gaziantep, Antalya ve Diyarbakır takip ediyor.



EN ÖNEMLİ YENİLİK ARAÇ ÇUBUĞU 10 MİLYAR KEZ KULLANILDI

 ‘Öğrenen Sistem’i ile yapay zekânın kapılarını aralayan ilk yerli dijital klavye TAMBU, klavyesinin üzerinde yer alan araç çubuğu sayesinde birçok yeniliği ve kolaylığı ilk kez Türkiye’ye getirdi. 6,6 milyon defa indirilen TAMBU’nun araç çubuğu toplamda 10 milyar defa - kullanıcıların neredeyse tamamı (%99’u) - tarafından kullanıldı ve 34 milyon etkileşim yarattı. Bu araç çubuğu özelliği ile TAMBU kullanıcıları platform özellikli milli klavyeden hiç çıkmadan GIF’lere, 1000’e yakın atasözü ve deyimlere, 100’ü aşkın farklı dilde çeviri yapma olanağına sahip olabiliyor ve konum paylaşma imkânına ulaşabiliyor. Sonuç olarak, kullanıcılar hem hızlanıyor, hem de incelikle düşünülmüş Türkiye’ye özgü hareketli çıkartmalar ve eğlenceli GIF’lerle yazışmalarını renklendirmeye devam ediyor.



RAMAZAN DEMİR: TAMBU ÇOK SEVİLDİ, EN YAKIN RAKİBİNİN 3 KATI KADAR İNDİRİLDİ

TAMBU’nun ilk yıl değerlendirmesini ve ikinci fazında tüketicilerle buluşacak yeniliklerini basına aktaran Türk Telekom Dijital Servisler Başkanı Ramazan Demir şu şekilde konuştu: “Türkiye’nin lider bilgi ve iletişim teknolojileri şirketi Türk Telekom olarak bizler TAMBU’yu kültürümüzü yansıtan bir milli uygulama olarak geliştirdik. TAMBU, Türkiye’de ‘akıllı klavye’ denildiği zaman ilk akla gelen isim. En yakın rakibinin 3 katı kadar indirilen TAMBU, ülkemizde en çok indirilen klavye uygulaması oldu ve halkımız tarafından oldukça hızlı bir şekilde benimsendi. Türkiye’deki mobil uygulamalar arasında 5 milyon indirilme sayısına sadece 197 günde ulaştı ve en yakın rakibinin neredeyse dörtte biri sürede bunu gerçekleştirdi. Çünkü biz, TAMBU’da sadece milli kültürümüzü yansıtan öğelere yer vermedik, aynı zamanda bu platformdan ayrılmadan GIF’lere, 1000’e yakın atasözü ve deyimlere, 100’ü aşkın farklı dilde çeviri yapma olanağına imkân veren kocaman bir dünya yarattık. Bugün, lansmanından bir yıl sonra 6,6 milyon indirilme sayısına ulaşmış olması ve dünya nüfusunun neredeyse 3 katı kadar etkileşim yaratmış olması gurur verici.”





Ramazan Demir, TAMBU’nun bir klavyeden öte insanımızın içinden çıkmadan birkaç dokunuşla pek çok ihtiyacını karşılayabileceği bir platform olduğuna dikkati çekti. Demir, “İlk yılında olduğu gibi bu yıl da TAMBU halkımızın duygu ve düşüncelerine tercüman olmaya devam edecek. Mesela, ilk yılında TAMBU üzerinden 49 bin evlilik teklifi ve 92 bin de çeyrek altın gönderildi. Önümüzdeki dönemde TAMBU’ya ekleyeceğimiz arama motoru ile kullanıcılar aradıkları GIF’lere, emojilere ve hareketli çıkartmalara çok daha hızlı ulaşabilecek. Ayrıca, kullanıcıların günlük internet ihtiyaçlarını tek bir noktadan karşılayabilmeleri için de yeni işbirliklerine gidiyoruz; çok bilinen bazı internet sitelerini TAMBU’dan erişilebilir hale getiriyor, aynı zamanda lokasyon bazlı arama imkanını geliştirerek TAMBU’dan çıkmadan pek çok ihtiyacın giderileceği bir ortam yaratıyoruz. Bize özel, yenilikçi bir yaklaşımla yapay zekayı kullanarak kişisel sözlüğü geliştiriyor, sunduğumuz içeriği iki katına çıkararak kullanıcıların duygularına tercüman olmaya devam ediyoruz. Kişisel sözlüğün geliştirilmesine ek olarak, kullanıcıların o anki ruh hallerine göre kendi emojilerini yaratabilme olanağı olan avatarların sunulması ve 200’e yakın hareketli çıkartmanın TAMBU’nun orijinal içeriğine eklenmesi ile kullanıcıların duygularına tercüman olmaya devam edeceğiz” dedi.

SAMSUNG TELEFONLARI ARTIK TAMBU’LU

TAMBU’nun önümüzdeki dönemde sunacağı yenilikleri aktaran Demir, TAMBU’nun renkli ve eğlenceli içeriğini daha fazla kişi ile tanıştırmak için Samsung ile bir anlaşmaya da imza attıklarını belirtti. Anlaşma kapsamında Samsung’un OMC (Open Market Customization) teknolojisinden yararlanarak cep telefonlarına Türk Telekom hattı takılması halinde TAMBU uygulaması doğrudan yüklenecek ve bu sayede daha çok insan TAMBU’nun eğlenceli ve kolaylıklarla dolu dünyasına kavuşabilecek.



TAMBU KULLANIM VERİLERİ

* 1 yılda toplam 6,6 milyon defa indirildi ve 588 milyon defa kullanıldı.

* App Annie verilerine göre en yakın rakibinin 3 katı kadar bir indirilme sayısı ile Türkiye’deki çok indirilen klavye uygulaması oldu.

* Akıllı klavyeler arasında öncü ve yenilikçi araç çubuğu 10 milyar defa görüntülendi ve 34 milyon etkileşim yarattı.

* TAMBU’nun en fazla indirildiği şehirler İstanbul, Ankara ve İzmir oldu.

* Türkiye’ye ve TAMBU’ya özel yaratılmış yerel içerikler (temalar, atasözleri, çıkartmalar, GIF’ler) 68 milyon kere kullanıldı.

* Metin içerisinde paylaşılan unicode emojilerle beraber TAMBU uygulamasında toplam 140 milyon emoji gönderildi.

* En çok tercih edilen tema 1 milyon kişinin yüklediği ‘Ay-Yıldız’ teması oldu.

* En çok kullanılan hareketli çıkartma ise 600 bin defa paylaşılan ‘Türk Bayrağı’ oldu. Onu, ‘Öptüm’ ‘İyi Bayramlar’ ve ‘Seni seviyorum’ çıkartmaları takip etti.

* 49 bin ‘evlilik teklifi’, 92 bin ‘çeyrek altın’ gönderilirken ‘gelin damat’ 99 bin kez kullanıldı.

* Tüm özellikleri ile TAMBU üzerinden toplamda 22 milyar etkileşim sağlandı.









Şirketler

Ellucian

ABD'de bulunan şirket, yüksek öğrenim sektörü için yazılım ve teknoloji sağlıyor. Hizmetleri dünya çapında milyonlarca kurum ve öğrenci tarafından kullanılıyor.

Red Hat

Red Hat, açık kaynaklı Linux işletim sisteminin yanı sıra içerik, sunucu ve gömülü işletim sistemleri sunuyor. İşbirliği yönetimi uygulamaları, veritabanı ve yazılım geliştirme araçları da cabası.

Kaplan

Florida merkezli bir kar amacı gütmeyen eğitim kurumu olan Kaplan, 1937'de kuruldu. 30'dan fazla ülkede 300'den fazla lokasyonda bulunuyor.
Kaplan Dil Okulları
Kaplan International English 42 yılı aşan tecrübesiyle size dünyanın farklı yerlerine dağılmış 40 dil okulunda kaliteli ve hesaplı İngilizce eğitim seçeneği sunar.
https://www.kaplaninternational.com/tr

DataStax

DataStax; Adobe, Safeway, eBay, Netflix, Target ve Intuit gibi şirketler için bulut uygulamaları sunan bir veritabanı yazılımı sağlayıcısı.

Cisco

Cisco, 1984 yılında Stanford Üniversitesi'nden bir grup bilgisayar bilimcisi tarafından kuruldu. Neler yapıyor derseniz; yönlendirme ve anahtarlama, IP telefonu, ev ağı, kablosuz teknoloji, optik ağ, depolama alanı ağı ve güvenlik gibi alanlarda bulunuyor.

Auth10

Müşterileriniz ve çalışanlarınız tarafından kullanılan şirket içi, bulut veya mobil uygulamaları yönetiyor.

Rasmussen Koleji

Rasmussen Koleji, Minnesota'da bulunan ve kar amacı gütmeyen, özel bir yüksek öğrenim kurumudur.

LanguageLine Solutions

1982'de kurulan LanguageLine Solutions, İngilizcesi olmayan konuşmacılar için daha etkili iletişim sağlıyor.

Perficient

Perficient; Salesforce, IBM ve Microsoft gibi şirketlere hizmet veren bir dijital dönüşüm danışmanlık şirketi.

GitHub

San Francisco'da bulunan şirket, açık kaynak kod barındırma web sitesi, yayın hizmeti ve programcılar için bir sosyal ağ sitesidir.

Walden Üniversitesi

Walden Üniversitesi, öğrenci merkezli bir felsefeyi izleyen akredite bir çevrimiçi üniversite.

Independence University

Söz konusu üniversite; öğrencilerin daha hızlı mezun olmalarına ve kariyer yollarına başlamalarına yardımcı olan, kar amacı gütmeyen bir yüksek öğrenim kurumu

Western Governors Üniversitesi

Western Governors University, ülke çapında 40 binden fazla öğrenciye lisans programları sunan akredite bir çevrimiçi üniversitedir.

Grand Canyon University

Grand Canyon University; işletme yönetimi, sosyal bilimler, mühendislik ve teknoloji gibi konularda kampüs tabanlı ve çevrimiçi lisans ve yüksek lisans programları sunan, özel bir eğitim kurumu.

Appen

Appen, müşterilerinin ürünlerini çeşitli kültür ve dillerin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde değiştirmelerine yardımcı olan bir teknoloji hizmetleri şirketidir.

InVision

Invision, kod yazmak zorunda kalmadan kullanıcıların etkileşimli ve gerçekçi web ve mobil örnekler ve prototipler oluşturmasına yardımcı oluyor.

Fiserv

Fiserv, finansal hizmetler sektörü için küresel bir bilgi yönetimi ve e-ticaret sistemleri sağlayıcısı. Ödemeler, işleme hizmetleri, risk ve uyumluluk, müşteri ve kanal yönetimi, içgörü ve optimizasyon üzerine odaklanıyor.

SAP

Avrupa'nın en büyük yazılım şirketi...


25 Temmuz 2018 Çarşamba

Cepten interneti 10 kat hızlandıracak!

Önümüzdeki sene dünyada geçilmesi beklenen beşinci nesil mobil iletişim standardı 5G için çalışmalar sürüyor.


Modemleriyle akıllı telefonların bağlantı kurmasını sağlayan Qualcomm'un tanıttığı milimetrik dalga (mmWave) 5G antenleri ile 5 Gigabit/sn hızına erişmek mümkün olacak. Saniyede 625 MB anlamına gelen bu teorik hız, birkaç saniyede Full HD film indirmeye eşdeğer olacak.

Dünyanın ilk entegre 5G NR mmWave ve 6 GHz altı RF modüllerini tanıttı. Qualcomm'un aralarında Apple ve Samsung'un da yer aldığı birçok üreticinin telefonunda yer alacak X50 modeminin destekleyeceği ürünler, kullanıldıkları akıllı telefonların saniyede 5 Gbit hıza erişmesini sağlayacak. Ancak bu hızı platformun teorik hızı olarak düşünmekte fayda var, yani ancak tepe hız olarak bu değere yaklaşabileceğiz.

Şu anki 4G ve türevlerine göre hızımızın 10 kata kadar artmasını beklemek ise artık hayal değil.

21 Temmuz 2018 Cumartesi

1 trilyon dolara ilk hangisi ulaşacak

Dünyanın gözü ilk trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşacak şirkette. Adaylar ise kendi alanlarında ezber bozan iki şirket. Biri e-ticaret ile başlayan ve perakende dünyasını değiştiren Amazon. Diğeri ise Apple


Dünyada ilk kez iki şirket 1 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşmak için rekabet halinde. Bu şirketlerden biri akıllı telefon ve tablet gibi yenilikçi cihazlarla kullanıcıların teknoloji deneyimini değiştiren Apple. Diğeri ise elektronik ticaret dünyasının kapılarını açıp perakende dünyasında ezber bozan etki yaratan Amazon. İki Amerikalı şirketin ortak noktası bulundukları alanlarda devrime imza atmaları. Ve bu başarılarından dolayı şimdi 1 trilyon dolarlık değere ulaşmak için yarışıyorlar. Şu anda Apple’ın piyasa değeri yaklaşık 940 milyar dolar civarında. Amazon ise son aylarda hızlı bir büyümeye imza atarak 900 milyar dolar değere ulaştı. Peki Amazon ve Apple, bu sürece nasıl geldiler?

E-TİCARETTEN FAZLASI

Önce 1 trilyon dolar değere ulaşmaya hazırlanan Amazon’dan başlayalım. Amazon’un en büyük kozu kurucusu Jeff Bezos. Risk almayı seven bir patron olarak daha internetin ilk yıllarında kitap satarak Amazon hikayesine başlayan Bezos, daha sonra perakendenin diğer alanlarındaki ürün kategorilerini hızla dijital dünyaya taşıyarak ezber bozdu. Ancak Bezos’a bu yetmedi. Amazon’un diğer e-ticaret platformlarından farkı müşteri deneyimi oldu. Hem ürün teslimatı hem de satış sonrası müşteri hizmetleri konusunda kısa sürede fark yaratan Amazon, hem satışlarını hem de kârlılığını hızla yükseltti. 1997 yılında halka açılan şirket, internet kullanımının artması ve farklı ülkelere açılmasıyla büyüme hızını arttırdı. Daha sonra ise işinde daha fazla teknoloji kullanarak yeni iş modelleri yaratan şirket, ‘Prime’ modeliyle büyük başarı yakaladı. Kullanıcıların aylık ücretler ödeyerek kitap, film ve müzik gibi pek çok içeriğe sınırsız olarak ulaşabilmesini sağlayan Amazon, aynı zamanda bu kullanıcıları için kargo süreçlerini de hızlandırdı. Bu sayede 2010’da büyüme hızını arttıran şirket, kasasız ve kasiyersiz ödeme yapılabilen ‘Amazon Go’ mağazasıyla perakende dünyasında ezber bozacağını bir kez daha kanıtladı. Tüm bu tablo karşısından Amazon’un piyasa değeri geçen gün itibariyle 900 milyar doların üzerine çıktı.

KATLAYARAK BÜYÜDÜ

Apple’ın asıl hikâyesi ise cep telefonu pazarı ve hatta teknoloji dünyasını değiştiren iPhone ile başlıyor. Bu dönemden önce masaüstü ve dizüstü bilgisayar üreten Apple, büyümesindeki en büyük ivmeyi iPhone ile sağladı. Şirketin efsane kurucusu Steve Jobs’ın 2007 yılında sahneye çıkarak iPhone’u tanıtmasıyla başlayan macerada şirketin değeri 1 yıl içinde üçe katlanarak 88 milyar dolara ulaştı. Tam bu noktada uygulama mağazası ekosistemi App Store’u tanıtan Apple büyüme hızını yeniden katlayarak 160 milyar dolar civarına çıktı. Steve Jobs’ın hayatını kaybetmeden hemen önce iPad’i tanıtmasıyla Appe’ın büyüme ivmesi hiç durmadı ve şirketin değeri 2010 yılında şirketi 210 milyar dolara çıktı. Steve Jobs’tan sonra Apple’ın CEO’luk koltuğuna oturan Tim Cook ile şirketin başarısı devam etti. iPhone 5, iPhone 6, iPhone 7 ve son modeller iPhone 8 ve iPhone X’ten sonra Apple başarısını sürdürmeye devam etti. Bu esnada şirket, Apple TV, Apple Watch, Apple Müzik ve AirPods gibi ürün ve servislerle ürün gamını genişletti. Şirketin piyasa değeri ise son 3 yılda 450 milyar dolar civarından 940 milyar dolara kadar ulaştı. Bugün ise Apple, 1 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşacak ilk şirketin en büyük adayı konumunda.


iOS 12 Beta 4 yayınlandı

Apple, iOS 12 Beta 4'ü geliştiriciler için yayınladı


WWDC 2018 etkinliğinde tanıtılan ve beta versiyonuyla kullanıcılarla buluşan iOS 12, olumlu geri bildirimler almayı başardı. Üçüncü beta sürümünün ardından birkaç hafta geçmişken iOS 12 Beta 4 de dün gce iPhone ve iPad için kullanımına sunuldu.

Yaklaşık 600 MB boyutunda olan güncelleme ile birlikte çeşitli hatalar gideriliyor ve bazı yenilikler geliyor. Ancak kullanıcıların ilk değerlendirmelerinden sonra Screen Time, App Store, ve Siri Shortcuts özelliklerinde birtakım sorunla karşılaşıldığı ortaya çıktı. App Store'da ilk kez indirme problemi yaşanırken, ana sayfa ve kilit ekranında hücresel sinyal çubuğu hatalı veriler gösterdi. Siri Shortcuts özelliği CarPlay ile birlikte çalışmıyor.

iOs 12 Beta 4 sadece geliştirici hesabı olan kullanıcılar için yayınlandı. Eğer bir geliştirici hesabınız yok ise yeni yayınlanan iOS 12 Public Beta 3'ü kurabilirsiniz.

iOS 12 Beta'yı destekleyen cihazlar

- iPhone X
- iPhone 8
- iPhone 8 Plus
- iPhone 7
- iPhone 7 Plus
- iPhone 6s
- iPhone 6s Plus
- iPhone 6
- iPhone 6 Plus
- iPhone SE
- iPhone 5s
- 12.9-inch iPad Pro 2. nesil
- 12.9-inch iPad Pro 1. nesil
- 10.5-inch iPad Pro
- 9.7-inch iPad Pro
- 10.5-inch iPad
- iPad Air 2
- iPad Air
- iPad 5. nesil
- iPad mini 4
- iPad mini 3
- iPad mini 2
- iPod touch 6. nesil


IBM'nin ikinci çeyrek gelir ve net kârında artış

IBM, ikinci çeyrek bilançosunu açıkladı. Geçen senenin aynı dönemine göre geliri yüzde 3.7 artışla 20 milyar dolara ulaşan şirketin net karının da yüzde 3 artışla 2.4 milyar dolar olduğu bildirildi. IBM hisseleri sınırlı işlemlerde yükseldi
ABD'li teknoloji şirketi IBM, bu yılın ikinci çeyreğinde net kar ve gelirinin artış gösterdiğini duyurdu.

IBM'den yapılan açıklamada, bu yılın nisan-haziran dönemindeki gelirin, geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 3,7 artarak 20 milyar dolar olduğu bildirildi. Firma 2017'nin ikinci çeyreğinde 19,29 milyar dolar gelir elde etmişti.

Açıklamada, şirketin net karının, bu yılın ikinci çeyreğinde, geçen senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 3 artarak 2,4 milyar dolara ulaştığı ifade edildi. IBM'in net karı geçen senenin nisan-haziran döneminde 2,33 milyar dolar olmuştu.

Kurumun hisse başına karı da geçen yılın ikinci çeyreğinde 2,48 dolar iken, bu yılın aynı döneminde 2,61 dolara ulaştı.

Şirketin, net kar ve gelirinde yıldan yıla yükseliş görülmesinin ardından New York borsasının kapanışını takiben yapılan sınırlı işlemlerde hisse başına değeri yüzde 2,4 artışla 147 dolara yükseldi.

'Nazar Boncuğu' da artık bir emoji

Kültür ve Turizm Bakanlığının başvurusuyla Anadolu kültürünün önemli simgelerinden olan "Nazar Boncuğu" sosyal medyanın vazgeçilmez unsurlarından emojilerin arasına dahil edildi


Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, dünyada internet emojilerinin belirlenmesi ve yaygınlaşması için çalışan, kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan UNİCODE konsorsiyumuna, "Turkey Home" tanıtım kampanyası kapsamında yapılan başvurunun sonuçlandığı bildirildi.

Kampanyayı yürüten Tanıtma Genel Müdürlüğünün 30 Kasım 2017 tarihinde yaptığı başvuru sonrasında İngilizce'de "Evil Eye Bead" olarak adlandırılan "Nazar Boncuğu" ile ilgili sürecin 16 Temmuz itibarıyla tamamlandığı belirtildi.

Başlangıç olarak Twitter'ın web sürümünde kullanılmaya başlanan "Nazar Boncuğu" emojisinin önümüzdeki günlerde tüm mecra ve platformlara yaygınlaşmasının beklendiği ifade edildi.

Tanıtım filmi de var

Bakanlığın açıklamasında, Türkiye'nin tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerini dünya çapında tanıtmak amacıyla 2014'ten bu yana sürdürülen "Turkey Home" kampanyası kapsamında, Anadolu kültürüne ait önemli bir unsurun da dünyaya tanıtılmasının sağlandığı kaydedildi.

Kampanya kapsamında ayrıca "Turkey Home of Evil Eye Bead" isimli bir tanıtım filminin de hazırlandığı bildirildi.

Açıklamada, günümüzde internet ve özellikle de sosyal medya ortamında iletişim kurmanın yeni bir yolu olarak algılanan emojilerin yaklaşık 10 yıl önce ortaya çıktığı ve sayılarının şu an 3 bine yaklaştığı bilgisi de paylaşıldı.


Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi kuruldu

Cumhurbaşkanlığı bünyesinde Dijital Dönüşüm Ofisi kuruldu. Ofis, yerli otomobilden uydu projelerine; uçak projelerinden siber güvenliğe kadar, “dijital Türkiye” altyapısına dair çalışmalar yapılacak


Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içerisinde yer alan ofisler için harekete geçildi. Külliye’de ilk olarak "Dijital Dönüşüm Ofisi"nin kuruldu. Ekonomik ve sosyal hayat ile kamu hizmetlerinin dijitalleşmesi için çalışacak ofis aynı zamanda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile çalışacak.

Milliyet'ten Kıvanç El'in haberine göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimi kazanmasının ardından Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturulan dört ofisten biri olan “Dijital Dönüşüm Ofisi” ekonomik, sosyal hayat ile kamudaki hizmetlerin dönüşümünün merkezi olacak.

Ofiste, yerli otomobilden uydu projelerine; uçak projelerinden siber güvenliğe kadar, “dijital Türkiye” altyapısına dair çalışmalar yapılacak. Sanayide dijital dönüşüm programları da Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile ortaklaşa çalışılarak hayata geçirilecek. Türkiye’nin öncelikle bazı illerinde, “dijital dönüşüm ofisleri” açılacak.

Yeni hükümet sisteminin hayata geçmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi doğrultusunda Cumhurbaşkanlığına bağlı özel bütçeli, kamu tüzel kişiliğini haiz, İdari ve mali özerkliğe sahip Dijital Dönüşüm Ofisi, Finans Ofisi, İnsan Kaynakları Ofisi ve Yatırım Ofisi kuruldu.

Bu dört ofisten biri olan “Dijital Dönüşüm Ofisi” ekonomik ve sosyal hayat ile kamudaki hizmetlerin dijital dönüşümü için çalışma yapacak. Dijital dönüşüm ile kamudaki hizmetlerin de hızlandırılıp, bürokratik süreçlerin sıfıra indirilmesi hedefleniyor.

EĞİTİME ÖNCELİK

Dijital dönüşüm ofisinin, “Dijital Türkiye” hedefi doğrultusunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile koordineli bir şekilde yürüteceği çalışmalar kapsamında, ilk olarak eğitim altyapısının geliştirilmesine odaklanılacak. Bu çerçevede üniversitelerde dijital teknoloji geliştiricilerini yetiştiren programların artırılması, dijital teknoloji alanında 30 bine yakın öğrencinin doktora yapması, dijital dönüşüm farkındalığının artırılması, özel teşvikler ile dijital yetkinliğe sahip işgücünün sanayi ile buluşturulması gibi adımların hayata geçirilmesi için çalışmalar yapılacak.

Ofis, bakanlık ve ilgili kurumlarla birlikte, “bulut bilişim”, “yapay zeka”, “otonom robotlar” gibi konu başlıklarında teknoloji yol haritaları açıklanacak. Öncelikli teknolojilere odaklanılan 50’ye yakın uygulamalı araştırma merkezi kurulması da hedefleniyor. Sanayicilerin yüksek hızlı internete ulaşımı, endüstriyel siber güvenliğin sağlanması konularında da altyapı çalışmaları yapılacak.

YERLİ VE MİLLİ TEKNOLOJİ

Teknoloji tedarikçilerinin de desteklenmesine yönelik çalışmalar yapacak ofisin gündeminde öncelikle yerli ve milli olan dijital teknoloji firmalarının envanterinin çıkarılması olacak. Yerli tedarikçilerin ürün ve hizmetlerinin müşterilere erişimi için yeni yollar geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılacak. Bu çerçevede bakanlık ile birlikte yapılacak çalışma ile teknoloji firmalarının 1 milyar dolar sermaye yatırımı alması planlanıyor. Ofiste, yerli otomobilden uydu projelerine, uçak projelerinden siber güvenliğe kadar atılacak adımlar ile birlikte yerliliğin artırılması, dışa bağımlılığın azaltılması ve cari açığın da önemli ölçüde azaltılması hedefleniyor. Türkiye’de öncelik verilen bazı illerde, “Dijital dönüşüm merkezleri” kurulmasına dair var olan çalışmalar da bu ofislerce izlenecek.


Çinli girişimci kurduğu şirketle halka arza hazırlanıyor

Colin Huang ismindeki, bir süre öncesine kadar Google'da yazılım mühendisi olarak çalışan girişimci, kurduğu elektronik ticaret şirketi Pinduoduo'yu halka arz etmeye hazırlanıyor
Silikon Vadisi'nde çalışırken istifa edip ülkesi Çin'e geri dönen Colin Huang yakında çok büyük bir servete kavuşacak.

Eski bir Google mühendisi olan Colin Huang, ayrılır ayrılmaz kurduğu elektronik ticaret operatörü Pinduoduo girişimini 3 yılda önemli bir yere getirdi ilerleyen günlerde en az 8.3 milyar dolara sahip olabilir. Başardığı takdirde Colin Huang, bu servetiyle Çin'in en zengin 25 kişisi arasına girecek.

Çin'in en büyük yatırım holdinglerinden biri olan Tencent tarafından desteklenen Şangay merkezli Pinduoduo'nun birim başına 16 ila 19 dolar fiyatla ABD'de halka arz edilmesi bekleniyor. 90 milyon civarındaki hissenin halka arzı sonrası Pinduoduo şirketinin toplam piyasa değerinin 21 milyar dolar olacağı öngörülüyor.

1 MİLYAR DOLARLIK HİSSEYİ HAYIR KURULUŞUNA BAĞIŞLAYACAK

Halka arz sonrası, ek satış opsiyonunun tanınmadığı varsayıldığında Huang şirketin yüzde 46.8 hissesine sahip olacak ve serveti en az 8.3 milyar dolar olacak. Hisselerin en yüksek değerden alıcı bulması durumunda ise bu sayı 9.9 milyar dolara çıkabilir.

9.9 milyar dolarlık servet ise Huang'ı ülkenin en zengin 16. ismi yapacak ve Çin'in en büyük 2. internet perakendecisi JD.com'un kurucusu Richard Liu'nun önüne geçecek.

Hangzhou'da büyüyen Huang, daha sonra Zhejiang Üniversitesi'nde okudu ve Wisconsin Üniversitesi'nde bilgisayar bilimleri yüksek lisansı yaptıktan sonra 2004 yılında Google'da yazılım mühendisi olarak işe başladı. 2006 yılında Google China'nın kurulması için ülkesine giden Huang, ilk girişimini 2007 yılında kurdu. Ouku.com ismindeki siteyi üç yıl sonra sattı.

Huang, en düşük değerinden hesaplandığında 1 milyar dolar edecek hisseyi ise kurmayı düşündüğü 2 hayır kuruluşuna bağışlayacak.

Microsoft'un gelir ve net kârı arttı

Şirketin net karı, bu yılın nisan-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 9,9 artarak 8,87 milyar dolara yükseldi
Teknoloji ve yazılım devi Microsoft, bu yılın nisan-haziran döneminde net kar ve gelirinin arttığını duyurdu.

Bu yılın nisan-haziran dönemini, 2017 mali takviminde dördüncü çeyrek olarak kabul eden Microsoft bilançosunu açıkladı.

Buna göre, şirketin net karı, bu yılın nisan-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 9,9 artarak 8,87 milyar dolara yükseldi. Firmanın net karı geçen senenin aynı döneminde 8,07 milyar dolar olmuştu.

Söz konusu dönemde firmanın geliri ise 25,61 milyar dolardan 30,09 milyar dolara çıkarak, yüzde 7,5'lik bir artış gösterdi.

Şirketin hisse başına karı da bu dönemde 1,03 dolardan 1,14 dolara yükseldi.

Microsoft'un net kar ve gelirinde artış görülmesine rağmen, New York borsasının kapanışının ardından gerçekleşen sınırlı işlemlerde firmanın hisse başına değeri yüzde 1,3 düşerek 103 dolara geriledi.

20 Temmuz 2018 Cuma

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi kuruldu

 20.07.2018

Cumhurbaşkanlığı bünyesinde Dijital Dönüşüm Ofisi kuruldu. Ofis, yerli otomobilden uydu projelerine; uçak projelerinden siber güvenliğe kadar, “dijital Türkiye” altyapısına dair çalışmalar yapılacak



Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içerisinde yer alan ofisler için harekete geçildi. Külliye’de ilk olarak "Dijital Dönüşüm Ofisi"nin kuruldu. Ekonomik ve sosyal hayat ile kamu hizmetlerinin dijitalleşmesi için çalışacak ofis aynı zamanda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile çalışacak.


Milliyet'ten Kıvanç El'in haberine göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimi kazanmasının ardından Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturulan dört ofisten biri olan “Dijital Dönüşüm Ofisi” ekonomik, sosyal hayat ile kamudaki hizmetlerin dönüşümünün merkezi olacak.

Ofiste, yerli otomobilden uydu projelerine; uçak projelerinden siber güvenliğe kadar, “dijital Türkiye” altyapısına dair çalışmalar yapılacak. Sanayide dijital dönüşüm programları da Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile ortaklaşa çalışılarak hayata geçirilecek. Türkiye’nin öncelikle bazı illerinde, “dijital dönüşüm ofisleri” açılacak.


Yeni hükümet sisteminin hayata geçmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi doğrultusunda Cumhurbaşkanlığına bağlı özel bütçeli, kamu tüzel kişiliğini haiz, İdari ve mali özerkliğe sahip Dijital Dönüşüm Ofisi, Finans Ofisi, İnsan Kaynakları Ofisi ve Yatırım Ofisi kuruldu.


Bu dört ofisten biri olan “Dijital Dönüşüm Ofisi” ekonomik ve sosyal hayat ile kamudaki hizmetlerin dijital dönüşümü için çalışma yapacak. Dijital dönüşüm ile kamudaki hizmetlerin de hızlandırılıp, bürokratik süreçlerin sıfıra indirilmesi hedefleniyor.


EĞİTİME ÖNCELİK


Dijital dönüşüm ofisinin, “Dijital Türkiye” hedefi doğrultusunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile koordineli bir şekilde yürüteceği çalışmalar kapsamında, ilk olarak eğitim altyapısının geliştirilmesine odaklanılacak. Bu çerçevede üniversitelerde dijital teknoloji geliştiricilerini yetiştiren programların artırılması, dijital teknoloji alanında 30 bine yakın öğrencinin doktora yapması, dijital dönüşüm farkındalığının artırılması, özel teşvikler ile dijital yetkinliğe sahip işgücünün sanayi ile buluşturulması gibi adımların hayata geçirilmesi için çalışmalar yapılacak.


Ofis, bakanlık ve ilgili kurumlarla birlikte, “bulut bilişim”, “yapay zeka”, “otonom robotlar” gibi konu başlıklarında teknoloji yol haritaları açıklanacak. Öncelikli teknolojilere odaklanılan 50’ye yakın uygulamalı araştırma merkezi kurulması da hedefleniyor. Sanayicilerin yüksek hızlı internete ulaşımı, endüstriyel siber güvenliğin sağlanması konularında da altyapı çalışmaları yapılacak.


YERLİ VE MİLLİ TEKNOLOJİ


Teknoloji tedarikçilerinin de desteklenmesine yönelik çalışmalar yapacak ofisin gündeminde öncelikle yerli ve milli olan dijital teknoloji firmalarının envanterinin çıkarılması olacak. Yerli tedarikçilerin ürün ve hizmetlerinin müşterilere erişimi için yeni yollar geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılacak. Bu çerçevede bakanlık ile birlikte yapılacak çalışma ile teknoloji firmalarının 1 milyar dolar sermaye yatırımı alması planlanıyor. Ofiste, yerli otomobilden uydu projelerine, uçak projelerinden siber güvenliğe kadar atılacak adımlar ile birlikte yerliliğin artırılması, dışa bağımlılığın azaltılması ve cari açığın da önemli ölçüde azaltılması hedefleniyor. Türkiye’de öncelik verilen bazı illerde, “Dijital dönüşüm merkezleri” kurulmasına dair var olan çalışmalar da bu ofislerce izlenecek.


17 Temmuz 2018 Salı

Şimdiye kadar üretilmiş en gelişmiş MAC ortaya çıktı!

Apple, MacBook Pro’yu profesyoneller için daha hızlı performans ve yeni özelliklerle güncelliyor. MacBook Pro, şimdi 6 çekirdekli işlemcilere, 32 GB belleğe, True Tone ekrana ve Apple T2 çipe sahip


Apple, MacBook Pro’nun daha hızlı performans ve yeni profesyonel özelliklerle güncellenerek şimdiye kadar üretilmiş en gelişmiş Mac dizüstü bilgisayar haline geldiğini açıkladı.

Touch Bar özellikli yeni MacBook Pro modellerinde 8. nesil Intel Core işlemciler bulunuyor. 15 inç modeldeki 6 çekirdekli işlemcinin yüzde 70’e, 13 inç modeldeki dört çekirdekli işlemcinin iki kata kadar daha hızlı performans sunması sayesinde, MacBook Pro büyük veri kümeleriyle çalışmak, karmaşık simülasyonlar gerçekleştirmek, çok parçalı ses projeleri hazırlamak, gelişmiş görüntü işleme ya da film kurgusu çalışmaları yapmak için ideal hale geliyor.

Diğer güncellemeler arasında 32 GB’a kadar bellek desteği, True Tone ekran ve daha sessiz yazma imkanı sunan geliştirilmiş üçüncü nesil klavye yer alıyor. Güçlü Radeon Pro grafik işlemcisi, büyük Force Touch trackpad, çığır açıcı Touch Bar ve Touch ID, dinamik stereo hoparlörler, Apple tasarımı sessiz soğutma sistemi, veri aktarımı, şarj etme ve iki adede kadar 5K ekran ya da dört harici GPU bağlamak için Thunderbolt 3 gibi özellikleri sayesinde, MacBook Pro en üstün profesyonel dizüstü bilgisayar olma niteliğini taşıyor.

15 inç MacBook Pro’nun öne çıkan özellikleri

- 2.9 GHz’e kadar 6 çekirdekli Intel Core i7 ve Core i9 işlemciler ve 4.8 GHz’e kadar Turbo Boost
- 32 GB’a kadar DDR4 bellek
- Her yapılandırmada 4 GB video belleğine sahip güçlü ayrık Radeon Pro grafik işlemcisi
- 4 TB’a kadar SSD depolama alanı(2)
- True Tone ekran teknolojisi
- Apple T2 çip
- Touch Bar ve Touch ID

13 inç MacBook Pro’nun öne çıkan özellikleri

- 2.7 GHz’e kadar dört çekirdekli Intel Core i5 ve i7 işlemciler, 4.5 GHz’e kadar Turbo Boost ve iki kat daha fazla eDRAM
- Entegre Intel Iris Plus Graphics 655 ve 128 MB eDRAM
- 2 TB’a kadar SSD depolama alanı(2)
- True Tone ekran teknolojisi
- Apple T2 çip
- Touch Bar ve Touch ID

MacBook Pro'nun fiyatı

Sırasıyla 10.999 TL ve 14.999 TL’den başlayan fiyatlarla sunulan güncellenmiş Touch Bar özellikli 13 inç MacBook Pro ve Touch Bar özellikli 15 inç MacBook Pro modelleri, bugünden itibaren apple.com/tr adresinde, haftanın ilerleyen günlerinden itibaren de belirli Apple Store’lar ve Apple Yetkili Satıcıları’nda satışa çıkıyor.


İnternet, telekomünikasyon sektörünü değiştiriyor

Denetim firması PwC'nin yaptığı ve “Köşe Ofisteki İhtiyatlı İyimser” başlığıyla yayımladığı 21. Küresel CEO Araştırması, şirket liderlerinin telekomünikasyon sektörü özelindeki görüşlerini ortaya çıkardı


21. Küresel CEO Araştırması telekomünikasyon sektörü sonuçlarına göre, internet geleneksel telekomünikasyon pazarlarını, günden güne daha fazla değiştiriyor. CEO'ların siber tehditlere karşı yaklaşımını gözler önüne seren araştırma, telekomünikasyon liderlerinin dünya ekonomisine ilişkin görüşlerini de gün yüzüne çıkardı.

Araştırmaya göre liderlerin çok büyük bir çoğunluğu (%83) gelecek beş yıl içinde değişimin, doğrudan veya dolaylı rakiplerden kaynaklanmasını bekliyor. Dörtte üçü değişimin, temel teknolojilerden, müşteri davranışından ve sektör düzenlemelerinden kaynaklanmasını bekliyor. Üçte ikisi de değişimin, dağıtım kanallarından kaynaklanmasını bekliyor.

Yöneticiler teknolojik değişimin hızından endişe ediyor

Kendi şirketlerine yönelik tehditler sorulduğunda %45’i, teknolojik değişimin hızı, %35’i ise pazara yeni giren şirketler ile ilgili olarak “çok endişeli”. %45’i de siber tehditler ile ilgili çok endişeli. Tüm bu oranlar, diğer sektörlerdeki ortalamaların üzerinde. Telekomünikasyon şirketleri kendi verilerinin yanı sıra birçok diğer şirketin ve müşterinin verilerini de kullandıkları için, siber saldırılar özellikle telekomünikasyon şirketleri için ciddi bir tehdit.

Telekomünikasyon CEO’ları dünya ekonomisi için iyimser

Rapora göre dijital değişimin yarattığı tehdide rağmen telekomünikasyon CEO’ları yakın gelecek hakkında iyimser. Liderlerin yarısından fazlası (%57), 2017’nin küresel büyüme açısından iyi bir yıl olduğunu göz önünde bulundurarak, küresel ekonomik büyümenin 2018 yılında daha da iyileşeceği görüşünde.

Hem dünya ekonomisi hem de kendi şirketleri hakkında iyimserliklerini geçen yıla göre koruyan CEO’lar, otomasyona yapılan yatırımlarla çalışan sayılarının da artmasını bekliyorlar. Siber saldırı tehdidi ve hükümetler tarafından sürekli değişen yeni düzenlemelerin yarattığı olumsuzluklar devam etmekle birlikte CEO’lar, şimdilik bu tehditlerin kontrol edilebilir olduğu görüşünde.

Araştırmadan bazı sonuçlar…

Sektör liderlerinin dörtte üçü değişimin, temel teknolojilerden, müşteri davranışından ve sektör düzenlemelerinden; üçte ikisi de dağıtım kanallarından kaynaklanacağını ön görüyor.

Liderlere kendi şirketlerine yönelik tehditler sorulduğunda %45’i teknolojik değişimin hızı, %35’i ise pazara yeni giren şirketler ile ilgili olarak “çok endişeli” olduğu ortaya çıkıyor.

Telekomünikasyon şirketleri kendi verilerinin yanı sıra birçok diğer şirketin ve müşterinin verilerini de kullandıkları için liderlerin %45’i de siber tehditler ile ilgili çok endişeli.

Dijital değişimin yanı sıra CEO’lar, özel olarak kendi şirketlerine yönelik tehlikeler ile ilgili endişeli değiller.

CEO’ların %50’si aşırı düzenlemelerden aşırı endişeliyken, %47’si vergi yükünün artışından ve %40’ı da terörün yarattığı tehdit hakkında aşırı endişeli.

Telekomünikasyon liderleri internet hakkında iyimser olmaya devam ediyor, sadece %17’si dünyada internete erişiminin kısıtlanmasının doğru olduğunu düşünüyor. Ancak çoğu, milliyetçiliğin bazı kurallar ve düzenlemelerde yeniden kendini göstermesi ile ülkelerin bölgesel ticari bloklara yöneldiğini belirtiyor.


15 Temmuz 2018 Pazar

Nüfus kayıtlarında dijital dönem

Bu yıl başlatılan Dijital Arşiv Projesi kapsamında, veraset, tespit, aile bağlarının kurulması, nüfus kayıtlarının düzeltilmesi gibi olaylar nedeniyle açılan davalarda istenilen kayıtlara daha hızlı ve kolay ulaşılabilecek


Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü arşivinde bulunan ve tarihi değer taşıyan nüfus kayıtlarının elektronik ortama aktarılarak koruma altına alınması için ocak ayında Dijital Arşiv Projesi (DAP) başlatıldı.

Projeyle üç yıl içerisinde 320 milyon sayfadan oluşan belgenin taranarak dijital arşive aktarılması planlandı.

Proje kapsamında 78 il ve ilçe nüfus müdürlüğünde bulunan nüfus ve vukuat defterleri ile dayanak belgeleri Ankara'ya getirilerek, Bakanlık bünyesinde oluşturulan nüfus arşivine alındı.

İstanbul, İzmir, Mersin il ve ilçe nüfus müdürlüklerinde bırakılan aile kütükleri ve vukuat defterleri ise daha sonra nüfus arşivine getirilerek koruma altına alındı.

Çalışmalar sonucunda bugüne kadar 100 milyon belge elektronik ortama aktarıldı.

Kayıtların dijital hale getirilmesinin faydaları

Belgelerin dijital ortama aktarılmasıyla Bakanlık, hizmet kalitesinin ve hızının artırılması, belgenin yok olmasından doğacak vatandaş mağduriyetinin önlenmesi, aşınma ve yıpranmaların azaltılması, olası bir afet durumunda ağır hasar almadan ya da tamamen yok olmadan önce sayısallaştırılarak kopyalarının çıkarılmasını amaçlıyor.

Bu sayede mahkemelerden veraset, tespit, aile bağlarının kurulması, nüfus kayıtlarının düzeltilmesi gibi olaylar nedeniyle açılan davalarda istenilen kayıtlara daha hızlı ve kolay ulaşılabilecek.

Vatandaş memnuniyetinin artırılması ve haklarının korunması amaçlanan projeyle günümüze kadar gelebilen kadim nüfus kayıtları, elektronik ortamda yıllarca güvenli şekilde saklanacak, gelecek yıllara ve nesillere aktarılacak.

Nüfus yazımının tarihçesi

Açıklamada ayrıca nüfus yazımının tarihçesine ilişkin bilgilere de yer verildi.

Buna göre, Osmanlı Devleti II. Mahmut döneminde 1831 yılında yapılan ilk genel nüfus yazımında sadece erkek nüfus kayıt altına alındı. İlk defa kadın ve erkek nüfusu ise 1882'de kaydedildi. Bu kayıtların yazıldığı yüksek kalite ipek kağıt defterler, günümüzde "Atik Nüfus Defteri" olarak adlandırılıyor.

II. Abdülhamit döneminde 1904 yılında Genel Nüfus Yazımı ile kadın ve erkeklerin yazıldığı esas nüfus defterleri, güncel aile kütüklerinin ve Merkezi Nüfus İdaresi Sisteminin (MERNİS) temelini oluşturuyor.

10 Temmuz 2018 Salı

50 bin siber güvenlik uzmanına ihtiyaç var

Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı zorlu süreç nedeniyle siber güvenlik uzmanlarının sayısı azalınca bu işi yapan kişilere ciddi bir ihtiyaç oluştu


Türkiye’nin en az 50 bin siber güvenlik uzmanına ihtiyacının olduğunu söyleyen SODER Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Doğan Güneş, “Bu açığı gidermek için İstanbul Aydın Üniversitesi ile ortak olarak toplamda 60 saatlik bir siber güvenlik eğitimi başlatıyoruz” dedi.

“KHK’LAR SİBER GÜVENLİĞİ DE VURDU”

Konuyla ilgili açıklama yapan SODER Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Doğan Güneş,  “Geçtiğimiz dönemde çıkarılan kanun hükmünde kararnameler (KHK) sonrasında, özellikle devletin bilişim altyapısında çalışan çok sayıda uzman görevden alındı. Bunun yanında bankalar, finans kurumları, üniversiteler ve e-ticaretle uğraşan kuruluşlarda da benzer bir süreç yaşandı. Dolayısıyla şu an siber güvenlik alanında ciddi bir boşluk var. Devlet kurumlarının, bu boşluğun bir bölümünü özel sektörden hizmet alımı yaparak gidermesi gerekir” şeklinde konuştu.

“EĞİTİME HERKES KATILABİLİR”

Önümüzdeki yıllarda gerek özel sektöre gerekse devlete 50 bin siber güvenlik uzmanı ihtiyacı doğacağını ön gördüğünü dile getiren Güneş, “ ’Beyaz hacker’ diye tabir edilen siber güvenlik ve siber olaylarla mücadele uzmanlarını, bilgiyi faydalı yönde kullanmaları için eğitiyoruz.  Eğitime, ağırlıklı olarak matematik, bilgisayar gibi alanlardan mezun olanların ilgi duyacağı düşünülse de çok fazla teknik altyapı istemeyen bir eğitim. Temel düzeyde bir bilgisayar bilgisine sahip olan herkes, eğer siber güvenlik alanına ilgisi varsa ve bu alanda uzmanlaşmak istiyorsa, eğitimlerimize gelebilir” dedi.

“TECRÜBELİ UZMANIN MAAŞI 20 BİN TL’YE KADAR YÜKSELİYOR”

Kontenjanların ilk program için 20 kişi olduğunu belirten Güneş, “Bu eğitime katılıp sınavı geçenlere işe yerleşme garantisi veriyoruz. Siber güvenlik uzmanlarının işe başlama maaşı 4-5 bin lira arasında değişiyor. Tecrübe kazanıp uzmanlaşanların maaşları ise 15-20 bin liraya kadar yükseliyor” dedi.

Başarılı kursiyerlere İstanbul Aydın Üniversitesi Rektörlük onaylı sertifika verilecek eğitimle ilgili detaylı bilgiye üniversitenin internet sitesi üzerinden ulaşılabileceği belirtildi.


e-Nabız'ı 8 milyon kişi kullanıyor

Sağlık Bakanlığınca geliştirilen ve her türlü sağlık kaydına erişime olanak sağlayan "e-Nabız" uygulamasında 8 milyon kullanıcıya ulaşıldı

Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Şuayip Birinci, her türlü sağlık kaydına erişime olanak sağlayan "e-Nabız" kullanıcısının 8 milyon kişinin hayatının bir parçası haline geldiğini söyledi.

Birinci, yaptığı açıklamada, 3 yıl önce hizmete giren "e-Nabız" kişisel sağlık sisteminde kullanıcı sayısında büyük artış sağlandığını belirtti.

Sağlık kayıtlarına 7 gün 24 saat erişim imkanı sunan ve tüm sağlık kayıtlarının kontrol ve yönetimini bizzat kişinin kendisine bırakan e-Nabız uygulamasında 8 milyon kullanıcıya ulaşıldığını anlatan Birinci, özel ya da kamu tüm sağlık kuruluşlarının bilgi sistemlerinin entegre olduğuna işaret etti.

Gerçek zamanlı veri gönderebildiği sistem sayesinde vatandaşların kişisel sağlık kayıtlarına her zaman erişebildiğini aktaran Birinci, sistemin, kullanıcıların izin vermesi durumunda sağlık personelinin de erişebildiği bir platform olarak hizmet verdiğini anlattı.

Kişisel sağlık sistemi e-Nabız kullanıcılarının, sağlık kurum ve kuruluşlarında gerçekleştirilen tüm muayene, tetkik ve radyolojik görüntüleme, yazılan reçeteler, ilaçlara ait tüm veriler ve geçirilen operasyonlar hakkındaki bilgilere erişebildiklerini dile getiren Birinci, "Temel amacımız, kişinin kendi sağlığını yönetebilen, yetkilendiren, hangi hekimle ne kadar veri paylaşması gerektiğine karar veren bir model oluşturmak. Dünyada bu kadar kapsamlı, yetki seviyesi yüksek başka hiçbir uygulama yok. Vatandaşın kendi sağlığını rahat yönetmesini sağlamaya çalışıyoruz." dedi.

e-Nabız sistemine kamu hastanelerinden yüzde yüze yakın veri akışı sağlandığını ifade eden Birinci, özel ve üniversite hastanelerindeki veri akışını da hızlandırdıklarını vurguladı.

"e-Nabız'a nasıl giriş yapılıyor"

Müsteşar Yardımcısı Birinci, vatandaşların kişisel sağlık sistemini çok hızlı bir şekilde kullanmaya başladığını belirterek, e-Devlet şifresi ile aktif olarak sisteme giriş yapılabileceğini, ayrıca aile hekimliklerinden de geçici şifre temin edilebileceğini söyledi.

Birinci, sağlıktaki memnuniyet oranlarını da e-Nabız üzerinden değerlendirdiklerini belirterek, "Sağlıktaki memnuniyet oranlarını da bu sayede ölçmüş oluyoruz. Vatandaşlar sağlık kuruluşlarıyla ilgili bütün memnuniyetlerini sistem üzerinden değerlendirebilirler. Muayene eden hekim ve sağlık kuruluşunun temizliğine kadar her türlü durumu ölçme şansına sahip oluyoruz. Sistem üzerinden aynı zamanda kan bağışı ve organ bağışı konusunda da çok ciddi talepler alıyoruz. Bizim insanımız çok fedakar. Organ ve kemik iliği bağış bildirimlerimiz de çok iyi düzeyde. Şu ana kadar 1 milyon 200 bin kişi organ bağışlamak için bildirim yaptı." diye konuştu.

"e-Nabız verileri her an cepte"

e-Nabızın, tablet bilgisayarlar ve akıllı telefonlar için geliştirilen mobil uygulama ile kolay kullanılabildiğini anlatan Birinci, böylece kişilerin kendilerine ait tüm sağlık bilgilerini her an yanlarında taşıyabildiklerini söyledi.

Birinci, "e-Nabız"da Merkezi Hekim Randevu Sistemi'ne bağlanarak kişinin kendisi, çocukları ve yetkilendirilmiş yakınları için randevu alabildiğini, hekimle geçmiş sağlık kayıtlarını paylaşarak tedavi süreçlerine kalite ve hız katabildiklerini kaydetti.

Sistemde ebeveynlerin her ikisi de birbirine onay vermişse 15 yaşından küçük çocuklarının sağlık kayıtlarına erişebildiğine dikkati çeken Birinci, böylece çocuklarına ait sağlık bilgilerini de görme fırsatı bulabileceklerini söyledi.


Soluduğumuz havanın kalitesi artık cepte

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca geliştirilen mobil uygulama ile vatandaşlar, yaşadıkları bölgenin ve soludukları havanın kalite değerlerini artık akıllı cep telefonlarından anlık öğrenebilecek.


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, vatandaşın yaşadıkları bölgenin hava kalitesi değerlerine anlık ulaşmasını sağlamak için harekete geçti.

"Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı" nda yer alan 300 adet hava kalitesi ölçüm istasyonundan elde edilen ölçüm sonuçlarını "www.havaizleme.gov.tr" web adresinden kamuoyu bilgisine sunan bakanlık, vatandaşların havanın kalitesine daha kolay erişebilmesi amacıyla mobil uygulama geliştirdi.

Buna göre vatandaşlar, artık yaşadıkları bölgenin ve soludukları havanın kalite değerlerini akıllı telefonlarına indirecekleri uygulama ile anında görebilecek.

Uygulamada aktivite önerileri de yer alacak

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Mustafa Öztürk, mobil uygulamanın android telefonlardan indirilebildiğini, IOS uygulaması çalışmalarının da tamamlandığını ve birkaç gün içerisinde aktif olacağını söyledi.

Uygulama ile Türkiye genelinde hava kalitesi verilerinin akıllı telefonlarda anlık görüntülenebileceğine işaret eden Müsteşar Öztürk, "Mobil uygulama ile konumunuza en yakın ölçüm istasyonunun ölçüm değerlerinin öğrenilmesi, güncel hava kalitesine göre aktivite önerilerinin görüntülenmesi ve ölçüm istasyonu ile ilgili hem fotoğraf hem de konum bazlı bildirim gönderilebilmesi sağlandı." dedi.

Vatandaşların bulunduğu bölgenin hava kalitesi değeri ile ilgili merak ettiği soruları da uygulama üzerinden bakanlığa anında iletebileceklerini vurgulayan Öztürk, "Vatandaşımız temiz hava soluma ve soluduğu havanın kalitesini bilme hakkına sahip." diye konuştu.

Öztürk, hava kalitesi değerlerinin Avrupa Birliği normlarına göre değerlendirildiğini belirterek hava kalitesi izleme istasyon sayısının 2018 yılı sonuna kadar 330'a ulaşacağı bilgisini verdi.


8 Temmuz 2018 Pazar

Reeder markası ile ürünler geliştiren Selekt Bilgisayar, Samsun’da 300 bin telefon üretilecek

9 yıldır Reeder markası ile ürünler geliştiren Selekt Bilgisayar, Samsun’da kurduğu operasyon merkezi ile artık üretimi Türkiye’ye taşımayı planlıyor.


Selekt Bilgisayar bundan 9 sene önce Türkiye’de Reeder markası ile e-kitap sektörüne giriş yaptı. Şirketin kurucusu ve genel müdürü Uygar Saral, mobil sektörde var olacaklarını ve giderek büyüyeceklerini o günlerde yaptığımız röportajda da söylemişti. Şirket şimdi hem tablet hem de akıllı telefon pazarında daha güçlü olmak için yerli üretim tesisini kuruyor. Tesisin amaçlarını ve gelecek hedeflerini Uygar Saral’a sorduk.

- 2018 yılı sektör ve markanız açısından nasıl geçiyor?

Biz 2018 yılında 9 yaşına girdik. Onuncu yaşımıza yaklaşırken son 3 yılda yeniden yapılanma, firma içerisindeki değerleri tespit edip onları yükseltme ve üzerimize yük olan işlerden kurtulma süreçlerine odaklandık. Elbette bu son 3 yılda hem dünyada hem de Türkiye’de sektörel ve ekonomik anlamda çalkalanmalar oldu. Bu çalkalanmalardan da doğal olarak biz de etkilendik. Çünkü dolarla mal alıp TL ile satan bir sektör olduğumuz için biz dahil tüm oyuncular bu ekonomik dalgalanmalardan etkileniyor. Son 3 yılda biz şunun farkına vardık. Öncelikle sürekli ve sürdürülebilir saygın bir marka yaratmak için, Türkiye’de mutlaka üretime ve istihdama destek verecek projelerin içerisinde olmamız gerekiyor. İkincisi, markanın güçlü olması yalnızca ürünün iyi olmasıyla değil, aynı zamanda arkasındaki satış sonrası hizmetlerin ve teknik servisin ne kadar güçlü olduğu ile doğru orantılı. Bizim bulunduğumuz ürün gamı, yani cep telefonu sektörü, aslına bakarsanız yenilikler açısından ivmesini kaybetti. İki sene önce telefonunu değiştirmiş birine sorsanız muhtemelen size kamerasından bataryasına kadar birçok sebep sıralayacaktır. Şimdi bu değişimi yapmış olan adama aynı soruyu sorsanız muhtemelen yine cihazını değiştirmek istiyordur ancak memnun olmadığı bir özellik yoktur. Dolayısıyla farklılaşmanın artık ürün özelliklerinde değil, hizmet ve satış sonrası destek ile olacağına inanıyoruz. Tüm bunların farkına varınca Samsun’da bir üretim ve teknik destek merkezi açmayı planladık.

- Samsun’da böyle bir merkezi açma fikri nereden ortaya çıktı?

Biz farklı STK’lar ile işbirliği içerisindeyiz çünkü bu iş ağlarının içerisinde yer almanın iş birikimimize katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Endeavor ve EBRD gibi STK’lar ile sürekli iletişimdeyiz ve onlarla farklı işbirliklerini geliştirmek istiyoruz. EBRD ile yaptığımız görüşmelerde farklı fon ve teşvikler yaratabileceklerini belirttiler. Hatta teklif doğrudan onlardan geldi. Çünkü EBRD’nin Afrika, Ortadoğu ve Türk Cumhuriyetlerine ayrılmış teknoloji yatırım fonları var, ancak bu konularda işbirliği yapabilecek ve doğru fonların doğru işler için aktarımı için güvenilir şirketlere ihtiyacı var. Bu çerçevede yaptığımız görüşmelerde EBRD, özellikle Samsun’da yapılacak olan bir yatırıma destek olabileceklerini belirtti. Bu konuda bize destek veren EBRD danışmanlarından bir tanesi de, yapılacak olan yatırımın içerisine stratejik bir ortak almamızı ve bunu Çin’deki üreticilerden birinden seçmemizi tavsiye etti. Biz de 5 yıldır çalıştığımız Çin’de üretici firmanın da desteği ile Samsun’a yatırım yapmış olduk.

- Ne kadarlık bir yatırımdan bahsediyoruz?

Şu ana kadar 6 milyon TL’yi geçti. Bu maliyetin önemli bir kısmı insan kaynakları yatırımı oldu. Samsun’da bu ölçekte yatırım ve iş modeli biz gelene kadar yoktu. Şu anda 80 kişilik bir ekip çalışıyor. Bu merkezde üretim, teknik destek ve servis, lojistik ve Ar-Ge faaliyetleri yürütülüyor. Ar-Ge kısmında 19 Mayıs Üniversitesi ile iş birliğimiz var. Bize oradan yönlendirilen öğrenciler ile Ar-Ge faaliyetlerini yürütmeye başlayacağız.

- Devletin verdiği teşvikler faydalı oldu mu?

Samsun şu anda beşinci bölge yatırım teşviki bölgesi oldu. Elbette vergi indirimleri ve istihdam süreçlerinde devletin katkısı oluyor. Ancak bence Anadolu’da yatırım yapmanın en önemli teşviki çalışan sadakati. Bizim ülkemizde ekonominin ve işverenlerin en büyük sorunlarından biri çalışan sadakatini yakalamak. Çünkü ciddi anlamda sosyal erozyon var ve çalışanların şirketlere olan bağlılığı ciddi oranda azaldı: Türkiye’de özellikle büyük şehirlerde ekonominin lokomotifi KOBİ’ler bu sorunla baş ederek büyümeye çalışıyor. Ancak Anadolu’da bu çalışanların işe olan bağlılıklarını ve özverilerini halen görebiliyorsunuz. Birçok işletmede 10, 20 hatta 30 yıldır çalışan kişiler görebilirsiniz. Usta kalfa ilişkilerinin güçlü olduğu, insanlara bir şeyler öğretebileceğiniz ve ardından yetiştirdiğiniz insanların size katma değer sağlayabileceği bir yer Anadolu. Bir diğer önemli teşvik ise maliyet avantajı. Şehirde yaşaması kolay olduğu için çalışanların sizden beklentileri de çok daha makul oluyor.

- Çin’li üretici firmanın size kattığı fayda ne oldu?

5 yıldır çalıştığımız üretici firmanın bu projede bize destek olması önemli. Aslında yalnızca %10’luk bir ortaklıkları bulunuyor. Ancak Samsun operasyon merkezinin kurulması ile birlikte 30 kişilik bir ekip olarak gelip hem kurulumu hem de personelin yetiştirilmesi sürecinde bize destek oldular. Şu anda da orada 8 kişilik bir Çin’li ekibimiz halen personele destek veriyor.

- Samsun’daki bu operasyon size nasıl bir üretim gücü kazandıracak?

Şu anda bizim aldığımız kapasite raporu yılda 600 bin adet için. 300 bin adet cep telefonu, 200 bin adedi tablet, 100 bin adedi de akıllı saat. Önümüzdeki sene bu kapasitenin tamamını kullanmayı hedefliyoruz. Özellikle TL’nin değer kaybetmesi ile birlikte yerelde üretim maliyetleri Türkiye’nin lehine dönmüş oldu. Ful mesai ve tempolu çalışan bir fabrikanın, teşvikler, lojistik avantajı ve pazara yakın olmayı hesaba katarsanız çok daha avantajlı konuma geçmiş oluyorsunuz.

- Çin’den gelen ortağınızın bu işe girmesindeki en önemli sebep nedir?

Çin’deki şirketlerin en büyük sorunu pazara ulaşmak. Çin büyük bir üretim merkezi ama kendi iç pazarında bile doygunluğa ulaştı, dolayısıyla yurtdışı pazarlara ulaşabilen üreticiler çok daha kazançlı hale geliyor. Biz de pazarın içerisinde ama üretim ayağı eksik olan bir firmayız. Bu ortaklık ile ikisini bir araya getirdiğimizi düşünüyoruz.

'Oyunlara odaklanacağız'

Ben kendim bilgisayar mühendisiyim. Android henüz 2.0 versiyonundayken San Fransiko’daki Droid toplulukları ile toplantılara katılıyordum. Ben bu yüzden kendi bünyemde güçlü bir Android ekipi oluşturdum ve bunları Selekt Yazılım olarak bir şirkete dönüştürdük. Bu ekip şu anda yenilikçi oyunlar piyasaya çıkarmaya başladı. Önümüzdeki 10 yıl bence telefon dünyasındaki ekosistem oyun ve oyunlaştırma alanında dönecek.

Murat Yıldız
Dünya

3 Temmuz 2018 Salı

İlk Türk “Unicorn”u Trendyol mu?

Son üç ayda çok önemli ve ekosistemi çok ileri zıplatacak gelişmeler oldu. Peak Games’in bir kısmını çok ciddi değerlemelerle Zynga aldı, Gram Games son yatırımından sonra 50 kat değerleme ile Zynga’ya satıldı ve Trendyol dünya devi Çinli Alibaba’dan Türkiye’de şimdiye kadar yapılmış en büyük yatırımı aldı.

Bu yatırım çok önemli bir mihenk taşı çünkü Türkiye’nin ilk 1 milyar dolar değerleme üzerine çıkan internet şirketi yani unicorn’u ortaya çıkartmış olabilir.

Bu yatırım ile Trendyol hem kaynaklarını arttıracak hem de dünyanın en büyük e-ticaret şirketlerinden biri olan Alibaba ile globalleşecektir. Hem yatırımcı hem de müşteri şapkası ile Trendyol’un globalde çok büyük potansiyeli olduğuna inanıyorum.

Türk kadın girişimci ve CEO’nun yarattığı başarı
Bundan tam 8 yıl önce Demet Mutlu tarafından kurulan Trendyol, ilk önce Evren Üçok ardindan da Emre Kurttepeli’den melek yatırımını aldıktan sonra, Tiger Global, Silikon Vadisi’nin en önemli yatırımcılarından olan Kleiner Perkins Caufield Byers (KPCB) ve EBRD’den yatırım aldı. Bu yatırım ile tüm yatırımcılar hisselerini satarken hepsi önemli kâr ettiler. Bu melek yatırımcıları ve girişim sermayesini ayrıca çok olumlu etkileyecektir. Kurulduğu günden bugüne diğer birçok e-ticaret şirketleri zorluk yaşarken Demet, ürünleri, organizasyonu ve özellikle hem kendi hem de takımının adanmışlığı ile büyük fark yarattı.

Alibaba Neden Yatırım Yaptı?
Bilmeyenler için Alibaba Amazon’dan son gelir bazında dünyanın en büyük ikinci e-ticaret grubu. Çin’de 1999’da kurulan ve dünya devi olan Alibaba Trendyol’a niye yatırım yapmış olabilir:

1- Trendyol iyi bir şirket. Hem metrikler hem ürün gücü, 16 milyon müşterisi ve tedarik gücü ile Trendyol Türkiye ve bu bölge için çok önemli potansiyele sahip. 80 milyon nüfusumuzun yüzde 50’si 30 yaş altında ve bu Avrupa’nın en genç pazarı. Sadece yüzde 3,5’u online yapılan perakende satışların çok önemli büyüme potansiyeli var. Avrupa’da online satışların oranı yüzde 15’leri bulmuş durumda yani 5 kat büyüme potansiyelimiz mevcut. Benim ise en çok hoşuma gidenlerden biri Trendyol’un bu kadar güçlü olabilmesinin sebeplerinden biri olan lokal üreticilerimizin bu yatırım ile globale açılma şansları. Daha önce tekstilde yakaladığımız güçlü pozisyonu belki tekrar yakalayabilmemizi sağlayacak kritik bir adım.

2- Amazon ve Alibaba rekabeti. İki şirket arasında ezeli bir rekabet var. Amazon, Amerika’daki Walmart’ın modelini dijitale taşımak yani büyük ölçekte teknoloji ile fiyat rekabeti sağlamaya çalışırken, Alibaba ise tam tersine daha çok kolektif girişimciliği online ortama taşımak, tedarikçileri girişimci yapmak istiyor. Biri Amerika’da diğeri Çin’de güçlendikten sonra şimdi uluslararası pazarlarda rekabet ediyorlar. İkisi mevcutta Hindistan’da, Güney Doğu Asya’da çok ciddi yarışıyorlardı. Geçtiğimiz yıl Amazon 580 milyon dolara Ortadoğu’da Souq.com’ı satın aldı. Satın alma gerçekleştiğinde Souq’un 45 milyonluk trafiği bulunuyordu. Bu satın almadan altı ay sonra Amazon logistik servisler sunan Wing.ae’i satın alarak stratejik adımlar attı. Alibaba’nın da bir aksiyon alması bekleniyordu. Buna göre Trendyol’un yakın zamanda bu bölgede ciddi adımlar atacağı düşünülebilir.

3- Alibaba’nın hisse değeri. Alibaba’nın borsadaki değeri özellikle hızlı büyümeye çok endekslenmiş durumda. Amazon’nun yüzde 2.3 kâr marjına karşı yüzde 31 kâr marjı ve operasyonel metriklerinin iyiliği ile güçlü finansal performansa sahip ancak değerini yükseltmek için büyüme hızı çok kritik ve devam etmeli. Bunun için Alibaba 2016’dan bu yana inanılmaz hızlı bir yatırım yapma ve satın almaya geçti. Neredeyse her ay milyar dolarlık yatırımlar yapıyor. Güney Doğu Asya’da Lazada, Almanya’da Rocket Internet ve İngiltere’de Tesco gibi çok önemli yatırımlar yaptı. Trendyol bu büyüme stratejisinde önemli bir değer olacaktır.

Özetle 8 yılda Trendyol güçlü takımı, güçlü ve uygun fiyatlı ürün seçeneği, güçlü tedarikçi ağı ve Alibaba ile bölgede yaratabileceği potansiyel ile önemli bir şirket yarattı. Demet’i ve tüm takımı gönülden kutluyorum. Darısı daha da büyüklerine!


2 Temmuz 2018 Pazartesi

Alibaba, e-ticaret platformu Trendyol’a yatırım yaptı

Dünyanın en önemli online ve mobil ticaret şirketlerinin başında gelen Alibaba, ülkemizden bir yatırım haberi ile karşımızda. Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre Alibaba, ülkemizin önemli e-ticaret platformlarından olan Trendyol‘a yatırım yaptı. Yapılan yatırımın miktarı ile ilgili ise herhangi bir bilgi bulunmuyor.

2010 yılında Demet Mutlu tarafından kurulan Trendyol’un, kadınlara en çok hitap eden moda alışveriş sitelerinden biri olduğunu hatırlatalım. Yapılan yatırımla birlikte Trendyol’un yeni stratejik partneri olacak olan Alibaba, Trendyol’un mevcut finansal yatırımcılarının hisselerini de satın alacak.

Bu yatırım, Alibaba’nın globalleşme konusundaki kararlılığını göstermesi ve bir dünya devinden ülkemize yapılan yatırımlardan biri olması açısından oldukça önemli. Anlaşma ile birlikte Trendyol ve Alibaba, Trendyol’un Türkiye ve çevresindeki büyümesini hızlandırmak ve kuvvetlendirmek için beraber çalışacak.

Bu süreçte Alibaba’nın Trendyol’a teknoloji, online ticaret, mobil ödeme, lojistik, uluslararası ticaret gibi konularda bilgi ve deneyim paylaşımı yapacağını da ekleyelim.

16 milyondan fazla müşterisi ile, Türkiye ve çevresindeki bölgenin hızla büyüyen ve daha fazla büyüme potansiyeli olan e-ticaret pazarında önemli bir konumda bulunan Trendyol’un kurucusu ve CEO’su Demet Mutlu konuyla ilgili yaptığı açıklamada Alibaba ve Trendyol’un çok benzer kültüre ve değerlere sahip, dijital ekosistem ile ilgili büyük hedefleri olan şirketler olduğunu belirtti.

Yönetimde değişiklik yok
Bu ortaklık konusunda çok heyecanlı olduklarını da dile getiren Mutlu, 8 yıl önce 5 kişiyle bir masa etrafında büyük hedefler ve tutkuyla başlayan yolculuklarında, Türkiye’nin en büyük ve en hızlı büyüyen mobil e-ticaret platformunu yarattıklarının altını çizdi.

Alibaba Group Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Michael Evans ise yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin dünyadaki ve bölgedeki farklı dijital ekonomiler değerlendirildiğinde oldukça heyecan verici ve önemli bir pazar olduğunu dile getirdi. Bu yatırım ile birlikte Alibaba’nın güçlü bir kurucu ve yönetim ekibinin önderliğindeki pazar lideri bir markaya ortak olmuş olacağını belirten Evans, Trendyol’a kurucularının ve mevcut yönetim ekibinin liderlik etmeye devam edeceklerini de paylaştı. Yatırım ile ilgili yeni bilgilere ulaştıkça sizlere aktaracağız.