Üniversitelerde mezuniyet törenlerinin başladığı şu günlerde, Elektronik Belge Yönetim Sistemi kullanan üniversitelerde bu yıl mezun olan öğrencilere ‘e-diplomaları’ teslim edilmeye başlandı. Sistem sayesinde yetkililerin elektronik imzaları ile basılan diplomalar yeni mezunlara hızlı bir şekilde teslim edilecek ve bir yıla yakın diploma bekleme süreleri ortadan kalkacak.
Dijital dönüşüm, her geçen gün her ölçekten işletme ve kurum için bir tercih olmaktan çıkıp, zorunluluk haline geliyor. Üniversiteler de dijital dönüşümü başlatan kurumlar arasında yer alıyor. Elektronik Belge Yönetim Sistemi kullanan üniversiteler e-diploma uygulaması ile diploma işlemlerini artık çok daha hızlı ve etkin bir şekilde gerçekleştiriyor.
Bilkent Cyberpark firmalarından CBKSoft’un Genel Müdür Yardımcısı Alpaslan Coşkun, konuyla ilgili şunları kaydetti: “Ülkemizde bugün itibariyle devlet ve özel olmak üzere toplam 206 üniversite bulunmakta. Her iki üniversiteden biri tarafından tercih edilen enVision Elektronik Belge, Form ve Süreç Yönetim Sistemimiz sayesinde üniversitelerde ciddi bir zaman ve maliyet tasarrufu sağlanıyor.
Geliştirdiğimiz enVision yazılımı sayesinde üniversitelerimizin kağıt bazlı tüm iş süreçlerini kesintisiz otomasyon ile tam entegre dijital bir ortama aktarıyoruz. Elektronik imzalı diploma uygulaması da bu anlamda kayda değer bir örnek. Uygulama ile geçici mezuniyet belgeleri tarihe karışırken, yeni mezunlar artık uzun süre beklemek zorunda kalmadan diplomalarına kavuşuyor.”
Üniversitelerde dijital dönüşüm
Bu yıldan itibaren yeni mezunlarına elektronik imzalı diploma verecek üniversitelerin listesi şöyle:
Adıyaman Üniversitesi, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, Amasya Üniversitesi, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, Batman Üniversitesi, Bezmialem Vakıf Üniversitesi, Beykent Üniversitesi, Bilgi Üniversitesi, Cumhuriyet Üniversitesi, Doğuş Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Haliç Üniversitesi, İnönü Üniversitesi, İskenderun Teknik Üniversitesi, İstanbul Şehir Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Kavram Üniversitesi, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, Siirt Üniversitesi, Sinop Üniversitesi.
Mezunlar diploma beklemek zorunda kalmıyor
enVision ile e-diploma sürecini başlatan üniversitelerden biri olan Cumhuriyet Üniversitesi’nde de Öğrenci Bilgi Sistemi ve Elektronik Belge Yönetim Sistemi Entegrasyonu tamamlanarak dijital ortamda diploma basımına başladı. Üniversite Rektörlüğü tarafından internet sitesi üzerinden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Teknolojik gelişmeyi takip eden ve zamandan tasarruf etmeyi önceleyen Üniversitemiz, Öğrenci Bilgi Sistemi ve Elektronik Bilgi Yönetim Sistemi programlarını entegre ederek elektronik ortam üzerinden diplomaları hazırlayıp en kısa zamanda mezun öğrencilerimize diplomalarını teslim etmeye başladı.
Öğrencilere SMS ile bilgilendirme
Diplomalarının hazırlanma sürecinin uzun olmasından dolayı mezun olan öğrencilerimize geçici mezuniyet belgesi veriliyordu. Mezun öğrencilerimiz diplomalarını yaklaşık bir yıl sonra alabiliyorlardı.
Yeni sistem ile e-imzalı diploma ve ekini öğrencilerimiz mezun oldukları anda alabiliyor ve kendilerine diplomalarının hazır olduğuna dair bilgilendirme SMS‘i gönderiliyor.
Diplomalar artık e-imzalı
Elektronik imzalı diplomalar hem Türkçe hem de İngilizce hazırlanarak öğrencilerimize veriliyor. Bologna Süreci çerçevesinde uluslararası geçerliliği olan diploma eklerimiz de önümüzdeki dönemde dijital ortamda hazırlanarak öğrencilerimize teslim edilebilecek.”
Bu yeni sistem ile Türkiye’de dijital dönüşüm anlamında yükseköğretim alanında bir ilk gerçekleştirilmiş olacak.
Yazılım, Bilişim ve Teknoloji Sektörü
Software Development Team
Computer Science / Computer Engineering
Coding is like plugging puzzle pieces together
Anyone Can Build Apps That Impact the World
Düşün, tasarla, kodla...
STEM+A - Science(Fen), Technology(Teknoloji), Engineering(Mühendislik), Mathematics(Matematik), Art(Sanat)
30 Haziran 2018 Cumartesi
2017 Yılı Bilişim 500 ödülleri 5 Temmuz Perşembe günü açıklanacak
Bilişim 500 Ödül Töreni
Türkiye bilişim sektörünün tek referans kaynağı olarak bu yıl 19’uncu kez sektöre ve iş dünyasına ayna tutacak olan “İlk 500 Bilişim Şirketi Türkiye 2017 – Bilişim 500” araştırmasının sonuçları 5 Temmuz Perşembe günü açıklanacak.
www.bilisim500.com
https://bilisimzirvesi.com.tr/tr/etkinlikler/etkinlik/bilisim-500-plus-odul-toreni
https://bilisimzirvesi.com.tr/tr/etkinlikler/etkinlik/bilisim-500-plus-odul-toreni
2 Haziran 2018 Cumartesi
1 trilyon dolarlık şirket yarışında Apple arayı açıyor
Dünyanın ilk trilyon dolarlık şirketi için yarış tüm hızıyla devam ediyor. Gözler Apple, Amazon, Microsoft ve Google’ın çatı şirketi Alphabet’in üzerinde. Rakipleriyle arayı açan Apple'ın piyasa değeri 923 milyar dolara çıktı
Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinin gelirleri ön plana çıkıp yatırımcılar hisselere karşı doyumsuz bir iştah sergiledikçe piyasa değerlerinde ciddi dalgalanmalar yaşanıyor.
Apple, "1 trilyon dolar piyasa yarışı"nda önde ama Amazon, Alphabet ve Microsoft da çok geride değil. Kıyasıya yarışta Apple 922 milyar dolarla 788 milyar dolarlık Amazon ile arasındaki makası açıyor. Bu ikilinin hemen ardında 760 milyar dolarla Microsof ve 745 milyar dolarla da Alphabet takipte. iPhone telefonları üreterek iletişimde ezberleri bozan Apple 4 milyar 915 milyon hisseye sahip bulunuyor. Bu, Apple hisselerinin 203.45 dolara ulaşması durumunda 1 trilyon dolarlık piyasa değerine sahip olması anlamına geliyor. Apple’ın hisseleri 19 Ocak’ta 5 milyar 74 milyon adetken geri alma oranının bu şekilde sürmesi halinde yakında 4 milyar 756 milyona inmesi bekleniyor. Bu durumda, Apple hisseleri 210,25 dolara ulaşarak şirketin tarihi 1 trilyon dolar değerini geçmesini sağlayacak. Dünyanın en büyük 17’inci ekonomisine eşdeğer bir rakama ulaşma yarışında e-ticaret devi Amazon’un soluğu Apple'ın ensesinde. Danışmanlık şirketi Macquarie and Monnes analistlerinin geçtiğimiz aylarda hazırladıkları analize göre önümüzdeki 12 ay içerisinde Amazon hisselerinin 2 bin dolara çıkmasıyla e-ticaret devi 1 trilyon dolarlık değere ulaşabilir.
Bu arada Microsoft 1 trilyon dolar yarışında hızını artırıyor. Geçen yılın son çeyreğinde Amazon bulut satışlarından 5.4 milyar dolar elde ederken Microsoft kasasına 6 milyar dolar sokarak en büyük rakibini geride bıraktı. Micrososft bulut teknolojisinin şirketin bu yılki büyümesine yüzde 63 katkı yapması gözlerden kaçmıyor. Uzmanlar bulut konsolidasyonunun tutması halinde Microsoft'un 1 trilyon dolar değerine ulaşmasında önemli bir faktör olarak öne çıkabileceğini belirtiyor.
Arama motoru reklamcılığı pazarı 20 yaşında olsa da Google’un büyümesi son üç yılda ivme kazandı. Gelirinin yüzde 99,5'ini Google’dan elde eden Alphabet’in bu yıl 2011'den beri en yüksek büyüme oranına sahip olması bekleniyor. 2018 yılı boyunca Google’ın yeni iş kanallarından 26 milyar dolarlık ek gelir elde etmesi bekleniyor. New York’taki Alger adlı fonun Baş Yatırım Stratejisti Dan Chung, “Eğer Alphabet bu momentumu sürdürür ve mevcut marj-sıkıştırma aşamasını atlatabilirse, hisseleri üç yıl boyunca kazançlarını yüksek tutabilmesini sağlayabilir. Bu, aynı dönemde hisseleri yüzde 30'a yukarı çekerek Google’ın değerinin 1 trilyon dolara çıkmasını sağlayacak” diyor.
Birçok ülkeyi geride bıraktılar
Dünyanın en büyük dört teknoloji şirketinin toplam piyasa değeri 3.210 trilyon doları buluyor. Bu rakam Birleşik Krallık, Fransa, Hindistan ve İtalya da dahil olmak üzere, birçok ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasından fazla. Bu arada Microsoft 759 milyar dolara ulaşarak son üç yılda ilk defa Google’ın ana şirketi Alphabet’i piyasa değerinde geçti.
Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinin gelirleri ön plana çıkıp yatırımcılar hisselere karşı doyumsuz bir iştah sergiledikçe piyasa değerlerinde ciddi dalgalanmalar yaşanıyor.
Apple, "1 trilyon dolar piyasa yarışı"nda önde ama Amazon, Alphabet ve Microsoft da çok geride değil. Kıyasıya yarışta Apple 922 milyar dolarla 788 milyar dolarlık Amazon ile arasındaki makası açıyor. Bu ikilinin hemen ardında 760 milyar dolarla Microsof ve 745 milyar dolarla da Alphabet takipte. iPhone telefonları üreterek iletişimde ezberleri bozan Apple 4 milyar 915 milyon hisseye sahip bulunuyor. Bu, Apple hisselerinin 203.45 dolara ulaşması durumunda 1 trilyon dolarlık piyasa değerine sahip olması anlamına geliyor. Apple’ın hisseleri 19 Ocak’ta 5 milyar 74 milyon adetken geri alma oranının bu şekilde sürmesi halinde yakında 4 milyar 756 milyona inmesi bekleniyor. Bu durumda, Apple hisseleri 210,25 dolara ulaşarak şirketin tarihi 1 trilyon dolar değerini geçmesini sağlayacak. Dünyanın en büyük 17’inci ekonomisine eşdeğer bir rakama ulaşma yarışında e-ticaret devi Amazon’un soluğu Apple'ın ensesinde. Danışmanlık şirketi Macquarie and Monnes analistlerinin geçtiğimiz aylarda hazırladıkları analize göre önümüzdeki 12 ay içerisinde Amazon hisselerinin 2 bin dolara çıkmasıyla e-ticaret devi 1 trilyon dolarlık değere ulaşabilir.
Bu arada Microsoft 1 trilyon dolar yarışında hızını artırıyor. Geçen yılın son çeyreğinde Amazon bulut satışlarından 5.4 milyar dolar elde ederken Microsoft kasasına 6 milyar dolar sokarak en büyük rakibini geride bıraktı. Micrososft bulut teknolojisinin şirketin bu yılki büyümesine yüzde 63 katkı yapması gözlerden kaçmıyor. Uzmanlar bulut konsolidasyonunun tutması halinde Microsoft'un 1 trilyon dolar değerine ulaşmasında önemli bir faktör olarak öne çıkabileceğini belirtiyor.
Arama motoru reklamcılığı pazarı 20 yaşında olsa da Google’un büyümesi son üç yılda ivme kazandı. Gelirinin yüzde 99,5'ini Google’dan elde eden Alphabet’in bu yıl 2011'den beri en yüksek büyüme oranına sahip olması bekleniyor. 2018 yılı boyunca Google’ın yeni iş kanallarından 26 milyar dolarlık ek gelir elde etmesi bekleniyor. New York’taki Alger adlı fonun Baş Yatırım Stratejisti Dan Chung, “Eğer Alphabet bu momentumu sürdürür ve mevcut marj-sıkıştırma aşamasını atlatabilirse, hisseleri üç yıl boyunca kazançlarını yüksek tutabilmesini sağlayabilir. Bu, aynı dönemde hisseleri yüzde 30'a yukarı çekerek Google’ın değerinin 1 trilyon dolara çıkmasını sağlayacak” diyor.
Birçok ülkeyi geride bıraktılar
Dünyanın en büyük dört teknoloji şirketinin toplam piyasa değeri 3.210 trilyon doları buluyor. Bu rakam Birleşik Krallık, Fransa, Hindistan ve İtalya da dahil olmak üzere, birçok ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasından fazla. Bu arada Microsoft 759 milyar dolara ulaşarak son üç yılda ilk defa Google’ın ana şirketi Alphabet’i piyasa değerinde geçti.
3 Türk oyununa günde 500 bin dolar harcıyorlar
Gram Games’in Merge Dragons!’u ile Peak Games’in Toon Blast ve Toy Blast‘i ABD’de bu oyunlara günlük toplam 500 bin doları aşkın gelir elde ediyor
Son 7 ayda İstanbul merkezli iki oyun şirketini bünyesine katan ABD’li Zynga’nın Türk oyun şirketlerine yaptığı yatırım tutarı 350 milyon doları buldu. Geçen yılın kasım ayında Türk şirketi Peak Games’in kart ve okey oyunları geliştiren stüdyosunu 100 milyon dolara satın alan dünyaca ünlü oyun geliştiricisi Zynga, önceki gün de yine bir Türk oyun şirketi olan Gram Games’i 250 milyon dolarlık nakit ödeme karşılığında bünyesine kattı. 2012 yılında İstanbul’da kurulan Gram Games, Türkiye’de daha çok “1010!” ve “Six!” gibi bulmaca oyunlarıyla bilinmesine karşın, ABD’deki asıl ününü Merge Dragons! oyunu ile yaptı.
ZYNGA’NIN GELİRİNİN DÖRTTE BİRİNE BEDEL
Habertürk'ün haberine göre Gram Games, ABD’de iOS platformundan günde yaklaşık 52 bin dolarlık gelir elde ederken, bu gelirlerin yüzde 97’si tek başına Merge Dragons!’dan geldi. 11 yıllık geçmişi olan San Francisco merkezli Zynga’nın ABD’de, iOS platformundaki oyunlarından elde ettiği günlük gelirlerinin toplamı 216 bin dolar seviyesinde bulunuyor. Diğer bir deyişle Gram Games’in tek bir oyunu, Zynga’nın mobil oyun gelirlerinin yaklaşık dörtte birine bedel.
Gram Games’in Merge Dragons! oyunu, ejderha birleştirip, geliştirmeye dayanan bir bulmaca oyunu.
ZİRVEYİ ZORLAYIP RÜZGÂR GİBİ ESİYORLAR
Peak Games, kart ve okey oyunlarını Zynga’ya satmasına karşın, Toon Blast ve Toy Blast adlı iki oyunu ile ABD’de günlük 457 bin dolar kazanmaya devam ediyor. Bu iki oyun Peak Games’i ABD’de en çok kazanan oyun geliştiricileri listesinde de ilk 10’a sokuyor. Gram Games’in Merge Dragons!’u ile Peak Games’in Toon Blast ve Toy Blast‘i ABD’de günlük toplam 500 bin doları aşkın gelir elde ediyor.
Son 7 ayda İstanbul merkezli iki oyun şirketini bünyesine katan ABD’li Zynga’nın Türk oyun şirketlerine yaptığı yatırım tutarı 350 milyon doları buldu. Geçen yılın kasım ayında Türk şirketi Peak Games’in kart ve okey oyunları geliştiren stüdyosunu 100 milyon dolara satın alan dünyaca ünlü oyun geliştiricisi Zynga, önceki gün de yine bir Türk oyun şirketi olan Gram Games’i 250 milyon dolarlık nakit ödeme karşılığında bünyesine kattı. 2012 yılında İstanbul’da kurulan Gram Games, Türkiye’de daha çok “1010!” ve “Six!” gibi bulmaca oyunlarıyla bilinmesine karşın, ABD’deki asıl ününü Merge Dragons! oyunu ile yaptı.
ZYNGA’NIN GELİRİNİN DÖRTTE BİRİNE BEDEL
Habertürk'ün haberine göre Gram Games, ABD’de iOS platformundan günde yaklaşık 52 bin dolarlık gelir elde ederken, bu gelirlerin yüzde 97’si tek başına Merge Dragons!’dan geldi. 11 yıllık geçmişi olan San Francisco merkezli Zynga’nın ABD’de, iOS platformundaki oyunlarından elde ettiği günlük gelirlerinin toplamı 216 bin dolar seviyesinde bulunuyor. Diğer bir deyişle Gram Games’in tek bir oyunu, Zynga’nın mobil oyun gelirlerinin yaklaşık dörtte birine bedel.
Gram Games’in Merge Dragons! oyunu, ejderha birleştirip, geliştirmeye dayanan bir bulmaca oyunu.
ZİRVEYİ ZORLAYIP RÜZGÂR GİBİ ESİYORLAR
Peak Games, kart ve okey oyunlarını Zynga’ya satmasına karşın, Toon Blast ve Toy Blast adlı iki oyunu ile ABD’de günlük 457 bin dolar kazanmaya devam ediyor. Bu iki oyun Peak Games’i ABD’de en çok kazanan oyun geliştiricileri listesinde de ilk 10’a sokuyor. Gram Games’in Merge Dragons!’u ile Peak Games’in Toon Blast ve Toy Blast‘i ABD’de günlük toplam 500 bin doları aşkın gelir elde ediyor.
TÜBİSAD'ın yeni Yönetim Kurulu seçildi
Bilişim Sanayicileri Derneği’nin (TÜBİSAD) Olağan Genel Kurulu yapıldı
TÜBİSAD Olağan Genel Kurulu gerçekleşti. Genel Kurul’da 21 asil 9 yedek Yönetim Kurulu üyesi belirlenirken, Yönetim Kurulu Başkanlığı’na 2015 yılından beri bu görevi sürdüren Kübra Erman Karaca , Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığına da Nazım Özdemir ve Levent Kızıltan seçildi.
Genel Kurul’da açılış konuşması yapan TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Kübra Erman Karaca, TÜBİSAD’ın, Telekomünikasyon ve Yeni Medya alanlarında faaliyet gösteren şirketlerin güçlü ortak sesi ve yaklaşık 117 milyar liralık bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün yüzde 95’ini temsil eden bir sektör derneği haline geldiğini söyledi.
TÜBİSAD’ın geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de Türkiye’de Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörünün gelişimi ve Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünün artışı için kamu, özel sektör ve Sivil Toplum Kuruluşları ile birlikte çalışmalarını sürdüreceğini belirten Karaca şöyle devam etti:
“Türkiye'nin hedefi rekabet gücü yüksek ekonomiler arasında yer almak ise dünyadaki dijitalleşme çalışmalarını takip etmek ve gerçekleştirmek zorundayız. Dijital dönüşüm ile hem rekabet gücümüzü artırabiliriz hem de katma değeri yüksek sanayi ile dünya üretim değer zincirinden çok daha fazla pay alan bir Türk sanayisi yaratabiliriz.
Bu kapsamda Bilim Teknoloji ve Sanayi Bakanlığımızın Sanayimizin katma değerini ve yüksek teknolojili ürünlerin payını arttırmak üzere başlattığı “Sanayide Yüksek Teknolojiye Geçiş Programı”nı çok değerli buluyoruz. Bu program çerçevesinde Bakanlıkla “Bilişim Sanayi Zirvesi”ni düzenledik. Bilim Teknoloji ve Sanayi Bakanlığımız ile oluşturduğumuz Yapay Zeka, BlockChain - Finans Teknolojileri, Dijital Yetkinlikler – Nitelikli İnsan Gücü ve Siber Güvenlik çalışma grupları ile hem Sanayide Yüksek Teknoloji üretime geçiş hem de Türkiye’nin Dijital ekonomiye dönüşümü konusundaki çalışmalarımızı sürdüreceğiz”
TÜBİSAD’ın yeni Yönetim Kurulu üyeleri alfabetik olarak şu şekilde sıralandı:
TÜBİSAD Olağan Genel Kurulu gerçekleşti. Genel Kurul’da 21 asil 9 yedek Yönetim Kurulu üyesi belirlenirken, Yönetim Kurulu Başkanlığı’na 2015 yılından beri bu görevi sürdüren Kübra Erman Karaca , Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığına da Nazım Özdemir ve Levent Kızıltan seçildi.
Genel Kurul’da açılış konuşması yapan TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Kübra Erman Karaca, TÜBİSAD’ın, Telekomünikasyon ve Yeni Medya alanlarında faaliyet gösteren şirketlerin güçlü ortak sesi ve yaklaşık 117 milyar liralık bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün yüzde 95’ini temsil eden bir sektör derneği haline geldiğini söyledi.
TÜBİSAD’ın geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de Türkiye’de Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörünün gelişimi ve Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünün artışı için kamu, özel sektör ve Sivil Toplum Kuruluşları ile birlikte çalışmalarını sürdüreceğini belirten Karaca şöyle devam etti:
“Türkiye'nin hedefi rekabet gücü yüksek ekonomiler arasında yer almak ise dünyadaki dijitalleşme çalışmalarını takip etmek ve gerçekleştirmek zorundayız. Dijital dönüşüm ile hem rekabet gücümüzü artırabiliriz hem de katma değeri yüksek sanayi ile dünya üretim değer zincirinden çok daha fazla pay alan bir Türk sanayisi yaratabiliriz.
Bu kapsamda Bilim Teknoloji ve Sanayi Bakanlığımızın Sanayimizin katma değerini ve yüksek teknolojili ürünlerin payını arttırmak üzere başlattığı “Sanayide Yüksek Teknolojiye Geçiş Programı”nı çok değerli buluyoruz. Bu program çerçevesinde Bakanlıkla “Bilişim Sanayi Zirvesi”ni düzenledik. Bilim Teknoloji ve Sanayi Bakanlığımız ile oluşturduğumuz Yapay Zeka, BlockChain - Finans Teknolojileri, Dijital Yetkinlikler – Nitelikli İnsan Gücü ve Siber Güvenlik çalışma grupları ile hem Sanayide Yüksek Teknoloji üretime geçiş hem de Türkiye’nin Dijital ekonomiye dönüşümü konusundaki çalışmalarımızı sürdüreceğiz”
TÜBİSAD’ın yeni Yönetim Kurulu üyeleri alfabetik olarak şu şekilde sıralandı:
Kansu: Türkiye'de milyar dolarlık şirket kuracağız
Microsoft/Kansu: "Şu an 2 binin üzerinde yerel girişimi destekliyoruz. Çözümlerimizle ülkemizde filizlenen yerel girişimleri küresel pazarlara taşımayı hedefliyoruz'' dedi
Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu, 2 binin üzerinde yerel girişimi destekledikleri belirterek, "Çözümlerimizle ülkemizde filizlenen yerel girişimleri küresel pazarlara taşımayı hedefliyoruz. Bizim hedefimiz, burada milyar dolarlık Türk yazılım şirketi yaratmak." dedi.
Microsoft Türkiye'nin düzenlediği toplantıda, şirketin yazılım ve bilişim sektörüne verdiği destekler anlatılırken, Microsoft Türkiye'nin desteğiyle Türkiye ve yurt dışında başarılı olan bağımsız yazılım sağlayıcı start-up'lardan Bunsar, Poilabs, Sestek ve Broadage'nin yazılımları tanıtıldı.
Microsoft Türkiye Genel Müdürü Kansu, toplantıda yaptığı konuşmada, yerli yazılım girişimlerini desteklerken Türkiye'nin hem dijital hem de ekonomik geleceğine yatırım yaptıklarını söyledi.
Microsoft Türkiye olarak 25. yıllarını kutladıklarını, 1993 yılından bu yana Türkiye'de birçok teknolojik ilki ve dönüşümü birlikte yaşadıklarını ifade eden Kansu, milyonlarca son kullanıcının hayatına dokunduklarını, 12 bin iş ortaklarıyla binin üzerinde kurumsal şirket ve 700 bini aşkın KOBİ'yi en yenilikçi ve güvenilir teknolojilerle buluşturduklarını, iş ortakları ile Türkiye'de 100 bin kişiye istihdam sağladıklarını anlattı.
Şu an 2 binin üzerinde yerel girişimi desteklediklerini belirten Kansu, "Çözümlerimizle ülkemizde filizlenen yerel girişimleri küresel pazarlara taşımayı hedefliyoruz. Bizim hedefimiz, burada milyar dolarlık Türk yazılım şirketi yaratmak." şeklinde konuştu.
Kansu, şirketin, Türkiye'nin hem dijital hem de ekonomik geleceğine yatırım yaptığını söyledi.
- "Gerçek yerli yazılım, dünyaya satış yapabilecek Türk start-up'ları yaratmaktır"
Microsoft Türkiye Teknoloji Üst Yöneticisi (CTO) Onur Koç da bugün dünyadaki tüm teknoloji ve endüstri trendlerinin arkasında yazılımın olduğunu, yazılımın; robotların robotlarla konuşmasını, daha önce hayal edilemeyen senaryoların hayata geçirilmesini, çözülemeyen problemlerin çözülmesini sağladığını kaydetti.
Eskiden sadece şirketler için dijital kavramının kullanıldığını, şu anda her insanın, her şirketin, her ülkenin dijital olmak zorunda kaldığını vurgulayan Koç, Word Intellectual IP Organization'un yaptığı bir araştırmaya göre, 2016'da Türkiye'de 8 bin 374, Güney Kore'de 233 bin 786, ABD'de 521 bin 802 patent başvurusu olduğunu, endüstriyel tasarımda da aynı tabloyla karşılaştıklarını söyledi.
Koç, yazılım ihracatının çok düşük olduğunu, bu alanda gidilecek çok yol bulunduğunu ifade ederek, şu görüşleri dile getirdi:
"Bu yolu alırken yerli yazılımı nasıl tanımlamalı ve nasıl desteklemeliyiz? Dünyada varolan teknolojilerin kötü kopyalarını yapmak gerçek yerli yazılım değildir. Microsoft için yerli yazılım, dünyada zaten varolan teknolojilerin sadece Türkiye'de pazarlanabilecek kötü kopyalarını yaratmak değildir. Gerçek yerli yazılım, tüm dünyaya satış yapabilecek Türk start-up'ları yaratmaktır."
- "280 bin kişiye yazılım geliştirme eğitimi"
Onur Koç, Microsoft'un Türkiye'de yerli yazılım sayısını artırmak ve yazılım sektörünü geliştirmek için 4 ana noktaya bütün düşüncelerini konumlandırdığını, bunlardan bir tanesinin "yazılım geliştiren bir nesil yaratmak" olduğunu, 30 ilde 20 bin çocuğun kalbine yazılım geliştirme ateşini küçük yaşlarda ateşlediklerini söyledi.
Koç, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"İkincisi, yazılım geliştirmeyi herkese öğretmektir. 280 bin kişiye yazılım geliştirme eğitimi verdik. Üçüncüsü, start-up'lar... 2 bine yakın Türk start-up'a ücretsiz bulut ve teknoloji desteği veriyoruz. Dördüncüsü de bu start-up'lara yurt dışında satış tanıtım pazarlama desteği vermek... Bu konuda da destek sağlıyoruz.
Ülke olarak yazılım geliştiren, analitik düşünen ve girişimci bir nesil yaratmalıyız. Yazılım girişimciliğini, ekosistemini güçlendirmeli, inovatif start-up'ları desteklemeliyiz. Teknolojik Ar-Ge'yi patent üretimini teşvik etmeli ve ödüllendirmeliyiz. Güçlü olduğumuz endüstrileri inovatif teknolojik çözümlerle desteklemeliyiz. Mesela, tekstil ve otomotiv konularında yazılım ve akıllı ürünlerle ilgili neden dünyanın en önde gelen ülkelerinden olmayalım?"
- "Microsoft, KOBİ'lerin dijital dönüşümüne güç katıyor"
Microsoft İş Ortakları, Kanal ve KOBİ Segmentinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Tarık Tüzünsu ise Türkiye'yi bilişimde sadece tüketen değil, üreten bir ülkeye dönüştürmenin tek yolunun bilişim ihracatını artırmak olduğunu vurguladı.
Teknolojide yazılıma ve yazılımı ihraç etmeye önem vermenin ve ürettikleri tüm sanayi ürünlerini daha akıllı ürünlere dönüştürmenin gelecekleri için çok kritik olduğunu belirten Tüzünsu, şunları kaydetti:
"Microsoft Türkiye'de, yerli yazılımın ülkemizde gelişmesi kadar ekonomimizin belkemiği olan KOBİ'lerimizin de en yeni teknolojilerle tanışması, dijital dönüşüm yolculuklarında en rekabetçi teknolojik çözümlerle buluşup dış pazarlarda öne çıkması için çalışıyoruz. KOBİ'lerde bilgiye dayalı üretim yapısının teşvik edilmesi ve Ar-Ge alanında yenilikçi ürün ile hizmet modellerine sahip girişimlerin desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. İnovatif Türk şirketlerini dünyaya açma hedefiyle çalışıyoruz."
Tüzünsu, KOBİ'lerin dijitalleşmesini hızlandırmak için başta akıllı bulut çözümleri olmak üzere, satış ve pazarlama faaliyetleri ile de KOBİ'lerin dijital dönüşümüne güç katmayı hedeflediklerini söyledi.
Türkiye'de her şirketi globalde rekabet edecek bir noktaya çıkarmak istediklerini ifade eden Tüzünsu, KOBİ'lerin donanım ve alt yapı yatırımlarının yeterli olmadığını vurguladı. Türkiye'nin bu alandaki görünümünün hızla değişeceğini belirten Tüzünsu, internet altyapısı çok iyi olan ülkenin, bu alanda teknolojik donanım ve altyapı alanında hızla ilerlediğini söyledi.
- Yerli yazılım uygulamaları
Toplantıda, Microsoft Türkiye'den destek alarak global hale gelen, farklı sektörlerde yenilikçi uygulamalarıyla öne çıkan start-up şirketleri, başarı hikayelerini ve büyüme hedeflerini anlattı.
Bu şirketler arasında yer alan ve Easymatch-360 yazılımıyla modada çığır açan bir uygulama olan Bunsar, görsel ürün aramayı daha akıllı hale getiriyor, benzer ürünleri buluyor, stil önerilerinde bulunuyor. Microsoft'un teknolojik altyapı desteğiyle geliştirilen yazılım, şimdiden uluslararası arenada 5 pazarda kendine yer bulmuş durumda.
Piolabs ise Hopi'nin bilgi işlem operasyonlarını Microsoft Azure üzerinden yöneterek beacon verileriyle Boyner Grubu'nun müşteri sadakati artırımına önemli katkılar sunuyor.
Kurulduğundan bu yana konuşma sentezi, konuşma tanıma, konuşma analizi, sesli imza, doğal diyalog ve son olarak da Chatbot ürünleri geliştiren Sestek, Microsoft platformu üzerinden Türkçe metinleri insan sesi doğallığında seslendiren NetOkur yazılımıyla öne çıkıyor.
Spor içeriği sağlayıcısı Broadage ise kısa sürede Türkiye'nin en hızlı büyüyen 100 şirketi arasındaki yerini aldı. Uygulama, dünya çapında 110 ülkede gerçekleşen 90 bin spor olayının anlık bilgilerini Microsoft Azure üzerinden güncel olarak sağlayabiliyor.
Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu, 2 binin üzerinde yerel girişimi destekledikleri belirterek, "Çözümlerimizle ülkemizde filizlenen yerel girişimleri küresel pazarlara taşımayı hedefliyoruz. Bizim hedefimiz, burada milyar dolarlık Türk yazılım şirketi yaratmak." dedi.
Microsoft Türkiye'nin düzenlediği toplantıda, şirketin yazılım ve bilişim sektörüne verdiği destekler anlatılırken, Microsoft Türkiye'nin desteğiyle Türkiye ve yurt dışında başarılı olan bağımsız yazılım sağlayıcı start-up'lardan Bunsar, Poilabs, Sestek ve Broadage'nin yazılımları tanıtıldı.
Microsoft Türkiye Genel Müdürü Kansu, toplantıda yaptığı konuşmada, yerli yazılım girişimlerini desteklerken Türkiye'nin hem dijital hem de ekonomik geleceğine yatırım yaptıklarını söyledi.
Microsoft Türkiye olarak 25. yıllarını kutladıklarını, 1993 yılından bu yana Türkiye'de birçok teknolojik ilki ve dönüşümü birlikte yaşadıklarını ifade eden Kansu, milyonlarca son kullanıcının hayatına dokunduklarını, 12 bin iş ortaklarıyla binin üzerinde kurumsal şirket ve 700 bini aşkın KOBİ'yi en yenilikçi ve güvenilir teknolojilerle buluşturduklarını, iş ortakları ile Türkiye'de 100 bin kişiye istihdam sağladıklarını anlattı.
Şu an 2 binin üzerinde yerel girişimi desteklediklerini belirten Kansu, "Çözümlerimizle ülkemizde filizlenen yerel girişimleri küresel pazarlara taşımayı hedefliyoruz. Bizim hedefimiz, burada milyar dolarlık Türk yazılım şirketi yaratmak." şeklinde konuştu.
Kansu, şirketin, Türkiye'nin hem dijital hem de ekonomik geleceğine yatırım yaptığını söyledi.
- "Gerçek yerli yazılım, dünyaya satış yapabilecek Türk start-up'ları yaratmaktır"
Microsoft Türkiye Teknoloji Üst Yöneticisi (CTO) Onur Koç da bugün dünyadaki tüm teknoloji ve endüstri trendlerinin arkasında yazılımın olduğunu, yazılımın; robotların robotlarla konuşmasını, daha önce hayal edilemeyen senaryoların hayata geçirilmesini, çözülemeyen problemlerin çözülmesini sağladığını kaydetti.
Eskiden sadece şirketler için dijital kavramının kullanıldığını, şu anda her insanın, her şirketin, her ülkenin dijital olmak zorunda kaldığını vurgulayan Koç, Word Intellectual IP Organization'un yaptığı bir araştırmaya göre, 2016'da Türkiye'de 8 bin 374, Güney Kore'de 233 bin 786, ABD'de 521 bin 802 patent başvurusu olduğunu, endüstriyel tasarımda da aynı tabloyla karşılaştıklarını söyledi.
Koç, yazılım ihracatının çok düşük olduğunu, bu alanda gidilecek çok yol bulunduğunu ifade ederek, şu görüşleri dile getirdi:
"Bu yolu alırken yerli yazılımı nasıl tanımlamalı ve nasıl desteklemeliyiz? Dünyada varolan teknolojilerin kötü kopyalarını yapmak gerçek yerli yazılım değildir. Microsoft için yerli yazılım, dünyada zaten varolan teknolojilerin sadece Türkiye'de pazarlanabilecek kötü kopyalarını yaratmak değildir. Gerçek yerli yazılım, tüm dünyaya satış yapabilecek Türk start-up'ları yaratmaktır."
- "280 bin kişiye yazılım geliştirme eğitimi"
Onur Koç, Microsoft'un Türkiye'de yerli yazılım sayısını artırmak ve yazılım sektörünü geliştirmek için 4 ana noktaya bütün düşüncelerini konumlandırdığını, bunlardan bir tanesinin "yazılım geliştiren bir nesil yaratmak" olduğunu, 30 ilde 20 bin çocuğun kalbine yazılım geliştirme ateşini küçük yaşlarda ateşlediklerini söyledi.
Koç, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"İkincisi, yazılım geliştirmeyi herkese öğretmektir. 280 bin kişiye yazılım geliştirme eğitimi verdik. Üçüncüsü, start-up'lar... 2 bine yakın Türk start-up'a ücretsiz bulut ve teknoloji desteği veriyoruz. Dördüncüsü de bu start-up'lara yurt dışında satış tanıtım pazarlama desteği vermek... Bu konuda da destek sağlıyoruz.
Ülke olarak yazılım geliştiren, analitik düşünen ve girişimci bir nesil yaratmalıyız. Yazılım girişimciliğini, ekosistemini güçlendirmeli, inovatif start-up'ları desteklemeliyiz. Teknolojik Ar-Ge'yi patent üretimini teşvik etmeli ve ödüllendirmeliyiz. Güçlü olduğumuz endüstrileri inovatif teknolojik çözümlerle desteklemeliyiz. Mesela, tekstil ve otomotiv konularında yazılım ve akıllı ürünlerle ilgili neden dünyanın en önde gelen ülkelerinden olmayalım?"
- "Microsoft, KOBİ'lerin dijital dönüşümüne güç katıyor"
Microsoft İş Ortakları, Kanal ve KOBİ Segmentinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Tarık Tüzünsu ise Türkiye'yi bilişimde sadece tüketen değil, üreten bir ülkeye dönüştürmenin tek yolunun bilişim ihracatını artırmak olduğunu vurguladı.
Teknolojide yazılıma ve yazılımı ihraç etmeye önem vermenin ve ürettikleri tüm sanayi ürünlerini daha akıllı ürünlere dönüştürmenin gelecekleri için çok kritik olduğunu belirten Tüzünsu, şunları kaydetti:
"Microsoft Türkiye'de, yerli yazılımın ülkemizde gelişmesi kadar ekonomimizin belkemiği olan KOBİ'lerimizin de en yeni teknolojilerle tanışması, dijital dönüşüm yolculuklarında en rekabetçi teknolojik çözümlerle buluşup dış pazarlarda öne çıkması için çalışıyoruz. KOBİ'lerde bilgiye dayalı üretim yapısının teşvik edilmesi ve Ar-Ge alanında yenilikçi ürün ile hizmet modellerine sahip girişimlerin desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. İnovatif Türk şirketlerini dünyaya açma hedefiyle çalışıyoruz."
Tüzünsu, KOBİ'lerin dijitalleşmesini hızlandırmak için başta akıllı bulut çözümleri olmak üzere, satış ve pazarlama faaliyetleri ile de KOBİ'lerin dijital dönüşümüne güç katmayı hedeflediklerini söyledi.
Türkiye'de her şirketi globalde rekabet edecek bir noktaya çıkarmak istediklerini ifade eden Tüzünsu, KOBİ'lerin donanım ve alt yapı yatırımlarının yeterli olmadığını vurguladı. Türkiye'nin bu alandaki görünümünün hızla değişeceğini belirten Tüzünsu, internet altyapısı çok iyi olan ülkenin, bu alanda teknolojik donanım ve altyapı alanında hızla ilerlediğini söyledi.
- Yerli yazılım uygulamaları
Toplantıda, Microsoft Türkiye'den destek alarak global hale gelen, farklı sektörlerde yenilikçi uygulamalarıyla öne çıkan start-up şirketleri, başarı hikayelerini ve büyüme hedeflerini anlattı.
Bu şirketler arasında yer alan ve Easymatch-360 yazılımıyla modada çığır açan bir uygulama olan Bunsar, görsel ürün aramayı daha akıllı hale getiriyor, benzer ürünleri buluyor, stil önerilerinde bulunuyor. Microsoft'un teknolojik altyapı desteğiyle geliştirilen yazılım, şimdiden uluslararası arenada 5 pazarda kendine yer bulmuş durumda.
Piolabs ise Hopi'nin bilgi işlem operasyonlarını Microsoft Azure üzerinden yöneterek beacon verileriyle Boyner Grubu'nun müşteri sadakati artırımına önemli katkılar sunuyor.
Kurulduğundan bu yana konuşma sentezi, konuşma tanıma, konuşma analizi, sesli imza, doğal diyalog ve son olarak da Chatbot ürünleri geliştiren Sestek, Microsoft platformu üzerinden Türkçe metinleri insan sesi doğallığında seslendiren NetOkur yazılımıyla öne çıkıyor.
Spor içeriği sağlayıcısı Broadage ise kısa sürede Türkiye'nin en hızlı büyüyen 100 şirketi arasındaki yerini aldı. Uygulama, dünya çapında 110 ülkede gerçekleşen 90 bin spor olayının anlık bilgilerini Microsoft Azure üzerinden güncel olarak sağlayabiliyor.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
