29 Mayıs 2018 Salı

Maslak'ta harıl harıl çalışan bir Silikon Vadisi var

İTÜ Rektörü Prof. Dr. Karaca "İTÜ ARI Teknokent‘te işsiz kalan bir Ar-Ge uzmanı hemen aşağıya kahve içmeye çıkıp kahve molasında bir başka iş bulabiliyor" dedi.


İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, üniversitenin Teknoloji Geliştirme Bölgesi İTÜ ARI Teknokent'in yaşayan bir ekosisteme dönüştüğünü belirterek, " İTÜ ARI Teknokent'te işsiz kalan bir Ar-Ge uzmanı hemen aşağıya kahve içmeye çıkıp kahve molasında bir başka iş bulabiliyor. Öylesine canlı bir ekosistem oluştu İTÜ kampüsünde... Silikon Vadisi diyoruz ama halihazırda Maslak'ta harıl harıl çalışan bir Silikon Vadisi var ülkemizde." dedi.

Karaca,İTÜ Kampüsü'nde ivme kazanan girişimcilik ekosistemi hakkında bilgi verdi.

Karaca, Türk girişimcilik ekosisteminin "Silikon Vadisi" gibi bir yapıya halihazırda İTÜ kampüsünde sahip olduğunu belirterek, "Aslında Silikon Vadisi'nin kendisini burada oluşturmuş vaziyetteyiz. Bu açıdan gururluyuz. İTÜ Çekirdek Kuluçka Merkezimize yılda ortalama 5-10 bin proje geliyor. Bunları değerlendiriyoruz. Şimdiye kadar 1.180 proje desteklendi. Projeden kastım şu, bunlar firma haline dönüştü ve yerlerinde de durmuyorlar. Desteklediğimiz girişimler 62 milyon TL'ye varan ciro elde etti ve toplam değerlemeleri 445 milyon TL'ye ulaştı." bilgilerini verdi.

"2017'DE 11 BİNİN ÜZERİNDE PROJE BAŞVURUSU GELDİ"

Karaca, kendisinin 2012 yılında İTÜ rektörlüğüne atandığını hatırlatarak, İTÜ Çekirdek'e başladıklarında belirledikleri hedefleri çoktan geride bıraktıklarını söyledi.

Karaca şöyle konuştu:"Hedefin çok çok üstüne çıktığımızı gördük. Nasıl çıktık? Yılda 100'e yakın proje geliyordu her sene, 2017'de 11 binin üzerinde proje başvurusu geldi. Burası bir çekim merkezi haline geldi. Gerçekten fikri ve orijinal projesi olup, bunu ticarileştirip ürüne dönüştürebilecek girişimciler burada yeşermeye başladı. Buraya fikri getiriyorlar, daha önünde prototip bile yok. Mentörlerimizle prototipe dair yönlendiriyoruz. Özel sektör ve akademiden 250'ye yakın mentörümüz var. Girişimcilere katkıda bulunuyor ve projeleri ciddi yerlere getiriyorlar."

İstanbul'un bir dünya markası olduğunu anımsatan Karaca, İstanbul'un girişimcilik ekosistemi açısından ise dünya şehirleri arasında ilk 20'de yer alamadığını söyledi.

İstanbul'u start up'lar ölçeğinde dünyanın ilk 20 şehri arasına koymayı hedeflediklerini anlatan Karaca, "İstanbul'un ilk 20'ye girmesinin ekonomimize doğrudan katkısı olacaktır. Üründen tutun diğer ekosistemlere faydası oluyor, birbirinin tamamlayıcısı oluyorlar. Örneğin çok ilginçtir buranın hoş bir tarafı (İTÜ'de) 7 bine yakın Ar-Ge personeli çalışıyor. Türkiye'nin en büyük ihtiyacı olan alan bu. Ar-Ge'ci sayısını artırmamız gerekiyor." diye konuştu.

"FİRMALARIMIZIN 2017 CİROSU 1 MİLYAR DOLARI AŞTI"

İTÜ ARI Teknokent bünyesindeki şirketlerde görev yapan bir Ar-Ge personelinin kahve molalarında dahi iş bulabildiğini anlatan Karaca, şunları kaydetti:

"İTÜ ARI Teknokent'te işsiz kalan bir Ar-Ge uzmanı hemen aşağıya kahve içmeye çıkıp kahve molasında bir başka iş bulabiliyor. Öylesine canlı bir ekosistem oluştu İTÜ kampüsünde... Silikon Vadisi diyoruz ama hali hazırda Maslak'ta harıl harıl çalışan bir Silikon Vadisi var ülkemizde.

Ar-Ge alanında burada gelişen yapı ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlıyor. T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerine göre İTÜ ARI Teknokent olarak 2017 yılında 40 milyon doların üzerinde Ar-Ge ihracatı yaptık. Firmalarımızın 2017 cirosu 1 milyar doları aştı. 270 teknoloji firmasında 2.400 tamamlanmış Ar-Ge projesi bulunuyor. Bu verilerle geçtiğimiz günlerde, ülkemizdeki olgun Teknoloji Geliştirme Bölgeleri arasında 1. olduk."

25 Mayıs 2018 Cuma

YÖK'ten mobil uygulama

Yükseköğretim Kurulunca (YÖK), Android ve IOS işletim sistemlerine uygun, akıllı mobil cihazlara uyumlu şekilde geliştirilen ve ilk kez kullanıma sunulan "YÖK Mobil" uygulamasıyla, kullanıcılar birçok hizmete erişebilecek.
YÖK'ten yapılan yazılı açıklamaya göre, Android ve IOS işletim sistemlerine uygun ve akıllı mobil cihazlara uyumlu şekilde geliştirilen "YÖK Mobil" uygulaması kullanıma sunuldu.

Uygulamayı telefonlarına yükleyen kullanıcılar, YÖK'ün kurumsal bilgilerine, duyuru ve haberlerine, akademisyen bilgilerine, Yükseköğretim Program Atlası'na, dergi ve raporlarına, Tez Merkezi'ne, üniversitelerin yayınladığı öğretim görevlisi ve araştırma görevlisi kadro ilanlarına, üniversitelerin iletişim bilgilerine ve konumlarına erişebilecek.

Uygulamayla, herhangi bir konuda yazılan tezlere, makalelere, çalışmalara, patentlere ve sunulan bildirilere ulaşılabilecek. Öte yandan kullanıcılar, Türkiye'deki fakültelere ve meslek yüksekokullarına kayıtlı öğrenci sayılarına kadar pek çok bilgiyi öğrenebilecek. YÖK dergi ve raporlarına da uygulamadan ulaşılabilecek.

Uygulamada kadro ilanları da bulunacak

Uygulamayla kadro ilanlarının takip zorluğu da aşılmış olacak. Üniversitelerin öğretim üyesi dışındaki, araştırma ve öğretim görevlisi kadrolarının ilanları da uygulamada yer alacak.

Uygulamadaki YÖK belge doğrulama bölümü sayesinde, e-Devlet Kapısı'ndan alınan öğrenci ve mezun belgeleri de doğrulanabilecek.

YÖK Mobil uygulamasına gelecek dönemde "Denklik Belgesi", "Akademisyen Belgesi", "Diploma Doğrulama", "Elektronik Kayıt", "ÖSYM Kılavuzunda Yer Alan Programların Koordinat Bilgilerinin Haritalarda Görüntülenmesi" ve "KYK Yurtlarının Koordinat Bilgilerinin Haritalarda Görüntülenmesi" gibi yeni hizmetlerin eklenmesi planlanıyor.

Uygulama, Apple ve Google Play Store üzerinden indirilebilecek.

QNB Finansinvest'te turbo teknolojisi dönemi

QNB Finansinvest, mobil işlemlerin gelişimi, emirlerin hızlı ve güvenli iletilmesi için Tradesoft'un yeni nesil teknolojisi ile Turbo çözümünü devreye aldı.
QNB Finansinvest, finans sektörüne yönelik katma değeri yüksek yazılım çözümleri ile sektörün öncü markalarından olan Tradesoft ile altyapı anlaşması imzaladı. Bu anlaşma ile yatırımcılara yüksek performans sunulması ve özellikle artan mobil işlemlerde hız ve güvenlik sisteminin artırılması hedefleniyor.

QNB Finansinvest yenilenen altyapısı ile teknoloji ve müşteri memnuniyetine yatırım yapmaya devam ediyor. Turbo teknolojisi ile stabilite, tahmin edilebilir ve ölçeklenebilir performans, tüm kanallarla uyumlu çalışma, her yatırımcı için aynı hızlı performans, gerekli mevzuatlara tam uyumlu işlem öncesi risk kontrolleri, iş sürekliliği (failover) ve yedekleme desteği ve daha birçok akıllı çözüm bir arada sunuluyor.

QNB Finansinvest Genel Müdürü Pamir Karagöz konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:

Önümüzdeki dönemde de teknoloji ve müşteri memnuniyetine yatırım yapmaya devam edeceğiz.Uzun yıllar kullandığımız altyapının yenilenmesi için yeni bir anlaşma imzaladık. Finans teknolojilerinde değişen sistemlere ayak uyduran çözümler sunmak amacıyla Tradesoft tarafından geliştirilen teknoloji ile yatırımcılara hız ve kolaylık sağlayacağız. Sektörde sadece QNB Finansinvest tarafından kullanılan altyapı teknolojisi sayesinde sistem üzerindeki emir iletim hızımızı da artırıyoruz.Günlük geçici çözümler yerine; uzun vadeli hizmet sürekliliği adına sistemsel altyapımızı, hızlı emir iletimi ve süreklilik konusunda geliştirirken, mili saniyelerle gerçekleşen işlemleri anında Borsa’ya iletmeyi hedefliyoruz.

Günümüzde gelişen teknolojiler ile mobil teknoloji kullanımı hızla artıyor. İşlem hacimlerinde mobil kanalların payındaki yükselişi görüyoruz. Özellikle 35 yaş altında en çok mobil teknoloji kullanılıyor. Bu çerçevede mobil teknolojileri geliştirme yönünde çalışmaya devam edeceğiz.

23 Mayıs 2018 Çarşamba

Hedef Girişim, Ekohesap'ın yüzde 25.37'sini tahsisli sermaye artırımı yoluyla aldı

Hedef Girişim Sermayesi Y.O., Ekohesap Bilgi Teknolojileri A.Ş.'ne tahsisli sermaye artırımı yolu ile iştirak edilmesine karar verdi.

Şirketten konu ile ilgili KAP'a yapılan açıklamada şu bilgiler verildi:

"Şirketimizin 22.05.2018 tarih ve 32 nolu Yönetim Kurulu Kararı ile Ekohesap Bilgi Teknolojileri A.Ş.'ne tahsisli sermaye artırımı yolu ile iştirak edilmesine karar verilmiştir. Bu çerçevede Şirket sermayesinin artırılmış kısmının %25,37'sine 400.000 TL tutarında girişim yatırımı yapılması hususunda sözleşme İmzalanmıştır."

EkoHesap - Ön Muhasebe
https://www.ekohesap.com/


21 Mayıs 2018 Pazartesi

Google'ın sohbet uygulamasından bomba özellik

Google Duo video sohbet uygulaması, Android telefonlarıyla baş edemeyen ve teknik desteğe ihtiyaç duyan kullanıcılar için yeni bir özellik kazandı. Uygulama artık çağrı sırasında telefon ekranınızı karşıdaki kişiyle paylaşabiliyor


Google video sohbet uygulaması Duo’ya Android kullanıcıları için ekran paylaşma özelliği getirdi. Yeni özelliği kullanmak için kamera ikonunun üzerindeki yeni ekran paylaşma tuşuna dokunmak yeterli oluyor.

Ekran paylaşma ikonuna tıklandığında, kullanıcılar Duo’nun ekranlarını olduğu gibi karşıdaki kullanıcıyla paylaşacağına dair bir uyarıyla karşılaşıyor. Eğer bu uyarıyı onaylarsanız, karşı taraf ekranınıza bağlanıyor ve ekran kırmızı bir çerçeve içerisine alınıyor.

Kullanıcılar bağlandıkları ekranda uzaktan herhangi bir işlem yapamıyor. Bu nedenle teknik destek özelinde ancak telefon sahibini yönlendirebiliyor.

9to5Google sitesine göre, Duo’nun ekran paylaşım özelliği şu an için sorun yaşıyor. Birçok kullanıcının ekranına bağlanmakta sorun yaşanırken, bağlantı başarılı olsa bile ekranın donup kaldığı belirtiliyor.


6 Mayıs 2018 Pazar

Türkiye'nin teknoloji yatırımlarına ilişkin önemli açıklamalar

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Türkiye'nin teknoloji yatırımlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.


Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, son 1,5 yıldır hummalı çalışma yürüterek "Türkiye'nin dijital dönüşüm yol haritasını" çıkardıklarını belirterek, "Yol haritamız hazır. Türkiye'nin yol haritası 6 bileşenden oluşuyor. 6 bileşenden oluşan bir yol haritamız var. İnşallah bunu önümüzdeki günlerde toplumla paylaşacağız. 6 bileşenden birisini sizinle paylaşayım. Birincisi insan." dedi.

Adapazarı Belediyesi'nce bir otelde düzenlenen "Ekonominin Gelecek Yüzyılı" sempozyumunda konuşan Özlü, reel sektör, yeni dünya, robotlar, yapay zeka, Endüstri 4.0 gibi kavramların tartışılacağı panelde bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi.

Bu kavramların her birinin bugünün dünyasını, ekonomisini, teknolojisini ve geleceğin düzenini anlamaları bakımından son derece önemli ve anahtar kavramlar olduğunu vurgulayan Özlü, "Robotlar olmadan sanayiyi, yapay zeka olmadan yazılımı, Endüstri 4.0 olmadan dünyanın gittiği yeri tahlil edemeyiz. Yine aynı şekilde, ekonominin gelecek yüzyılını da teknolojiden, dijitalleşmeden ve bilişimden bağımsız şekilde analiz edemeyiz. Dolayısıyla tüm bu kavramları, ekonomi, sanayi ve bilim politikalarımızın merkezine koymak durumundayız. Bu nedenle Türkiye'nin geleceğini, teknolojide ve bilimde görüyoruz." şeklinde konuştu.

Özlü, bilimden beslenen teknoloji, teknolojiyle büyüyen bir sanayi politikasını benimsediklerini dile getirerek, bilimi, teknolojiyi ve sanayiyi aynı düzlemde, birbirinin stratejik ortağı olarak kabul ettiklerini kaydetti.

"Devir, Ar-Ge, inovasyon ve tasarım devridir"

Bakanlık olarak "bilim merkezi, teknoloji üssü, ileri sanayi ülkesi Türkiye" hedefine ulaşmak için bağlı kurumlarla projeler ürettiklerini aktaran Bakan Özlü, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bütün politikalarımızı 3 ana eksene oturtuyoruz. 'Bilim merkezi Türkiye, teknoloji üssü Türkiye, dijital sanayi ülkesi Türkiye.' Bütün programlarımız, projelerimiz bu 3 ana eksen üzerine oturtuldu ve bu 3 hedefe doğru çalışıyoruz. Türkiye, geçtiğimiz yıl sanayinin öncülüğünde büyüdü. 2017 yılında Türk sanayisinin ürettiği katma değer, yüzde 9,2 oranında gerçekleşti. Sanayinin öncülük ettiği bir büyüme, sağlıklı büyümedir ancak hepimiz biliyoruz ki, sürdürülebilir sanayi büyümesi için Ar-Ge ve inovasyon şarttır. Ar-Ge ve inovasyondan güç alan bir sanayi politikası, ekonominin gelecek yüzyılına damga vuracaktır. Durarak, bekleyerek, konjonktüre göre pozisyon alarak büyüme devri artık kapanmıştır. Devir, Ar-Ge, inovasyon ve tasarım devridir."

Özlü, devrin Endüstri 4.0'ı anlama, analiz etme ve yeni sanayi devriminin gereklerini hayata geçirme devri olduğunu ifade ederek, Endüstri 4.0'ın getireceği süreçleri doğru biçimde öngörenlerin, bu süreçten kazançlı çıkacağını vurguladı.

Dijital dönüşümü tehdit olarak görmenin mücadeleyi baştan kaybetmek anlamına geldiğine dikkati çeken Özlü, "Bu nedenle hayatın her alanına dokunan dijitalleşmeyi firmalarımız ve ülkemiz için fırsata dönüştüreceğiz. İçinden geçmekte olduğumuz bu sürecin temel kodları; cesur olmak, büyük düşünmek ve yol haritamızı hazırlamaktır. Yol haritamız yoksa yol haritamız yanlışsa Endüstri 4.0'ın veya dijital dönüşümün labirentleri arasında yolumuzu kaybederiz." dedi.

Türkiye'nin dijital dönüşüm yol haritası çıkarıldı

Bakan Özlü, son 1,5 yıldır hummalı çalışma yürüterek "Türkiye'nin dijital dönüşüm yol haritasını" çıkardıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bütün dünyaya baktık, Türkiye'nin şartlarını gözden geçirdik. Türkiye'nin dijital dönüşüm ya da Endüstri 4.0 dedikleri, biz buna Türkiye'nin kendi sanayi devrimi diyoruz, programımızı hazırladık, çıkardık. Yol haritamız hazır. Türkiye'nin yol haritası 6 bileşenden oluşuyor. 6 bileşenden oluşan bir yol haritamız var. İnşallah bunu önümüzdeki günlerde toplumla paylaşacağız. 6 bileşenden birisini sizinle paylaşayım. Birincisi insan. Ne yaparsanız yapın, insanda, eğitimde başlıyor. Yabancı bir şirketin Amerika'da, Almanya'da yaptığı çalışmanın sonuçları vardı. 'Dijital dönüşümün ya da Endüstri 4.0'ın önündeki en büyük engel nedir?' diye sormuşlar, anket yapmışlar. Bakın Almanya ve Amerika'da bile dijital dönüşümün önündeki en büyük engelin eğitimli insan kaynağı olduğunu söylüyorlar. Almanya ve Amerika'da böyleyse Türkiye'de hayli hayli eğitimli insan kaynağı açık."

Ekonominin gelecek yüzyıldaki en önemli aktörlerinin girişimciler olacağını dile getiren Özlü, şu anda dünyanın en zengin 20 ülkesinin, aynı zamanda en girişimci 20 ülkesi olduğunu söyledi.

Zenginlik, kalkınma ve girişimcilik arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu aktaran Özlü, sözlerini şöyle tamamladı:

"Silikon Vadisi'ndeki girişimcilerin yüzde 50'si, Amerika Birleşik Devletleri'nin dışında doğan insanlar. Girişimcilik, dünyanın her yerinde kırmızı pasaporttan bile daha değerli bir pasaport halini almıştır. Gelecek yüzyılın dünyasında ve ekonomisinde fikriniz varsa pasaporta ihtiyacınız yok. Türk sanayisi ancak teknolojiyle büyüyebilir. Reel sektörle bilimi buluşturacak, bunların eş güdümünü sağlayacak çok daha fazla sayıda projeye, girişime ve platforma ihtiyacımız var. Bakanlık ve hükümet olarak, bu eş güdüm kanallarını sonuna kadar açık tutmaya devam edeceğiz."

"Sakarya, İstanbul'un arka bahçesi"

Sakarya Valisi İrfan Balkanlıoğlu da kentte makine, otomotiv ve ağır sanayi gibi birçok sanayi çeşidinin bulunduğunu söyledi.

Tarımsal anlamda da İstanbul'u besleyen bir kent olduğunu, bunun için de Sakarya'ya "İstanbul'un arka bahçesi" denilebileceğini dile getiren Balkanlıoğlu, "Türkiye'nin tavuk ihtiyacının yüzde 35'i Sakarya'dan karşılanıyor. Fındık 100 bin ton, mısır 400 bin ton, sadece ayva 120 bin ton üretiliyor ve kalitesi dünyaca kanıtlanmış." dedi.

Bilimsel gelişmenin yanı sıra Türkiye gibi insani vasıfları saygın, erdemli ve faziletli insanların çok olduğu ülkelerin gelişmişlik katsayısının artmasının son derece önemli olduğunu belirten Balkanlıoğlu, insani gelişmişliğin az olduğu sürece zengin olmanın da bir anlam ifade etmeyeceğini kaydetti.

Konuşmaların ardından "Dünyada ve Bölgede Reel Sektörde Ekonominin Yolculuğu", "Robotlar, Yapay Zeka, Endüstri 4.0, Yeni Kapitalizm ve Yeni Dünya", "Para hesabınızı nasıl yapacaksınız?", "Tutarsız dünyada biz ne yapacağız?", "2100'e doğru yükselen Asya ve Afrika, Türkiye'nin rolü" konularının ele alındığı panele geçildi.

Konuşmacılar da gelecek yüzyılda Türkiye ve dünyayı ekonomide nelerin beklediği konusunda görüşlerini paylaştı.

Twitter o hatayı düzeltti

350 milyon kullanıcısından şifrelerini değiştirmesini isteyen Twitter yönetimi, hatanın düzeltildiğini duyurdu


Dünyanın en popüler sosyal ağlarından Twitter, önemli bir güvenlik açığı ile karşı karşıya kaldı. Önceki gece Twitter’dan yapılan açıklamayla ortaya çıkan skandal ile şirketin kullanıcılarının şifreleri gizlemek için kullandığı maskeleme teknolojisinde bir hata tespit edildiği belirtildi. Başka bir deyişle Twitter’ın yaklaşık 350 milyon kullanıcısının şifre korumasız bir şekilde kaldı. Bu da kötü niyetli bilgisayar korsanlarının Twitter kullanıcılarının şifrelerine ulaşabileceği ve dolayısıyla hesaplarına ulaşabileceğini gösteriyor. Bu durumun farkına varan şirket ise tüm kullanıcılarına bir bildirim ve bilgilendirme e-postası gönderdi. Şirketin tüm kullanıcılarına “şifre değiştirin” uyarısı yapması ise sosyal medyada tartışma yarattı. Kullanıcılarından özür dileyen Twitter, güven kazanmak için çalışmaya devam ettiklerini ifade etti.

HATA DÜZELTİLDİ

Yapılan açıklamada, “Twitter hesabın için şifre belirlediğinde, şirketteki kimsenin görmemesi için bir maskeleme teknolojisi kullanırız. Geçtiğimiz günlerde, şifreleri maskelenmemiş olarak dahili günlükte saklayan bir hata belirledik. Hatayı düzelttik ve araştırmalarımıza göre herhangi biri tarafından bir ihlal veya kötüye kullanım söz konusu değil. En kötü ihtimali düşünerek, bu şifreyi kullandığın tüm hizmetlerde şifreni değiştirmeni rica ediyoruz. Dilediğin zaman şifre ayarları sayfasına giderek Twitter şifreni değiştirebilirsin” denildi.

Hata hakkında detaylı bilgi veren şirket, mevcut şifrelerin Twitter sisteminde kayıtlı rastgele rakam ve harf setiyle değiştiren ‘bcrypt’ ile maskelendiği belirtildi. Şirket, “Bu sayede sistemlerimiz şifreni ortaya çıkarmadan hesap kimlik bilgilerini doğrular. Bu bir endüstri standardıdır. Sistemdeki bir hata nedeniyle, karma işlevi tamamlanmadan şifreler dahili günlüğe yazılmış. Bu hatayı biz bulduk, şifreleri kaldırdık ve bu hatanın tekrarlanmaması için bazı planlar uyguluyoruz” açıklamasını yaptı.

TWİTTER’DA GÜVENLİK NASIL SAĞLANIR

Şifrelerin açığa düşmesinden sonra şirketten yapılan açıklamada, hesap güvenliklerinin tekrar nasıl alınacağı paylaşıldı. Buna göre kullanıcılara 4 maddelik bir çözüm yolu önerildi. Twitter’ın paylaştığı güvenlik önlemleri şu şekilde:

1- Twitter’da ve aynı şifreyi kullanmış olabileceğin diğer hizmetlerde şifreni değiştir.

2- Diğer hizmetlerde yeniden kullanmayacağın güçlü bir şifre belirle.

3- İki öğeli kimlik doğrulama olarak da bilinen giriş onaylamasını etkinleştir. Bu, hesap güvenliğini arttırmak için alabileceğin en iyi önlem.

4- Şifre yöneticisi kullanarak her yerde güçlü ve benzersiz bir şifre kullandığından emin ol.