31 Ocak 2018 Çarşamba

Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nin (BTM) bünyesinde üretilen projeler yatırımcı çekmeye devam ediyor

Yerli ve milli teknolojiye yatırım

BTM, 7 ayda ikinci projeyi yatırımcı ile buluşturdu


Start-up Üniversitesi gibi çalışan ve yatırımcı ile iş fikirlerini buluşturmayı amaçlayan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nin (BTM) bünyesinde üretilen projeler yatırımcı çekmeye devam ediyor. Önceki hafta temizlikdevi.com projesi 3 milyon lira değerleme üzerinden yatırımcı çekerken, bu hafta da Restroid Sipariş ve Otomasyon Sistemleri’ne yatırım geldi.

ENTREN (Entrepreneurship Expert Network) Kurucu Başkanı ve TOBB İstanbul Genç Girişimciler Kurulu Kurumsal ve Uluslararası İlişkiler Çalışma Grubu Başkanı girişimci işadamı Erdem Dereli 2.5 milyon TL değerleme üzerinden Restroid’e yatırım yaptı. Taraflar düzenlenen bir törenle işbirliklerini imza altına aldılar.

Restroid, İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) iştiraki olan ve faaliyetleri İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından da desteklenen BTM bünyesinde geliştirilen ilk ve tek yerli ve milli, kapalı sistem restoran otomasyonu.

Yeni nesil yazarkasalar ile tam entegre çalışan sistem, Mali Onaylı Otomasyon sistemi olmanın yanında halihazırda kullanılan sistemlerle karşılaştırıldığında sistem donmaları, hesap hataları, yavaşlama ve ısınma sorunlarını ortadan kaldırıyor. Sağlam iletişim altyapısı sayesinde bağlantı kopması sorunları yaşamanızı engelliyor. Linux altyapısına sahip olduğu için virüs korumasına ihtiyacı yok, bu nedenle de daha güvenilir bir sistemle çalışma fırsatı sunuyor.

7/24 destek sağlıyor
Sistem daha güvenilir olmasının yanında her platformda sipariş alma kolaylığı sağlayarak satışların artması ve daha az personelle daha çok iş yapılmasına yardımcı oluyor. Rakiplerine kıyasla dahahızlı/güvenilir bir sistem olma özelliği taşıyor ve müşterilerine 7/24 destek sağlıyor.

Sistemin kurucusu Yasin Asal yatırım alınması nedeniyle düzenlenen toplantıda yaptığı açıklamada, “Vizyon olarak hem ülkemizde pazarlanan yabancı menşeili restoran otomasyonlarının ülke dışına çıkardığı yerli sermayenin önüne geçmeyi hem de ihracat yaparak uluslararası pazarlarda önemli bir yer edinmeyi ve milli sermayeye destek olmayı hedefliyoruz” dedi.

Yatırımcı Erdem Dereli de “Restroid’in, geliştirdiği teknolojiyle rakiplerine göre tüm özelliklerde bariz bir üstünlüğü olduğunu ve sağladığı ek uygulamalarla, işletme sahiplerini mutlu ederken, müşteriye sunulan hizmet kalitesini de yükselttiğini bir süredir gözlemliyorduk. Ülkemizde geliştirilen bir teknoloji olması sebebiyle hem iç pazarda bu teknolojiye ihtiyacı olan işletmelerin talebine cevap vermeyi hem de global pazarda bir teknoloji markası olarak ülkemizin teknoloji ihracatına katkı sağlamayı düşündük. Geleceğin ekonomisinde söz sahibi olabilmek için geleceğin teknolojilerine yatırım yapmanın doğru bir karar olacağını düşünüyoruz. Restroid, Avrupa ve Ortadoğu pazarlarından gelen talepler çerçevesinde yurtdışı açılımını gerçekleştirirken, 2018 yılı içerisinde Ar-Ge çalışmalarına da devam ederek birçok yenilikçi ürün geliştirmeye devam edecektir” dedi.

“Al fikrini gel, fikrin iş yapsın”

“Al fikrini gel, fikrin iş yapsın” sloganı ile yola çıkan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi, ekonomiye katkı sağlayabilecek fikri olanların projelerinin, Hızlandırma Kampı’nda gelişmesine destek oluyor ve yatırımcıların karşısına çıkabilecek olgunluğa ulaştırıyor. Ardından da İstanbul Ticaret Odası’nın 400 bini aşkın üyesi başta olmak üzere söz konusu fikirle ilgilenebilecek olan yatırımcıları BTM Sahne’ye davet ederek, girişimcilere yatırım yapmaya yönlendiriyor.
Yaklaşık 6 ay önce faaliyetlerine başlayan BTM, şu ana kadar 92 projeyi iş fikri olarak geliştirdi.

Alıntı:
http://www.teknolojigundem.com/haber/yerli-ve-milli-teknolojiye-yatirim/1273331

28 Ocak 2018 Pazar

TÜSİAD’LI UBER

UBER son yıllarda dünyada ve Türkiye’de taksi işletmecilerinin kabusu haline gelen bir bilişim şirketi. Bir yerden bir yere gitmek istiyorsanız cep telefonunuza indirdiğiniz bir uygulamadan size en yakın aracı çağırıyorsunuz.

Bu uygulama Türkiye’de de hızla yayılmaya başladı. Taksicilerin “vergi kaçakçısı, korsan” olarak suçladığı Uber, Türkiye’de ofis açtı. Türkiye Genel Müdürü Neyran Bahadırlı ise geçen hafta üye kabulü önemli standartlara bağlı olan TÜSİAD’a üye oldu.

Uber’in Türkiye’deki operasyonlarına ilişkin Güney Avrupa Bölge Müdürü Carles Lloret, “Türkiye’de Uber adına büyük bir ivme görüyoruz” diyor. Türkiye’deki aylık yolculuk sayısının son bir yılda 4 kat arttığını söylüyor. Bu ilginin sadece İstanbul’da değil diğer şehirlerde de artmakta olduğunu ekliyor ve şunları söylüyor: “5 bini aşkın aktif sürücü ortağımız var. Yılın her dönemi İstanbul’da, yaz aylarında ise Bodrum ve Çeşme’de hizmet vermeye devam ediyoruz.”

Kanuni düzenlemelerin çok eskiden yazıldığı için bazı yasal boşlukların olduğunu söyleyen Lloret, “Bu sorunları gidermek için gerekli mercilerle görüşmelerimiz halihazırda olumlu bir şekilde devam ediyor. CEO’umuz Dara Khosrowshahi’nin söylediği gibi, Uber ve benzeri hizmetlere düzenlemeler getirilmesi makul.”

Taksicilerin vergi vermiyor suçlamalarına yanıtı ise şöyle: “Uber faaliyet gösterdiği tüm ülkelerde kurulu bir ofise sahip olarak vergisini ödüyor” diyor.

Alıntı:
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/jale-ozgenturk/metal-firtinayi-baslatan-tablo-40723725

27 Ocak 2018 Cumartesi

Bilişim ve yazılım sanayii de odak sektörler kategorisine dâhil edildi

Yerli sanayiye destek için düğmeye basıldı. Ara ve yatırım malı ithalatındaki 2 bin 800 ürün incelendi. 15 milyar dolar tasarruf sağlayacak 43 ürün için teşvik paketi hazırlandı
Bilim Sanayi Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "yerli ve milli sanayiye destek" direktifi kapsamında 2. hamle dönemini başlattı. İlk etapta, 500 milyon liralık teşvikpaketi hazırlandı. Bakan Faruk Özlü'nün kurduğu özel bir ekip, Türkiye'nin ara ve yatırım malı ithalatındaki ürünleri tek tek inceledi.

43 ÜRÜNE ÖZEL TEŞVİK

Bakanlık yerlileştirme çalışmalarına temel teşkil etmesi amacıyla, Türk imalat sanayisinin 104.8 milyar dolarlık ara malı ithalatını oluşturan 2 bin 768 adet ürün grubunu teknoloji düzeyine göre 974 ürün grubu düzeyine indirgedi. Bunlar arasından Türkiye'nin üretim yetenekleri, ithalatı içindeki payı, uluslararası pazar büyüklüğü, rekabet potansiyeli, teknoloji ve karmaşıklık düzeyleri açısından tek tek incelenerek kısa vadede yerlileştirilebileceği değerlendirilen 43 ürün belirlendi. 2016 yılı itibarıyla Türkiye'nin ithalatında 15 milyar dolarlık paya sahip söz konusu 43 ürünün yerlileştirilmesiyle birlikte Türkiye'nin dış ticaret açığı da önemli oranda kapanacak.

5 ODAK SEKTÖR

Bakanlık, yerli ve milli sanayiye destek kapsamında katma değerini 10 yılda iki katına çıkaracak 5 odak sektörü kimya ve ilaç sanayisi, gıda sanayisi, yarı iletken elektronik ürünler, makine ve teçhizat, motorlu kara taşıtlar olarak belirledi. Öte yandan Sanayi 4.0 kapsamında stratejik önem taşıyan ve diğer odak sektörlerle yatay ilişki içerisinde olan bilişim ve yazılım sanayii de odak sektörler kategorisine dâhil edildi. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın KOSGEB, TÜBİTAK, TSE, Türk Patent ve Marka Kurumu ve ilgili bakanlıklarla eşgüdüm içerisinde hayata geçireceği teşviklerde belirlenen 5 kritik sektör öncelikli olacak. İmalat sanayisinde kritik görülen sektörlerde yer alan ürünlerin, teşvik, koruma tedbiri, vergi indirimi, kaynak tahsisi ve muafiyet gibi politika araçları ile desteklenerek yerlileştirilmesi kapsamında 500 milyon liralık bir teşvik paketi hazırlandı.

DÖVİZ KAZANDIRICI KOBİ'LER EXİMBANK KAPSAMINA ALINDI

Ekonomi Bakanlığı, döviz kazandırıcı hizmet sektörlerinde faaliyette bulunan Küçük ve Orta Boy İşletmeler'in (KOBİ), Eximbank'ın düşük maliyetli kredilerinden daha fazla yararlanabilmeleri için KOBİ tanımının kapsamını genişletti. Türk Eximbank, ihracatın ve döviz kazandırıcı hizmetlerin finansmanında, ürün ve hizmet çeşidini artırmak amacıyla yeni düzenlemeleri hayata geçirdi. Söz konusu düzenlemeyle, turizm hizmetleri, uluslararası taşımacılık hizmetleri, yurt dışına yönelik olarak gerçekleştirilecek müteahhitlik, müşavirlik, yazılım ve mühendislik hizmetleri gibi döviz kazandırıcı hizmet projeleri, döviz karşılığı verilecek sağlık hizmetleri, yabancı bandıralı gemi, uçak veya tır'ların bakımı ve onarımı ile bunlara yapılan mal ve hizmet satışları, yurt içinde yerleşik haber ajanslarınca, yurt dışındaki yayın organlarına görüntülü veya görüntüsüz haber satışları gibi döviz kazandırıcı hizmetleri sunan firmalara verilen kredi desteklerinin genişletilmesi amaçlanıyor. Böylece 10 bin firma daha bankanın avantajlı kredi imkânlarından yararlanabilecek.

MİLLİ SANAYİNİN ÖNEMİNİN İSPATI: AFRİN

Türkiye'nin güney sınırlarını terör unsurlarından temizlemek için başlattığı "Zeytin Dalı Operasyonu"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sık sık altını çizdiği yerli ve milli sanayinin önemini bir kez daha gösterdi. Operasyon, Türkiye'nin savunma sanayisini yerlileştirmek için attığı kararlı adımların da neticelerini almaya başladığının ispatı oldu. Türkiye'nin Zeytin Dalı Operasyonu'nda kullandığı silah sistemleri ve mühimmatın yüzde 70'ten fazlasını Türk mühendisler tarafından milli imkânlarla geliştirilen ürünler oluşturdu.

Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/500-milyon-liralik-yerli-tesvik-paketi/1272095

Yerli ve milli robot bank

Çek yazıyor, hesap açıyor, 'kart' bile basıyor... “ATM’leri yerinden edeceğiz” sloganıyla hareket eden TEB, TÜBİTAK patentli makina üretti ve pilot kullanımına başladı. Şubede yapılan tüm işlemler artık bu dijital makinadan yapılabilecek
Türk bankacılık sektörü dijital dünyadaki atağını hız kesmeden sürdürüyor. Türkiye’deki banka sahipliğinde yabancı sermaye önde koşsa da sektörün yönetimi ve bilgi işlem beyni tarafında Türk yönetici ve mühendislerin hakimiyeti var. Buna karşılık sektörde bilgi işlem altyapısı, POS cihazları, kart ve ATM’de dışarıya olan bağımlılık aşılmaz bir engel olarak gündemdeki yerini yıllardır koruyor. Buna uzun süreden bu yana kafa yoran Türk Ekonomi Bankası (TEB) atmayı planladığı dev bir adımla bu alanda yeni bir tarih yazmaya aday.

Milliyet'ten Kadife Şahin, TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici ile yeni 'robot bank'ı konuştu. İşte Şahin'in o röportajı:

TEB’in Genel Müdürü Ümit Leblebici, Türkiye’nin dört bir yanını kaplayan banka ATM’lerinde yeni bir dönemi başlatacaklarını belirtiyor ve yurtdışından yazılım ve donanım almadan tamamen iç üretime dayanan, üstelik tüm bankacılık hizmetini veren bir makine geliştirdiklerini açıkladı.

Bankanın kendi bilgi işlem ve operasyon departmanları ve Ar-Ge’deki mühendis kadrosuyla, TÜBİTAK patentli olarak üretimi gerçekleştirilen makinanın Denizli ve İstanbul’da pilot uygulamasına geçildi. Hafta içinde 2018 gündemini konuşmak üzere bir araya geldiğimiz Leblebici ile teknoloji ve ekonomi odaklı bir sohbete imza attık.

- Siz ve ekibiniz gelecekte nasıl bir TEB görüyorsunuz?
Şu anda 504 şubesi olan bir bankayız. 5 yıl sonra hizmet verme kanallarının değişeceğini düşünüyoruz. Burada farklılaşmaya çalışıyoruz. Son 2 yılı şubelerimizdeki teknoloji altyapımızı değiştirmeye harcadık. Bunun için de kendi makinalarımızı geliştiriyoruz. Biz bunlara ATM demiyoruz. Herhangi bir şubede yapacağınız işlemleri bu makinada yapabileceksiniz. Para alıp vermenin ötesinde doküman almak, çekleri tasnif etmek... Anında kart bile basıyoruz, posta ile göndermeye gerek kalmadı artık. Şu anda pilot çalışmaları yapıyoruz. Denizli’yi pilot seçmiştik. İstanbul’da iki şubede pilot çalışma başladı. Marta doğru daha fazla yaygınlaştırmış olacağız.

- Tamamen yerli üretim mi?
Hiçbir yabancı yok. Baskılı devremiz, üzerinde Türk Ekonomi Bankası yazıyor. Makinanın baskılı devresinden yazılımına kadar hepsi bizim üretimimiz. Burada bir tek para sayma cihazlarının bir kısmı yurtdışından geliyor, bunun dışındaki her şey bizim. Buna ATM demekten itina ediyorum çünkü bu makinalar ATM’nin üzerinde makinalar. Bunlar bildiğiniz banka. Banka şubesi gibi hizmet verecek. Ekranından itersen şube yetkilisiyle konuşabiliyorsun. Hesap açabiliyorsun, hesap dokümanını alabiliyorsun. İstersek 7/24 kullanılacak. Bunun üzerinde çalışıyoruz. Denizli’de çalışır durumda. Yoğun şekilde çalışıyor, müşterilerimiz çok rahat kullanıyor.

- Neden ilk uygulama için Denizli’yi seçtiniz?
İhracatta güçlü. Birçok bankacılık ihtiyacını bir arada görebileceğiniz bir yer. Bireyseli, KOBİ’leri, ihracat yapanların ihtiyaçlarını deneyebileceğiniz bir şehrimiz.

- Fikir nasıl çıktı?
Türkiye’nin önemli bir sorunu var. Cari açık açısından da sorun. Yıllardır yurtdışına ATM’ler için para ödüyoruz. Herkes ‘fintek’lerle işbirliği yapalım diyor. Biz dedik ki bizim kendi fintekimiz var, o da bilgi işlem, IT operasyon departmanımız. Biz bunu kendi mühendislerimizle yapabiliriz. Gece gündüz bu iş için çalışan mühendislerimiz bunu başardılar. Şu anda ayrı bir şirkete gerek yok, TÜBİKAT patentli. Bunların kasalarını, diğer aksamlarını yapmak için Türkiye’de gerekli olan endüstri var. Türkiye’de ürettirdik. Mühendislik departmanımız Dudullu’da IT operasyonunun içinde. 100 kişilik ana bir ekip var.

‘Darboğazı aşmalıyız’

“Ekonomimizin en önemli problemi 100 çalışıp, sadece 110 üretiyor. Halbuki 100 çalışıp 200 üretmeyi başarırsa o zaman başarılı olacak” diyen Leblebici şöyle devam etti: “Hala ölçek problemimiz var. Bu ölçek problemini düzeltmemiz lazım. Daha fazla teknoloji yatırımı yapmamız ve teknolojiyi de kendimizin geliştirmesi lazım. bunun için de sermaye piyasalarının gelişmesi lazım ki teknoloji alanında yatırım alabilmek ve girişimciyi desteklemek için sermaye piyasalarına çok büyük anlamda ihtiyaç var. Bunu yapamadığımız için sadece mevcudu optimize ediyoruz. Türkiye bu darboğazı aşmalı.”



Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/yerli-ve-milli-robot-bank/1272105


NFC teknolojisini Türkiye’de ilk defa bir mobil bankacılık uygulamasına girişte kullanıyor

Türkiye’nin dijital bankası Yapı Kredi, bankacılığın dijital dönüşümünde ilklere imza atmaya 2018 yılında da devam ediyor. Yapı Kredi Mobil’e giriş yapmak için müşterilerin artık kredi kartlarını NFC özelliği olan cep telefonlarına yaklaştırmaları ve kart şifrelerini girmeleri yeterli oluyor. Türkiye’de bir ilk olan bu özellik aynı zamanda NFC teknolojisinin de sınırlarını genişletiyor.

 “NFC teknolojisini Türkiye’de ilk defa bir mobil bankacılık uygulamasına girişte kullanıyoruz”

 Müşterilerinin Yapı Kredi Mobil’e girişlerine bir alternatif daha ekleyerek hayatlarını kolaylaştırdıklarını belirten Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Yakup Doğan, bu yeni özellik ile ilgili şu değerlendirmede bulundu:
“Yenilikçilik yaklaşımımız, müşteri odaklı bankacılık anlayışımız ve bankacılığın dijital dönüşümüne sektörde öncülük etme vizyonumuz bize büyük sorumluluklar yüklüyor. Bu doğrultuda pek çok ilki gerçekleştiren Yapı Kredi olarak birçok başarılı çalışmaya imza attık. Bu yönde de ilerlemeye devam ediyoruz. Bununla birlikte, dijital servislerde müşterilerimizin günlük hayatta yaşadıkları zorlukların ve ihtiyaçların neler olduğunu araştırıyor, bu kapsamda onlara en hızlı çözümü sunmak için tüm teknolojileri değerlendiriyoruz. Hangi yöntemle ilerleyeceğimizi belirlerken, dijital kanallarımızdan sunduğumuz tüm özelliklerde müşterilerimize kusursuz bir deneyim yaşatmayı amaçlıyoruz.

 Yapı Kredi olarak NFC teknolojisini yenilikçi bir yaklaşımla Türkiye’de ilk defa bir mobil bankacılık uygulamasına girişte kullanmaya başladık. Müşterilerimizin Yapı Kredi Mobil’i açıp, giriş alanındaki kart ikonuna tıkladıktan sonra kartlarını Android telefonlarının arkasındaki NFC okuyucu alanına yaklaştırmaları yeterli oluyor. Kredi kartını algılayan Yapı Kredi Mobil, giriş ekranında kullanıcılardan kart şifrelerini tuşlamalarını istiyor. Böylece başka bir işleme gerek kalmadan giriş sağlanıyor. Sene içinde müşterilerimizi, hayatlarını kolaylaştıracak yenilikçi teknolojilerle buluşturmaya ve bankacılığın dijital dönüşümüne devrim yaratan ilklerimizle öncülük etmeye devam edeceğiz.”

Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/yapi-krediden-kredi-kartiyla-temassiz-giris/1271979

26 Ocak 2018 Cuma

Apple dijital hizmetlerinin Türkiye fiyatlarında yüzde 18 zam yaptı

Apple, bugün yaptığı duyuru ile Türkiye’deki fiyatlarına yüzde 18 zam yaptı. Bu değişimden, sadece Türkiye değil, Ermenistan, Belarus, Suudi Arabistan, İsviçre ve BAE de nasibini aldı. İşte artan fiyatlar ve sebebi.

Apple, sabah saatlerinde geliştiricilere gönderdiği bir mesajda, vergiler nedeniyle uygulama satışlarında ve uygulama içi satın alma fiyatlarında zam yaptığını açıkladı.

Bu zamana kadar Apple, Türkiye içinde uygulama satışları üzerinden elde ettiği gelirlerin vergisini ödemiyordu.

ShiftDelete.Net’in geliştirici hesabına gelen bu duyuru ile firma, fiyatlarına yüzde 18 zam yaparak, vergi mükellefi konumuna gelecek. Fiyatlardaki artış ise kullanıcılara yansıtılacak.

Fiyatların bu hafta içinde App Store‘da güncellenmesi bekleniyor.

Türkiye ile beraber, zam yapılan diğer ülkeler şöyle;

Ermenistan : yüzde 20 Beyaz Rusya: yüzde 20 Suudi Arabistan: yüzde5 İsviçre: yüzde 8’den yüzde 7.7’ye düştü Türkiye: yüzde 18 Birleşik Arap Emirlikleri: yüzde 5

Güncelleme:

Söz konusu zam; iPhone, iPad, MacBook ve aksesuarlar gibi donanımlar için geçerli değildir. (Dünyanın en pahalı iPhone’u, zaten Türkiye’de satılıyor)

Değişiklik, sadece App Store üzerinden satışı yapılan uygulamalar ve uygulamalar içinden yapılan satışlar için geçerlidir.(ShiftDelete.Net)

Alıntı:
http://www.teknolojigundem.com/haber/apple-turkiyedeki-fiyatlarina-zam-yapti/1271497

Tek kartla her yere her ödeme yapılacak

Başbakan Binali Yıldırım, Ankara’daki Türkiye Ortak Ödeme Platformu imza töreninde konuştu. Yıldırım, Ortak Ödeme Platformu sisteminin detaylarını paylaştı.

Başbakan Yıldırım'ın sözlerinin satır başları şöyle:

PTT var, yine Türkiye’nin bir o kadar önemli 160-170 yıllık geçmişi olan Türk Telekom var, Turkcell var, ayrıca Denizbank var. Vakıf Katılım Bankası var ve İBB’nin Belbim şirketi var. Hepsi birbirinden güçlü 6 tane şirket. Bir elin nesi var, iki elin sesi var misali güçlerini birleştirerek böyle bir hizmeti milletimize, vatandaşımıza vermek için bir araya geldiler.

Burada para transferi, ödeme imkanları daha da kolaylaşıyor. Entegrasyon projesi. Yani Türkiye’nin neresinde olursanız olun, diyelim ki otobüse bineceksiniz, üzerinizde oradaki bilet olmaz, onların ulaşım kartı olmayabilir. Bu cebinizdeki Türkiye kartıyla rahat ödemenizi yapacaksınız.

Cüzdana o kart bu kart şu kart, 10 tane kart taşıma mecburiyetinde kalmayacaksınız. Tek kartla her yere tek ödeme olarak bu iş özetlenebilir. Böylece zaman israfına yol açan kayıplar önlenecek. Ve ekonomide kayıt sistemini daha da güçlendirecek.

Esasında bu işin teknolojisi 20 yıldır var. Biz bu elektronik ortamdan ödeme işini hizmet işini Cumhurbaşkanımızın belediye başkanlığında ilk defa ben İDO genel müdürüydüm. Belbim şirketimize görev verdik, bu ödeme işini jetondan çıkaralım otomatik haline getirelim. Onlar da çalıştılar ve Akbil sistemini kurdular. Üstünden 24 yıl geçmiş. İlk uygulamayı İDO’da başlatmıştık.

Az önce Ulaştırma Bakanımız anlattı, o günden bugüne bir çok alanda yerli milli bilgi iletişim teknolojilerini kullanarak bir çok iş yapabiliyoruz. Vatandaşımız işlerini yapmak için devlet dairelerine geliyordu, parasıyla rezil oluyordu. Şimdi gelmeden gitmeden, cep telefonuyla, kredi kartıyla ödeme yapabiliyor. Vatandaşın hayatı kolaylaştı.

Ama gelişmenin yeniliğin teknolojinin sonu yok, hayat durmuyor devam ediyor. Şimdi başka şeyler var. Sanayi 4.0’dan bahsediyoruz, sanal gerçeklikten bahsediyoruz, robotik gelişmelerden bahsediyoruz. Daha da ötesi artık insanların değil eşyaların nesnelerin birbiriyle iletişiminden bahsediyoruz. Altyapıyı geliştirmek çok önemli, bilişim yollarını daha da genişletmek ve verilecek hizmetleri daha hızlı ve kolay şekilde yapma ihtiyacı var.

"BANKA HESABI OLMAYAN DA KULLANACAK"

Esasında şu anda Türkiye’de hala nüfusumuzun yüzde 40’ından fazlası banka hesabı kullanmıyor. Sayısallaşma, dijitalleşmede alacak çok yolumuz var. Perakende harcamaların yüzde 60’ı da hala nakit ile yapılıyor. İşte bu ortak platformda, vatandaşın emeği alın teri olan parasını güvenle kullanma imkanı getiriliyor. Banka hesabı olmayan, burası çok önemli; vatandaşlarımızı da bu sistemle bu kartla iş yapar, ödemelerini yapar hale getirecek.

"PARA ÇEKME İMKANI DA VAR"

İstediği vakit vatandaş sistem içindeki parasını en yakın noktadan çekebilecek. Para çekme imkanı da var. Banka hesabı olmayanlar, cep telefonlarından para yatırabilecekler. Tabi burada özellikle bir konu var, bunu hatırlatmak isterim. Bu bir kredi kartı değil. Buna böyle gidip borç para alma imkanı yok. Vatandaşlarımız kendi paralarıyla işlemlerini yapabilecek. Gerek kart, gerekse cep telefonu kullanarak alışveriş ödemeler gerçekleşecek.

"ORTAK KARTA GEÇİYORUZ"

Bilet alayım… Kars’ın ulaşım kartını alayım… Bunları aramak zorunda kalmayacaksınız. Böylece artık Kars Kart meselesi de ortadan kalkıyor. Ortak karta geçiyoruz. Gurbetteki kızınıza, oğlunuza, memleketteki akrabanıza tek bir işlemle havale yapacaksınız, para göndereceksiniz. Güvenlik ve maliyet de çok önemli. Bu işi arada ödemeler, komisyon olmadan yapacaksınız. Sayısal ortamda işlem yapılınca tabi ekonomi de kayıt içine daha fazla girmiş olacak. Velhasıl çok büyük faydaları var. Say say bitmiyor. Emeği geçen, akıl teri alın teri döken tüm arkadaşlarımıza vatandaşlarımız adına teşekkür ediyoruz.

Alıntı:
http://www.psmmag.com/haber/tek-kartla-her-yere-her-odeme-yapilacak/1271577

25 Ocak 2018 Perşembe

Facebook’un da en fazla 20 yıl içinde tarih olacağı öngörüsü

2018 Dünya Ekonomi Forumu, değişik oturumlarda farklı konularda dikkat çekici konuşmalara sahne oldu.

"FACEBOOK, 20 YIL İÇİNDE TARİH OLACAK"

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ekonomistlerinden David Autor, Facebook gibi bugünün bazı teknoloji devlerinin, geçmiş çağlarda bir sektör oluştuğunda ona hükmeden dev şirketlerin yaşadığı akıbeti yaşayacağı öngörüsünü dile getirdi.

Amerika Bülteni'nin haberine göre, Davos Dünya Ekonomi Forumu'nun, önceki günkü, "Tekellerle birlikte yaşayabilir miyiz" başlıklı oturumunda konuşan ünlü ekonomist, internet sektöründe halen, bir şirketin rakiplerinin piyasa pastasının çok küçük bir dilimi için mücadele etmek zorunda kalmalarının avantajını yaşadıkları "kazanan çoğunu alır" piyasası evresinde yaşadığımızı belirtti.

"Bundan dolayı da, Amazon ve Facebook gibi firmalar organik bir büyüme içinde. Örneğin insanlar Facebook’a üye oluyor çünkü tanıdıkları insanlar Facebook’ta. Ancak bu, böylesi büyümenin sağlıklı veya uzun vadede sürdürülebilir bir büyüme olduğu anlamına gelmiyor" diyen ve daha önce de belli sektörlerde böylesi tekellerin hükümran olduğu dönemler yaşandığını kaydeden Autor, ABD’nin 19’ncu yüzyılında en büyük şirketlerini oluşturan ve her biri tekel olan demiryolu şirketlerini örnek gösterdi.

Autor, Facebook’un da en fazla 20 yıl içinde tarih olacağı öngörüsünde de bulundu.

Alıntı:
http://www.teknolojigundem.com/haber/facebook-tarih-oluyor/1271154

Türkiye Kart hakkında detaylar yavaş yavaş belli oluyor

Türkiye Kart hakkında birçok konu merak ediliyor. Türkiye Kart ne zaman çıkacak ve ne işe yarayacak? Ulaştırma Bakanı Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Arslan’ın açıklamasından sonra gündeme gelen Türkiye Kart ile kredi kartı işlemlerinin yanı sıra, tüm illerde toplu taşımaya binilebilecek. Bakan Arslan 2018'de yeni bir kart uygulamasına geçmeyi planladıklarını ve projenin isminin “Türkiye Kart” olacağını belirtti.

TÜRKİYE KART NE ZAMAN ÇIKACAK?

Türkiye Kart ile ilgili detaylar belli oluyor. Gazete Habertürk’ten Esra Nehir’e konuşan Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, “Başbakan Sayın Binali Yıldırım'ın yapacağı tanıtım ile hizmeti sunmaya başlayacağız. Şu anda Türkiye Kart'a benzer sistemler dünyada 3-4 ülkede kullanılmaya başlandı. Biz de bu sistemi dünya üzerinde başarıyla kullanan ilk ülkeler arasına gireceğiz” dedi.

KREDİ KARTI OLARAK DA KULLANILACAK

Arslan, “Türkiye Kart'ın hizmete girmesi ile vatandaşlarımız hem kredi kartı hem de nakit işlemlerini bu kart ile yapabilecekler. Bankada hesabınız olmasa bile Türkiye Kart'a sahip olduktan sonra cep telefonunuz üzerinden bir başkasına para gönderebileceksiniz. Vatandaş hangi şehre giderse gitsin Türkiye Kart'ı şehrin ulaşım kartı olarak da kullanabilecek. Taksi, dolmuş gibi serbest çalışan esnafın da sisteme girme imkânı bulunacak” diye konuştu.

TÜRKİYE KART NEREDEN ALINACAK?

PTT, tüm kartlar için satış ve dolum merkezi olacak. Türkiye Kart 4.600 PTT noktasından temin edilecek.

Alıntı:
http://www.finansgundem.com/haber/bir-cok-alanda-kullanilabilecek-turkiye-kart-geliyor/1271162

22 Ocak 2018 Pazartesi

2 milyon liraya yerli e-posta

Yerli ve milli e-posta projesinin maliyeti netleşti. Toplam 2 milyon TL’ye “milli e-posta ve güvenli mesaj sistemi” kurulacak


e-postalarımız artık yurt dışını dolaşmak zorunda kalmayacak. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, milli e-postanın yıl sonuna kadar hizmete gireceğini açıkladı. Arslan toplam maliyetinin de 2 milyon lira olduğunu bildirdi.

Kamu kurumları zorunlu olarak bu sistem üzerinden haberleşecek, vatandaşlar ise isterlerse bu sisteme geçecekler. Sistemin bu yılın sonuna kadar faaliyete geçirilmesi hedefleniyor. 2018 yılı yatırım programında yer alan bilgilere göre, milli e-posta sisteminin çalışmalarına bu yıl başlanacak. Önümüzdeki 12 ay içinde toplam 1 milyon TL harcanacak. Kalan 1 milyon TL’nin de 2019 yılı içinde harcanması planlanıyor. Sistemin kuruluş amacı, bilgilerin yurtdışına çıkmadan çok daha güvenli bir şekilde dolaşıma sokulması olarak açıklanıyor. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan da böylece verilerin emniyetli bir şekilde dolaşımını sağlayacaklarını belirterek, şunları söylemişti:

“E-posta özellikle iletişim anlamında çok önemli bir platform oldu. Buradaki en önemli olay şu. Bir e-posta attığınızda ülke dışına çıkıyor, dünyada belli yerleri dolaşıp, öyle gideceği yere varıyor. Dolayısıyla Türkiye dışında birilerinin bu e-postayı görebilme ve bilgi edinme durumu var. Ayrıca bundan kaynaklı çok ciddi paralar ödeniyor, bu anlamda da ciddi tasarruflar sağlamış olacağız. Bu ülkemiz için bu sektörde yapacağımız çok önemli bir iş olacak. Proje Türk mühendislerin çalışması. Kamu ve özel sektör bu projeyi birlikte yapıyor.” Kurulacak olan milli e-posta sisteminin ismi ise çalışmaların olgunlaşmasının ardından belirlenecek. Bunun için anket ve yarışma düzenlenerek, isim önerilerinin halka sorulması planlanıyor. 2018 yılında milli e-posta servisinin yanı sıra kamunun veri güvenliğinin sağlanabilmesi için, kripto cihazlarına da yatırım yapılacak. Halen kamu kurumları, veri iletişiminde daha güvenli adım atabilmek için kamunet sanal ağını kullanıyor. Bu sistemde, veri iletişimi kurumlar arası internete kapalı olan daha güvenli sanal bir ağ üzerinden yapılarak, siber güvenlik riskleri minimize ediliyor. Kamunun ortak uygulamaları için uygun altyapı da oluşturulabiliyor. Bu ağın daha güvenilir olması için de veri trafiğini şifreleme özelliğine sahip 150 kripto cihazı alınması planlanıyor. Cihazlar, 2018 ve 2019 yılları içinde alınacak. İlk yıl 4 milyon TL’lik, 2019 yılına gelindiğinde ise 5 milyon 950 bin liralık kripto cihazı alınacak. Böylece toplam 9 milyon 950 bin liralık kripot cihazı alımı yapılacak.

(Hürriyet / Hacer Boyacıoğlu)

Alıntı:
http://www.teknolojigundem.com/haber/2-milyon-liraya-yerli-e-posta/1270394

YouTube kanalından elde ettiği gelir

Ünlü YouTuber Ruhi Çenet ilginç bir video yayınlayarak şimdiye kadar kazandığı parayı açıkladı.


Ülkemizin en çok izlenen YouTube kanallarından birisinin sahibi olan Ruhi Çenet, ilginç bir video yayınlayarak şu ana kadar YouTube kanalından elde ettiği geliri açıkladı. İki buçuk milyondan fazla takipçisi olan Ruhi Çenet, özellikle bilgi içerikli videolarıyla izleyici kitlesini genişletti. 2012 yılından beri bulunduğu platforma 260 video ekledi.

İlk olarak Şubat 2013 yılında YouTube’dan para kazanmaya başlayan Çenet, 13 TL ile başlayarak yüz binlerce lira kazanç elde etmeyi başardı. Çenet’in paylaştığı videoda da gelir grafiği sürekli yükseliş gösteriyor. Mayıs 2013’e kadar yalnızca yurtdışından gelir elde edebilen ünlü Youtuber, bu tarihten sonra YouTube’un ülkemizde de para kazanmayı açmasıyla aylık 1500TL kazanç elde etmeye başlıyor. Çenet, kanalın açılışından tam bir yıl sonra aylık 2 milyon 780 bin izlenme alarak 4 bin TL kazanç sağlıyor.

Ünlü Youtuber, bir süre ajansla çalıştığını ve bu süreçteki gelirlerinin YouTube istatistiklerine yansımadığını açıkladı. Uzun süre ajans ile yoluna devam eden Çenet, bu ajansın dışında YouTube’dan 52 bin TL gelir elde etmeyi başarmış. Toplam İzlenme sayısının 333 milyon olduğunu söyleyen YouTuber, yaptığı hesaplamayla son altı yıl içerisinde 478 bin TL gelir elde ettiğini söylüyor. Bu rakama, özel sponsorlu reklamlar dahil değil.

Çenet, bu video ile YouTube Türkiye’de aktif olan insanların kazandığı paraları da az çok ortaya çıkarıyor. En çok izlenme oranına sahip olan Enes Batur 2.5 milyar izlenmeyle şimdiye kadar 3 milyon 700 bin TL kazandığı düşünülüyor. Bunun dışında 2 milyar 200 milyon görüntülenmesi olan OHA Diyorum isimli kanal 3 milyon 300 bin TL, 860 milyon görüntülenen Orkun Işıtmak 1 milyon 300 bin TL gelir elde etmiş. Bu rakamlar kanalların açıldığı ilk günden itibaren elde edilen ortalama ücretler olarak belirtiliyor.

Alıntı:
http://www.teknolojigundem.com/haber/unlu-youtuber-ne-kadar-kazandigini-acikladi/1270651

20 Ocak 2018 Cumartesi

İşte dünyanın en güçlü teknoloji şirketleri

Haber ajansı Reuters, dünyanın en güçlü teknoloji şirketlerini sıraladı. Teknoloji sektöründe geleceğe yön veren ve mali açıdan en güçlü şirketlerin yer aldığı listedeki ilk 10 marka şöyle:

10. Accenture / İrlanda

9. Texas Instruments / ABD

8. SAP / Almanya

7. Taiwan Semiconductor Manufacturing / Tayvan

6. Apple / ABD

5. Alphabet / ABD

4. IBM / ABD

3. Cisco /ABD

2. Intel / ABD

1. Microsoft / ABD


Alıntı:
http://www.teknolojigundem.com/foto-galeri/teknoloji-sirketleri-galeri/1269347/10

Youtuber'lara vergi şoku!

Kişisel kanalları milyonlar tarafından takip edilen Youtuber’lar vergi ödemeksizin yıl boyunca haksız kazanç elde ederek tepkileri üzerine çekiyor


Asgari ücretle çalışan bir işçi, kazancının vergisini öderken Youtuber’lar, vergi ödemeksizin sosyal medyadan her geçen gün kazancına kazanç katıyor. Eğlenceli ve komik videolarla lüks evlerde, pahalı arabalarla zengin bir yaşam süren fenomenler, internet üzerinden istedikleri videoları yayımlayabiliyor.

Zaman zaman gençlere kötü örnek teşkil eden küfürlü videolar da yayımlayan fenomenler, şahsi hesaplarıyla YouTube ile anlaşarak vergisiz kazanç elde ediyor.

BELGESİZ AKTARILIYOR

Bir videodan milyonlarca lira para kazanan Youtuberlar’ın vergi ödemediği özellikle Youtube üzerinden kazanan gelirler için şahıs hesapları üzerinden para aktarımı yaparak vergi kaçırdığı öne sürülüyor. Hatta bu kaçağın her yıl milyarlarca lirayı bulduğu söyleniyor.

Reklam, Viral ve Youtube gelirlerinin yer aldığı sektörde paranın büyük bir kısmı şahıslar üzerinden belgesiz şekilde aktarılınca her ay milyonlarca lira vergi devletin kasasından yok oluyor.

iŞTE KAZANÇLARI

- Kerimcan Durmaz - 350.000 TL

- Danla Biliç - 250.000 TL

- Berkcan Güven - 75.000 TL

- Enes Batur - 300.000 TL

- Duygu Özaslan - 60.000 TL

- Orkun Işıtmak - 200.000 TL

- Kafalar - 200.000 TL

- Halil Söyletmez - 100.000 TL

- Merve Özkaynak - 200.000 TL

- Sebile Ölmez - 75.000 TL

Alıntı:
http://www.teknolojigundem.com/haber/youtuberlara-vergi-soku/1269743


12 Ocak 2018 Cuma

2017 PC pazarının lideri

Kişisel bilgisayar pazarında altı yıl sonra bir ilk

Kişisel bilgisayar pazarı istikrar kazanma sinyalleri veriyor. Son araştırma verileri sevkiyatların artış gösterdiğine işaret ediyor


International Data Corporation (Uluslararası Veri Şirketi), kişisel bilgisayar (PC) pazarının uzun yıllardan sonra ilk kez yeniden büyüme sinyalleri verdiğine dikkat çekti. Şirket tarafından yayınlanan verilere göre, geleneksel PC sevkiyatları 2017'nin dördüncü çeyreğinde bir önceki yıla kıyasla yüzde 0,7 arttı.

Yıllık kıyaslamada ise 2017 yılındaki sevkiyatların bir önceki yıla kıyasla yüzde 0,2 azaldığı görüldü. Ancak uzmanlar düşüşün çok ufak olduğunu ve bunun istikrar sinyali olarak algılanabileceğini belirtiyor.

Araştırma verilerine göre, 2017 yılı PC pazarı için 2011'den bu yana en istikrarlı sene oldu. Geçtiğimiz yıl bilgisayar üreticileri 259,5 milyon adet cihaz sevkiyatı gerçekleştirdiler.

Son çeyrek özelinde bakılacak olursa, sevkiyatlar 70,6 milyon olarak gerçekleşti. Bu sayı, bir önceki yılın aynı çeyreğine kıyasla yüzde 1,7 oranında daha azken, öncesindeki çeyreğe kıyasla yüzde 0,7 daha fazla.

PC pazarının lideri ise dördüncü çeyrekteki sevkiyatları yıllık bazda yüzde 8,3 artan HP olmaya devam ediyor. Lenovo ikinciliğini korurken, pazarın diğer büyük oyuncuları Dell, Apple, Asus ve Acer onu takip ediyor.

Alıntı:
http://www.teknolojigundem.com/haber/kisisel-bilgisayar-pazari-alti-yil-sonra-bir-ilk/1267798

İnternet girişi Amazon’un kurucusu ve CEO’su olan Jeff Bezos, tarihin en zengin insanı oldu

Jeff Bezos geçen yıl dünyanın en zengin adamı unvanını Bill Gates'in elinden almıştı. Bezos artık kişisel varlığıyla birlikte tüm zamanların en zengin insanı... Hatta parayı bulan, tarihin en zengin insanı Lidya Kralı'ndan bile çok parası var

İnternet girişi Amazon’un kurucusu ve CEO’su olan Jeff Bezos, tarihin en zengin insanı oldu. Bloomberg’e göre ise Bezos’un kişisel varlığı 106 milyar dolar. Amazon’un yıllık cirosu 136 milyar dolar. Çalışan sayısı ise 542 bin.

Bezos’un servetinin katlanarak büyümesinin sebebi sadece Amazon değil. Kendisi, The Washington Post’ta bir yatırımcı ve uzay turizmi üzerine çalışan Blue Origin isimli ikinci bir şirkete sahip.

Bill Gates, tarihin en zengin insanı olmayı başardığı 1999 yılında, tüm dünya tarafından konuşulmuştu. Onun bu unvanı 2017’nin Ekim ayında Jeff Bezos tarafından geçildi. Ekim ayında kendisinin serveti 93.8 milyar dolardı.

İNTERNETTEN KİTAP ALIŞVERİŞİ PROJESİYDİ

Amazon ilk zamanlarında internetten kitap alışverişi yapma fikriyle doğan ilk projeydi. Zamanla farklı ürünleri de satmaya başlayınca bir alışveriş markası haline geldi. Bu günlerde online alışveriş sektörünün en büyüğü olup, dünyanın her köşesine sipariş gönderiyor.

Bu yolcuğun başında oldukça basit bir girişimci olan Jeff Bezos, Silikon Vadisi’nin bir kapalı garaj projesinini daha milyar dolarlarla oynayan bebek haline getirdi. Bakalım Bezos artık paranın zirvesinden tamamen sildiği Bill Gates gibi yardım işlerinde gönüllü olacak mı? Bildiğiniz üzere Gates, kurduğu vakıflarla uzun süredir yardımlar düzenliyor.

Alıntı:
http://www.teknolojigundem.com/haber/tarihin-en-zengin-insani/1267753

Hızla değişen ve her gün farklı boyutlarda gelişen teknoloji insan kaynağı politikalarını da kökünden değiştirmiştir.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Özlü, "Tüm dünyada Sanayi 4.0'ın da etkisiyle teknoloji yarışı hızlanıyor. Türkiye, bu yarışın gerisinde kalmak bir yana, yarışın öncü ülkelerinden birisi olacak." dedi.

Bakanlık ile 15 üniversite arasında sürekli eğitim merkezlerine ilişkin protokol imzalandı.

Özlü, Bakanlık binasındaki imza töreninde yaptığı konuşmada, söz konusu iş birliğinin temel amacının yüksek teknolojili ürünler geliştirmek adına insan kaynağı yetiştirmek olduğunu dile getirdi. Özlü, bu ve benzer protokollerin, Türk sanayisini geleceğe taşıyacak adımlardan olacağını söyledi.

Bakanlık olarak bugüne kadar üniversitelerle birçok ortak projeye imza attıklarını anlatan Özlü, "Bugün de sürekli eğitim merkezlerimizi daha da işlevsel hale getirmek için yeni bir projeyi hayata geçireceğiz. Bu doğrultuda katma değeri yüksek ürünlerin tasarımında ve teknolojisinin geliştirilmesinde görev alacak iş gücünün niteliklerini artıracağız." dedi.

Projeyi oluştururken Bakanlık tarafından Ar-Ge ve tasarım merkezi olarak ilan edilen ve teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren firmaların ihtiyaçlarını belirlediklerini dile getiren Özlü, bu firmalara istihdam ettikleri personelin ne tür eğitimlere ihtiyaç duyduklarını sorduklarını belirtti.

Özlü, firmalardan gelen cevaplar doğrultusunda proje yönetimi, Ar-Ge, teknoloji ve inovasyon yönetimi, bilgi teknolojileri yönetimi başlıkları altında eğitim desteği sağlamaya karar verdiklerini anlattı.

İlk etapta 10 araştırma üniversitesi ve 5 aday üniversite bünyesindeki sürekli eğitim merkezlerinde eğitim vereceklerini bildiren Özlü, "Bu eğitim programı, önümüzdeki günlerde daha da yaygın hale gelecek." ifadesini kullandı.

Teknoloji yarışının Sanayi 4.0'ın etkisiyle tüm dünyada hızlandığına dikkati çeken Özlü, "Tüm dünyada Sanayi 4.0'ın da etkisiyle teknoloji yarışı hızlanıyor. Türkiye, bu yarışın gerisinde kalmak bir yana, yarışın öncü ülkelerinden birisi olacak. Hızla değişen ve her gün farklı boyutlarda gelişen teknoloji insan kaynağı politikalarını da kökünden değiştirmiştir." diye konuştu.

Özlü, Türkiye'nin bilim, sanayi ve teknolojide sıçramayı kendi kaynaklarıyla yapabileceğini belirterek, üniversitelerin insan kaynağını besleyen en önemli kurumlar olduklarını vurguladı.

"Eğitim bedelinin yüzde 50'sini KOSGEB'in karşılaması gündemimizde"
KOBİ ölçeğindeki firma çalışanlarının da bu eğitimlerden faydalanmalarını isteyen Özlü, "Yaptığımız görüşmeler sonucunda eğitim bedelinin yüzde 50'sini KOSGEB'in karşılaması hususunu gündemimize aldık. Bütün özel sektör Ar-Ge ve tasarım merkezlerini, teknoloji geliştirme bölgelerindeki firmaları ve KOBİ'lerimizi, bu önemli destek ve eğitim programına katılmaya çağırıyoruz." dedi.

Özlü, katma değer yaratmanın tek yolunun yüksek teknolojiden geçtiğini belirterek, "Eğitimden başlayarak, imalat sanayi sektörümüzü güncelleyerek, yepyeni bir Ar-Ge ve inovasyon stratejisi kurgulayarak Türkiye mucizesini oluşturacağız." ifadesini kullandı.


Alıntı:
http://www.teknolojigundem.com/haber/faruk-ozluden-40-teknolojisi-aciklamasi/1267440



11 Ocak 2018 Perşembe

Teknoloji altyapısına 2 yılda milyarlarca dolar harcanacak

Tüketici teknolojileri alanında akla gelebilecek, en basitinden en karmaşığına tüm başarılı olan çalışma, keşif ve araştırmaların aynı anda bir araya geldiği yer Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) oluyor. Yeni nesil ürünlerin piyasaya çıktığı, gelecekte teknolojinin nereye gideceği ve bunun rakamlarının konuşulduğu yer de CES. Öyle ki, 50 yıldır, yenilikçi ve atılım teknolojileri için bu fuarın her sene kapılarını aralaması bekleniyor. Dolayısıyla gündemdeki mobil iletişimin en önemli tartışma noktası olan 5G ve bu teknolojiye en önde yön veren Qualcomm, bu alanda 2020’ye kadar 150 milyar dolarlık satış hacmine ulaşmayı hedeflediğini bildiren açıklamalarıyla dikkat çekti. Ana işkolu mobil ve telefon işlemcileri olan Qualcomm’un aynı zamanda nesnelerin interneti (IoT) tarafındaki hedefi de bu toplam rakam içinde 43 milyar dolar. Yani odaklanılan konu, akıllı otodan üretim sektörüne, sağlıktan reklam ve tanıtıma kadar her alanda hayatımıza girecek olan IoT tarafı. Kime satacaklar? Qualcomm gibi IoT ve 5G’de standartları belirleyen şirket ve ülkeler, doğal olarak bu ürünleri tüm dünyaya pazarlayacaklar. Artık yakalanabildiği yerden teknolojide devreye girmek için ülke olarak üniversite ve şirketlerimizle zaman kaybetmememiz lazım.

Evet, Türkiye’de bazı şirketlerin 5G ve IoT konusunda çalışmaları var. Eğer bu teknolojinin bir parçası olacak ürün geliştirebilirsek, kendi ölçeğimizde pazardan pay alabiliriz. Aksi halde Türk Telekom (TT), Turkcell, Vodafone ve diğer şirketlerimizle pazar olmaya devam ederiz. Ancak geliştirilen yerli ve milli teknolojiler için kamu tarafında da düzenlemeler yapılırsa bir başarı yakalanır. Tersi durumda, yani son dakika yapılan ihaleler sebebiyle zorunlu olarak tedarik edilen ithal ürünlerle başarı gelmez. Örnek olarak 4.5G’deki ihale kriterlerine ve gerçekleşen yerlilik oranlarına bakmak yeterli olacaktır. İhale şartnamesine yerlilik oranları yazmakla bu sorunu çözemeyeceğimiz ortada.

ENDÜSTRİNİN DÜNYA KONGRESİ

Las Vegas aynı zamanda bir fuar şehri olarak biliniyor. Ancak bu fuarların içinde öncülüğü ve rekorları yanı sıra en fazla ziyaretçiyi çekmesi, getirisinin yüksek olması ve en yenilikçi fikirlerin ortaya çıkması sebebiyle CES’in konumu farklı. Ve bu seneki rakamları da şaşırtıcı: Uluslararası Tüketici Elektroniği Fuarı’na (International CES), tüketici teknolojisi donanım, içerik, teknoloji dağıtım sistemleri ve üreticileri, geliştiricileri ve tedarikçileri de dahil olmak üzere 3.900’den fazla şirket katılıyor. 300’den fazla konferans oturumu yapılacak ve 150 ülkeden 170 binden fazla katılımcının iştirak etmesi bekleniyor.

Yaklaşık olarak 292 milyar dolar değerindeki küresel bir pazara hitap eden fuarın doğal olarak her açıdan ilgi çekmesi, rekorlara imza atması da normal. Bizde her alanda çifte fuar düzenleyenlerin bir ders çıkarması açısından not edelim ki CES, ABD Tüketici Teknolojisi Derneği tarafından çok nitelikli bir şekilde organize ediliyor. Bu sebeple de kaliteli bir iş ortaya çıkıyor, kimse de geliriyle, gideriyle uğraşıp başka yollara sapmıyor. İyi ve nitelikli bir organizasyon olunca tüm dünyadan sektörün önde gelen düşünür ve liderlerinin katılımıyla endüstrinin en önemli forumu haline dönüşüyor. Hasılı sadece bir fuar veya sergi gözüyle bakılmamalı.

Belli bir başarıyı yakalamış olan Türk şirketlerinin, Türkiye’deki tartışmalara takılmadan, ürünlerini böyle fuarlara getirmelerinde sayılamayacak fayda var. Hiç ummayacakları tekliflerle, iş imkânlarıyla ve kendi işlerini daha geliştirmek için yeni fikirlerle karşılaşabilirler.

Alıntı:
http://www.teknolojigundem.com/haber/teknoloji-altyapisina-buyuk-yatirim/1267020

9 Ocak 2018 Salı

50 bin yazılımcı alınacak

Siber güvenlik, mobil sağlık, nesnelerin interneti, bulut çözümleme, akıllı şehircilik gibi alanlarda yazılım yapacak tecrübeli, tecrübesiz 50 bin kişi aranıyor. Yatırım için de büyük fırsatlar var


Dünyaca ünlü Alman yazılımcı SAP'nin İran ile ticaret yapan şirketlere yazılımlarını kullandırmama kararı alması gözleri yerli yazılımcılara çevirmişti. Posta Gazetesi’nden Murat Gülderen’in haberine göre, savunmadan perakendeye, otomotivden sağlığa, telekomünikasyondan tarıma kadar her alanda yabancılarla kıyasıya rekabet edebilecek güce ulaştıklarını belirten yazılımcılar bu yıl 50 bin kişi alacaklarını açıkladı.

DÖNÜŞÜM BAŞLADI

İTO Bilgi Teknolojileri Meslek Komitesi Başkanı Bekir Sami Nalbantoğlu SAP'nin ambargo kararı sonrası yerli yazılımcılara olan ilginin artığına dikkat çekerek yabancıdan yerliye dönüşünüm başlıyor. Zamanla bunun hızla artacağına inanıyoruz. Bilişimin her alanında çalışmak üzere bu yıl en az 50 bin kişiye ihtiyaç var" dedi.

BİLİŞİM SİTELERİ

Mevcut dönemde en çok istihdama ihtiyacı olan bilişim sektörüne odaklı pek çok insan kaynakları sitesi var. Bu siteler yılda tecrübesiz, kalifiye ya da yönetici pozisyonunda iş arayan binlerce kişiye iş buluyor. Bunların başında ise 'cogito.com.tr', 'empatik.com' ve 'talentra.net' geliyor. Buralara özgeçmişlerinizle kayıt olup bir kaç dakika içerisinde başvurunuzu yapabilirsiniz. 

PARASI OLAN BU İŞE GİRSİN

Yazılım Sanayicileri Derneği Başkanı Doğan Ufuk Güneş de gelecek 10 yılda Türkiye'yi bölgesel bilgi ve iletişim teknolojileri merkezi yapma vizyonuna dikkat çekti. Güneş "Hedefimiz 10 yılda 1 milyon genci bilişim dünyasında istihdam etmek ve 30 milyar dolarlık yazılım ihracatı yapmak. Şu anda parası olan sermayeder bizim sektöre yatırım yapsın. Çok büyük fırsat var" dedi.

Nerelerde açık var

*Nesnelerin İnterneti

*Mobil finans

*Endüstri 4.0

*Siber güvenlik

*Big data (data işleyen uzmanlar)

*Yapay zeka

*ERP (işletme yönetim planlaması)

*CRM  (müşteri ilişkileri yönetimi)

*Oyun yazılımları

*Bulut çözümleme

*Mobil sağlık

*Akıllı şehircilik 

*Medya yazılımcılığı


Alıntı:
http://www.teknolojigundem.com/haber/50-bin-yazilimci-alinacak/1266759